ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
YSK, İstanbul seçiminin iptal nedenini açıkladı
YSK, İstanbul seçiminin iptal nedenini açıkladı
KKTC'de yeni başbakan belli oldu
KKTC'de yeni başbakan belli oldu
Suudi Arabistan umreci sayısını arttıracak
Suudi Arabistan umreci sayısını arttıracak
Rusya'da DEAŞ'e ait hücre evine operasyon
Rusya'da DEAŞ'e ait hücre evine operasyon
Karavanla Türkiye'yi gezerek ölen eşinin hayalini gerçekleştiriyor
Karavanla Türkiye'yi gezerek ölen eşinin hayalini gerçekleştiriyor

R Bülend KIRMACI

1 MAYIS VE EMEKÇİ SAĞLIĞI
1 Mayıs 2019 Çarşamba

1 Mayıs emekle, bilimle, sevgiyle kutlu olsun. Yeryüzünde gördüğümüz her şey Tanrının özeni, annelerin özverisi ve emeğin eseridir. Çalışanların, üretenlerin tümü emekçidir. Hatta emekten gelen ve emek veren girişimciler de bu tanımın içindedirler. Ülkemizde pek bilinmez ama emeğin bir buçuk asra yakın süregelen bir hak mücadelesi vardır. Çok partili yaşama geçişle birlikte ve özellikle 61 Anayasasından sonra emek, sendikalaşma yolunda hızlı adımlar atmış ne var ki, 80 sonrasında “özelleştirme ve denetimsiz piyasa ekonomisi” koşullarında sosyal, ekonomik ve dahası siyasal kayıp ve gerileme yaşanmaya başlamıştır.

Sendika Yaşamsaldır

Bu gerileme bugün de sürmekte; sendikalaşma oranı istenilen düzeyin çok altında belirmektedir. Gerek ekonomide denge ve iş barışı, gerek demokraside katılım ve yenilenme arayışlarının karşılık bulması için emeğin örgütlü gücü yaşamsal önemdedir. Gerçek bir demokrasi ve gelişen bir ekonomiden yana olan aklı başında herkes; yönetenler ve girişimciler dahil; sendikadan, örgütlü emekten yana olmak durumundadır. Türkiye’nin tarihsel yapısı ve özgün koşullarında zaten sınıfsal-siyasal bir sendikacılıktan söz edilemez. İşçi, üretici “kendisi için bir sınıf olmak” yerine “kendiliğinden” bir kesimdir ve bizim dayanışmacı geleneklerimiz içersinde, toplum potasında alın-terini eriten ve doğal olarak emeğinin hakkını arayan yapıcı, barışçıl bir kümedir. Ne var ki emekçilerin, “iş kazaları / cinayetleri”; “kayıt-dışılık”; “çocuk işçiliği”; “yetersiz ücretler”; “kadük bir emeklilik” gibi, aslında tüm toplumu ilgilendiren sorunları bulunmaktadır. Bu 1 Mayıs günü bunları hatırlamak ve somut çözüm yolları aramak hepimizin görevidir.

Bir Sorunu Onun Sahipleri Çözebilir

İlkin belirtmek gerekir ki; can, azizdir. İşçinin, emekçinin canı da azizdir, biriciktir, çok değerlidir. Soma’da madenlerde, Tuzla’da tersanelerde, şehirlerde şantiyelerde tanık olunan iş kazları yüz yılımızın ayıbı ve dramıdır... Gözden kaçırılmaması gereken bir başka olgu, sağlıksız çalışma koşulları nedeniyle meydana gelen geçici veya kalıcı hastalıklardır. Gerek kazalar gerek hastalıklar en aza indirgenmesi elzem olan konu ve sorunlardır. Gerçekten 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu, bu alanda yeterli çözümler getiermemiştir. Yasa, gerçi iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği gibi olguları tanzim etmek istemiş ancak öte yandan, işverenlerin önlem alma yükümleri ve devlerin denetim işlevinde esneklik ve eksiklere neden olmuştur. Oysa İşçi Sağlığı ve işyeri güvenliğine dair konular ilgili tarafların katkısı ve katılımı alınarak düzenlenmelidir. Öyle olmalıdır çünkü bir sorunu, bir olguyu, bir konuyu, en iyi onu yaşayanlar bilir.

Testi Kırılmadan

Artık şu anlaşılmalıdır; testiyi kırmadan çözüm üretmek zorundayız. Yani Soma’daki madencinin, Tuzla tersanelerindeki elektrikçinin, bilmem hangi plaza inşaatındaki işçinin, dahası, tarlada tarımda göçebe vaziyette çalışan insanların başlarına gelen olumsuzluklarla “haber olmaları” ve sorumluların ceza almaları için kamuoyunun takibi yeterli değildir. Önemli olan işçinin emekçinin sağlıklı koşullarda üretmesini sağlamaktır. Bu amaçla da; ilkin, Ulusal İş sağlığı ve Güvenliği Konseyi’ndeki “iktidar+ işveren” yapısı, sendikalar, akademiler, odalar ve tabiplerden oluşan meslek temsilcileriyle dengelenmelidir. Bu Konseyin alacağı kararlar bağlayıcı olmalıdır.

Kayıtsız Kuralsız Çalıştırılma!

Kuralsız, kayıtsız, merdiven altı çalıştırmada Dünya’da önde gelen ülkelerdeniz! Bu tablo, Türkiye’mize ve 150 yılı aşkın emek mücadelimize yaraşmıyor. Dahası bu tablo ekonomiye ve emekçiler dışındaki tüm kesimlere de nihai anlamda zarar veriyor. Bu hayatta herkes bir diğerinin işçisi, müşterisi veya tedarikçisidir, işçi, emekçi yeterli ücreti alırsa, elde edeceği tasarruf imkanlarıyla, beyaz eşyanın, tatil otellerinin, hatta sinema ve tiyatronun düzenli müşterisi ve tüketici haline gelebilir. Üretim artar ve gelir adil dağılırsa, piyasa da pazar da şenlenir. Kurallı kayıtlı çalışma yaşamında, vergiler yerli yerinde ve yeterince toplanır, sonra da işçiye de girişimciye de, tüm topluma da kaliteli eğitim ve sağlık ve ulaşım hizmetleri olarak geri döner.

Bu nedenle yaşamı paylaşan yurttaşlar olarak aslında “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” yaşamaktayız. Bu iyice anlaşılmalıdır. Kuralsız ve kayıt-dışı çalışmanın önüne geçilmeli, taşeronlaştırmaya olanak tanınmamalı, esnek işler özendirilmemeli, özellikle de çocuk iş gücü ayıbı sona ermelidir. Tabii bir olgu daha var: Kadın emeğinin ücretler ve istihdam oranı açısından geride kalmasının da önüne geçilmelidir. Yazımızın başında bizim emekçi ve işçimizin nasıl ki sınıfsal/siyasal değil toplumsal bir küme oluşturduğuna vurgu yaptıysak, aynı doğallık içinde ve eşit yurttaşlık temelinde kadın çalışanlara da haklarının verilmesi gereğinin altını çizmek durumundayız.

İş Yeri Güvenliği ve İşçi Sağlığı

İşçinin, üreticinin, emekçinin sağlığı biricik değerimizdir. İşçi sağlığı ve İşyeri güvenliği ile ilgili uygulamalar açısından yapılması gereken iyileştirmeler vardır… Örneğin, kamu kuruluşlarında uzman hekim çalıştırılması yaygınlaştırılmalıdır. “İş yeri hekimi” gereği en az otuz çalışanın bulunduğu tüm iş yerlerini kapsama alan şekilde tanzim edilmelidir. Bu bağlamda taşeronlar eliyle yürütülen işlerde de gereken düzenlemeler yapılmalıdır. Öte yandan özellikle elliden fazla işçi çalıştırılan yerlerde yalnız hekim de yeterli olmaz… Buralarda, sağlık personeli, hijyen sorumlusu, psikolog gibi yardımcı personel de gereklidir.

Tabii sağlıkçıların da sağlığı önemlidir. Bu anlamda işyeri hekimi ve iş sağlığı uzmanları ile iş güvenliği uzmanlarının çalışma süreleri, izinleri, gelişimleri gibi konularda gereken düzenlemeler yapılmalıdır. O arada 100’den fazla çalışanın olduğu işletmelerde bir İş Güvenliği Mühendisinin de istihdamında yarar vardır. Tüm bu yapılanmalar için ayrı bir fon kullanılmalıdır. Kamu ve özel tüm iş yerlerinde, işçi sağlığı ve işyeri güvenliği dolayısıyla yapılan uygulamalar belirli dönemlerde belli merkezlerde (ilgili Bakanlık-lar dahil) izlenmek ve istatistiki verilerle değerlendirilmek üzere toplanmalıdır. İş yerlerini afet, yangın, sabotaj, deprem gibi olumsuzluklarda mümkün olduğunca esirgeyecek erken uyarı sistemleri entegre anlayışla geliştirilmelidir.

Eğitim ve Toplumsal Bilinç

Evet 1 Mayıs’ı kutluyoruz. Ancak hemen öncesinde ve sonrasında 28 Nisan Dünya İşçi Sağlığı ve Güvenliği Günü; 4-10 Mayıs tarihleri de İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’dır. Emeğe verdiğimiz değerin gereği bu konuların önemle üzerinde durulması gerekmektedir. İş Sağlığı ve İşyeri Güvenliği hakkındaki duyarlılık için, eğitim-öğretim müfredatı, temel eğitimden başlanarak düzenlenmeli, üniversitelerde bu alanda yüksek lisans ve doktora desteklenmelidir.

Öte yandan ve öncelikle, tüm çalışanlara hak ve sorumlulukları ile İş Sağlığı ve İşyeri Güvenliği konusunda sürekli eğitim verilmelidir. Basın ve medyanın bu konuya özen göstermeye devam etmesi sağlanmalı, meydana gelen ve hukuka intikal eden olumsuzlukların akıbeti, kamuoyu ile saydam bir şekilde paylaşılmalıdır. Kamu ve özle sektör bütçelerinden İş Sağlığı ve İşyeri Güvenliğini geliştirecek fonlar özenle ayrılmalı, araştırma-geliştirme faaliyetleri alanına bu konu daha çok girmeli ve çalışanın, işçinin, emekçinin sağlıklı koşullarda üretmesi ve hatta tüketmesi için her türlü özendirici önlem alınmalıdır.

1 Mayıs Emekle, Bilimle, Sevgiyle

Bu alanda elde edilecek kazanımlar kuşkusuz toplumsal bilincin gelişmesine bağlıdır… Türkiye, sendikalaşma oranını yükseltmeli, sendikaların bir yandan demokrasimize katkısı, diğer yandan gerçekten emekçiden yana işlemesi sağlanmalıdır. Emeğin bir üretim faktörü olarak en iyi koşullarda üretmesinin verimlilik için vazgeçilmez olduğu kavranılmalı, gelir dağılımını düzeltecek koşullarda, tasarruf yapabilen öylelikle “sektörde emeğini, pazarda parasını” gönlünce değerlendiren işçinin, emekçinin, ekonomimiz ve ekonomik yaşamımızın gerçek güvencesi olduğu anlaşılmalıdır.

Ayrıca, kayıt-dışılıkla mücadelenin yalnız işçilerin haklarının korunmasına değil etkin bir vergi düzeniyle refahın toplumsallaşmasına ve herkesin kaliteli eğitim ve sağlık hizmeti almasına yarayacağının farkındalığı ile yürümek zorundayız. Evet 1 Mayıs, tekrar, emekle, bilimle, sevgiyle ve ulusal bütünlükle kutlu olsun!

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEZİ İZLENİMLERİ III SLOVENYA'DAN SONRA 2. DİNİSİZ ÜLKE OLAN ÇEK CUMHURİYETİ(ÇEKYA), ESKİ ÇEKOSLOVAKYA-2
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
DÜNYANIN EN ETKİLEYİCİ YERLERİ BELLİ OLDU!
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SÜT GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
GENÇLİK HAFTASININ ARDINDAN
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GÖRÜNENLER VE GERÇEKLER
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD'NİN İRAN'DAN SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
TÜRK SÜRÜCÜLERİN ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE OLAN İLGİSİ ARTIYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SAHİP OLANLAR VE OLAMAYANLAR
Esra SARI
Esra SARI
BİLGİ DEĞİL, CEHALET KAOS YARATIR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
ABD'NİN SURİYE YAPTIRIMLARI
Halil YATAR
Halil YATAR
YATIRIMCI İÇİN ADALET OLMAZSA OLMAZ!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
ÖZEL GÜNLERDE SEVGİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“ORUÇ” UN MAHİYETİ VE HİKMETİ KONUSUNDA KİMİ GÖRÜŞLER
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva