ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türk-İş'in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı
Türk-İş'in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı
Kara Harp Okulu davasında karar açıklandı
Kara Harp Okulu davasında karar açıklandı
Edirne'de göçmenler kaza yaptı: 10 ölü 30 yaralı
Edirne'de göçmenler kaza yaptı: 10 ölü 30 yaralı
Yeni askerlik sistemi resmen yürürlükte
Yeni askerlik sistemi resmen yürürlükte
Suudi Arabistan G.Kore'deki petrokimya tesisini genişletiyor
Suudi Arabistan G.Kore'deki petrokimya tesisini genişletiyor

Şira Yıldız ASAN

“SEVGİ” - LİLER GÜNÜ
15 Şubat 2019 Cuma

Dün 14 Şubat “Sevgililer günüydü” ve bu yıl sanki diğer yıllara göre daha sönük geçti ülkemizde. Bangır bangır bağıran reklam kampanyaları ve pazarlama mesajları sanki bu yıl daha azdı. Dün Beşiktaş’ta olmama rağmen kimsenin elinde güller veya hediyeler görmedim ilk kez. Restoranlara yapılan rezervasyonlar da işletmecileri sevindirememiş. Bana göre ticari günlerden birisi olan sevgililer günü de ekonomiye kurban gitti bu yıl anlaşılan. Ya da “sevgimiz” de mi tükenmişlik sendromu yaşıyor acaba diye düşünmedim de değil hani. Belki bu özel günlerden de bıktık ve bazılarınız benim gibi sevgimizi adı konan “özel” bir günde göstermenin ne kadar saçma olduğunu düşünüyor. 

Geçen hafta sevginin ve ilişkilerin nasıl bir değişim sürecine girdiğine, bazı kadınlar ve erkekler tarafından nasıl yaşanmaya başlandığına bakmıştık. Bu hafta ise “doğru sevgi anlayışı” ile bitirmek istiyorum “yeni ilişkiler” yazımı.. Yeni dünyada ilişkiler saflığını bu kadar yitirmişken ve çıkarcı bir hal almışken, sevgiden bahsetmek sizce mümkün mü? Aşkın ve sevginin yok olmaya yüz tutmuş hali bu olsa gerek. Artık o büyük aşkları ve sevgileri sadece dizilerde ve filmlerde görüyoruz maalesef, tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz. Kimsenin kimseye tahammülünün kalmadığı bir dönemde bir ilişkiyi ya da evliliği yönetmek ve sürdürmek de artık büyük bir sabır ve emek istiyor. Peki, ilişkiler bu duruma nasıl geldi dersek; en önemli cevaba internetin ve sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle diyebiliriz. Her şeye bu kadar kolay ulaşırken ve de bu kadar çok alternatif varken, tabi ki de ilişkilerin ve evliliklerin sadakat dolu ve keyifli yürümesini de bekleyemezdik değil mi?

Bize düşen ise kendi ilişkimizi elimizden geldiğince çevremizden, internetten, sosyal medyadan, arkadaşlarımızdan kısacası herkesten korumak olacaktır. İlişki kurmak, karşımızdaki kişi ile pek çok şeyi paylaşmak demektir. Duyguları ifade etmek ve karşı tarafın duygularını anlayabilmek bir beceri işidir. İyi bir ilişki için öncelikle kendimizi tanımamız gerekir. Kendimizi tanırsak davranışlarımızın, duygularımızın ve düşüncelerimizin farkında oluruz. İyi bir evliliğin veya ilişkinin içinde öncelikle sevgi, saygı, güven, hoşgörü, şefkat, iyi iletişim kurma, karşı tarafı anlama isteği vardır. İlişki bir bütündür, bunu oluşturan da iki ayrı kişidir. 

Aslında şu hayatta kurduğunuz en önemli ilişki kendinizle kurduğunuz ilişkidir. Kendimize veremediğimizi bir başkasından beklememiz gerçekçi değildir. Kendimize şefkat göstermediğimiz, değer ve önem vermediğimiz sürece karşı tarafın bunu vermesini beklememeliyiz, ‘‘Bizim kendimize veremediğimizi, kim bize verebilir?’’ ki.. Kendini sevmeyen biri bir başkasını gerçek anlamda sevemez. Bir başkasına ancak kendimize verdiğimiz kadar sevgi verebiliriz. Şu durumda kendimizi sevmiyorsak bir başkasını da hak ettiği gibi sevemeyiz. Kimseyle ilişkiniz kendinizle olan ilişkinizden daha iyi olamaz. Kendini sevmeyen kişinin kendisine yönelen sevgiyi hissetmesi de zordur. Sevilmeye layık olduğunuzu hissetmiyorsanız birinin sizi seveceğine de inanmazsınız.

