Kezban Yavuz'un 11 Nisan 2023 tarihli köşe yazılı

Çok şey öğreniyoruz, çok şey biliyoruz, çok şeyin farkındayız ancak bunların ne kadarını davranışa dönüştürebiliyoruz. Birçok karar alıyoruz, kısa sürede bozuyoruz. Kendimiz için neyin iyi olacağını biliyoruz ama yapamıyoruz.

Günümüzde sanki irade çok daha önemli bir rol oynuyor. İradeyi kontrol etmek daha zor gibi. Birçok uyaran, birçok bakış açısı, birçok seçenek içinde daha çok zorlanıyoruz. İrademiz zorlanıyor…

Peki bu işi çözenler, kararlarını davranışa dönüştürenler bunu nasıl başarıyor?

 İrade gücüyle elbette ki…İradeyle kazanıyorlar…

Adler “iradenin istediği yerde yol açılır “ der. İrade insanı yapmak istediklerini gerçekleştirme yolculuğunda güçlü ya da zayıf yapar.

İradeyi; seçmek, karar vermek ve bu kararları davranışa dönüştürmek olarak tanımlarsak Schöpenhauer’ın dediği gibi hayatın tamamının iradeden oluştuğunu ifade edebiliriz. Schöpenhauer bunu yaşam iradesi (wille zum leben) olarak tanımlar. Yaşam iradesi sayesinde en ağır zorlukları geçirenler bile hayatta kalmak için savaşırlar. Hayatın anlamı,  yaşam iradesiyle birleştiğinde bireyin gücü ve kazandıkları artar.

İstekler konusunda iradeyle denge kurmayı öğrenebilir insan. Öz disiplin ve irade birbirini tamamlar. Konsantrasyonumuzu arttırmak, alışkanlıklarımızı yönlendirmek, davranışlarımızın farkında olma noktasında güç verir.

Son zamanlarda gündeme gelen önemli bir kavramda irade yorgunluğudur. İrademizin gücünü korumasını istiyorsak yorulmamasına da dikkat etmek önemlidir. İrade gücü üzerine psikoloji literatürüne damgasını vurmuş ilginç çalışmalardan biri kek ve turp deneyidir. Sosyal psikolog Roy Baumeister ve ekibi, irade gücünün çalışma mekanizmasını anlayabilmek adına ilginç bir deney uygulamışlardır. Bir önceki öğünlerini atlamaları söylenmiş bir grup aç üniversite öğrencisi, yeni pişmiş mis gibi kek kokan laboratuvara sırayla alınmış ve masada kendilerini bekleyen sürprizle karşılaşmışlardır. Bir tabakta mis gibi kokan kek dilimleri, diğer tabaktaysa dilimlenmiş turp vardır.

İlk gruptaki öğrencilere kekleri yiyebilecekleri söylenmiş, diğer gruptakilereyse keklere kesinlikle dokunmamaları gerektiği turplardan yiyebilecekleri söylenmiştir. Son olarak, öğrencilerin tamamına çözülmesi imkansız olan bir puzzle verilmiştir. Amaç her grubun puzzle ile uğraşmakta ne kadar mücadele göstereceğini ölçmektir. 

Benim aklıma iradesini kullanan keki yemeyen öğrencilerin daha çok mücadele edeceği geldi ama durum tam tersi olmuş. Keki yiyen grup daha uzun süre mücadele ederken, keki yemeyen grup daha az sürede pes etmiştir.

Söz konusu araştırma ile “Ego Tükenmesi” terimi psikoloji terminolojisine girmiştir. Oldukça ilginç bulduğum bu deneyin günümüzde çocuk eğitimde de oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Bana göre irademizin gücüyle kazanımlarımızı arttırmak için; iradenin nasıl çalıştığını iyi bilmek, önceliklerimizi belirleyerek irade gücümüzü en çok nerde kullanmak istiyorsak oraya yoğunlaşmak,  diğer kısımlarda esnekliklere yer vermek faydalı olacaktır.