Başkalarının bizi sevmesi de kendimizi sevmemiz için yeterli değildir. Kendimizi sevmek, içimize dönüp kendimizle ilgili düşüncelerimizi fark edip üzerinde çalışmamız ile olur. Herkes hak ettiğini düşündüğü şeyi seçer. 
Sevilmeyi hak ettiğimizi düşünüyorsak bizi sevecek kişileri seçeriz. Kendimize değer vermiyor, sık sık eleştiriyorsak seçeceğimiz kişi de bize bu şekilde davranacak bir kişi olacaktır. İlişki kuracağımız kişileri biz seçeriz. Bu seçim sürecinde ihtiyaçlarımız doğrultusunda karar veririz. Seçimlerimizi anlayabilmemiz ve sağlıklı tercihler yapabilmemiz kendimizi tanımamız ve kendimizi sevmemiz yoluyla olur. Aksi takdirde hep birbirine benzer ilişkiler kurarız ve bu bir kısır döngü haline gelebilir. Bu nedenle insanın kendine dair farkındalığını arttırması ve fark ettikleri üzerinde çalışması çok önemlidir. 

Çıkar üzerine değil de SEVGİ üzerine inşa edilmiş İLİŞKİLER peşinde olalım bence, ancak böyle gerçek mutluluğu ve huzuru yakalarız. Diğer türlü her şey gelip geçici olur ve siz her şeye yeniden başlamak zorunda kalırsınız, bu da çok yorucu olur. Oysa sevmek ve sevilmek kişiyi hayata bağlar ve her koşulda daha başarılı ve mutlu olmasını sağlar. Eğer halen o saf sevgiyi arıyorsanız (biliyorum bulmak her zaman çok kolay olmayabilir) eminim ki bir yerlerde sizi de bekleyen muhteşem bir sevgi var, yeter ki buna olan inancınızı ve isteğinizi kaybetmeyin. Haftaya kadar sevgiyle kalın #iyiol

“Birlikte ‘Eskimek’ çok güzel, Eksilmedikçe...” Nazım Hikmet Ran… 
Bir sabah, erken bir saatte, yaşlı bir adama sokakta yürürken bir bisikletli çarpmış ve hafif yaralanmış. Etraftakiler hastaneye götürmüşler. Hemşireler, röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler. Yaşlı adam biraz huzursuz olmuş; “acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.

“Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah saat dokuzda birlikte kahvaltı etmeye gidiyorum, gecikmek istemiyorum” demiş, yaşlı adam. Bunun üzerine, Hemşire “Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” demiş.
Yaşlı adam üzgün bir ifade ile “Ne yazık ki eşim  Alzheimer hastası hiçbir şey hatırlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.
Hemşireler hayretle, “Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz? Biraz gecikseniz ne olur ki? “ diye sormuşlar.
Adam, buruk bir sesle “Evet, o beni tanımıyor, ama ben onun kim olduğunu hala biliyorum”, demiş...

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 9 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
SEYAHAT ETMEK ÖZGÜRLÜK
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
EKONOMİYİ BEKLEYEN TEHLİKE
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
HÜRMÜZ’DE ABD-İRAN GERGİNLİĞİ
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
ÇAĞIMIZ VE YAZGIMIZ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAYİDE TOPARLANMA GECİKİYOR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ALTININ ONS FİYATI ZİRVEDE
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
İSTANBUL SEÇİMLERİNİN ARDINDAN
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
ERKEK CİNAYETLERİ BİTER Mİ?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
OTİZMDE AİLELERE DESTEK KONUSUNDA FARKINDALIK OLUŞTURULMALI
Esra SARI
Esra SARI
HERKES YOUTUBER OLMAK İSTİYOR
Halil YATAR
Halil YATAR
TASARRUF, ÜRETİM VE ÇOK ÇALIŞMAK
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
AKLIN “ MURDAR” OLMASI AKIL TUTULMASI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DOĞRU GIDA ALIŞVERİŞİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSANDA DİN VE DİNDARLIK ÖLÇÜSÜ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva