ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








Bilinen en eski hayvan fosili bulundu
Bilinen en eski hayvan fosili bulundu
Her unutuyorum diyen kişi alzaymır değildir
Her unutuyorum diyen kişi alzaymır değildir
Ispanak ve zenfecil hastalık tespitinde kullanılacak
Ispanak ve zenfecil hastalık tespitinde kullanılacak
Egzersiz felç şiddetini azaltıyor
Egzersiz felç şiddetini azaltıyor
Üniversite hayallerine belediye desteğiyle kavuştular
Üniversite hayallerine belediye desteğiyle kavuştular

R Bülend KIRMACI

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ İŞ ORTAMI
9 Mayıs 2018 Çarşamba

Toplumların iktisadi ve sosyal gelişmişlik düzeyinin belirlenmesi bazı verilerin incelenmesiyle mümkündür. Bu açıdan, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili olan veriler son derecede önemlidir. Geniş tanımıyla ücret karşılığı üretim sürecinde ikamesiz bir değeri oluşturan tüm çalışanların, çalıştıkları ortamda bedensel, ruhsal sağlık bütünlüklerinin korunması ve esirgenmesi esastır. 21. yüzyılda çağdaş toplumlar, “modern organizasyonlar” ekseninde ve insan doğasına yaraşır şekilde örgütlenir, üretir ve de tüketirler.

Fabrikadan atölyelere, tersanelerden mandıralara, üretimin “fiziki koşullarının”, üretenin sağlığını, gıdasını, soluduğu havayı gözetir şekilde düzenlenmiş olması ve ihtiyaç halinde, ilk yardımdan sağlık ünitesi bağlantısına, çalışanın esenliğinin tam anlamıyla güvenceye alınmış olması esastır. Unutmayalım ki “gelişmiş toplum” sadece otoyolları, köprüleri, ulaşım ve iletişim imkanlarıyla değil, aynı zamanda üretenler dahil tüm vatandaşlarının sağlık bütünlüğü ve doğanın dengesine de özen gösterilen bir toplumdur…

İş kazaları ve meslek hastalıkları ciddi sorunumuzdur
Ülkemizde işçilerin, üretenlerin, sağlıklı koşullarda ve güvenli ortamlarda çalışmalarına ilişkin ciddi sorunlar bulunmakta, her yıl, bir tabiriyle “cinayet” de denilen iş kazaları sonucu önemli sayıda işçi yaşamını kaybetmekte, öte yandan sağlıksız ortamlar nedeniyle “meslek hastalıkları” açısından çok olumsuz gelişmeler kaydedilmektedir. 2016 yılında 286 bin 68 iş kazasında 1405 emekçi yaşamını yitirmiştir. Öte yandan, yine aynı yılın verileriyle, tüm çalışanlar açısından meslek hastalıklarından kaynaklanan mağduriyet vakası 100 ile 300 bin kişi olarak tahmin edilmektedir. Tahmin edilmektedir diyoruz; çünkü, tüm çalışanlar açısından, kamunun (SGK) elinde doyurucu bilgi sanırım (maalesef) yoktur. Tüm bu tabloyu, yüksek çalışma saatleri, amaç dışı kullanılan işsizlik sigortası fonu, sendikal gerileme, mesleki eğitimin yetersizliği ve genel yaşam kalitesinin düşüklüğü gibi olgularla beraber düşündüğümüzde; ülkemizde üreten kesimlerin nice sorunlarla boğuştukları anlaşılır…

İşçi ile İş Güvenliği uzmanı muhatap!
Bugün işveren olsun, ya da sendikacı veya siyasetçi olsun kime sorsanız, “emek başımızın tacı” der ve elbette kimse, işçinin yaşamını tehdit eden üretim ve çalışma koşullarını savunamaz. Ancak, işyeri güvenliği ve işçi sağlığı için ele alınan kimi düzenlemeler yeterince işlev görmüyor. 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasası ile iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği ve diğer sağlık personeli hakkında yönetmelikler defalarca değiştirilmiş olup, “işçi sağlığını”, hekimlik, mühendislik kesitleriyle disiplinler-arası bir yaklaşımla gözetmesi gereken uzmanlar “çalışanla baş başa bırakılırken”, iş yerinin güvenliği ve işçi sağlığı açısından işveren sorumluluğu yeterince değerlendirilmemektedir. (Yazımızın girizgahında, tüm emek verenleri ve bunun karşılığında ücret, maaş ile geçinenleri tanımlasak da, burada, bundan böyle, ölçülebilir verileri dikkate alıyor ve daha daraltıcı bir kapsamla ‘zorunlu sigortalı’ işçiler açısından iş yeri güvenliği ve işçi sağlığından söz ederek devam edeceğiz…)

“Doktor hasta, Ben, hasta!”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSG) mevzuatını, uygulama sorunlarını irdelendiği son raporunda şu tespitler yer almaktadır: “İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin işyerlerindeki hizmet süreleri sürekli düşürülmüştür. İşyeri hekimi, mühendis, teknik eleman, hemşire ve diğer sağlık personeline yönelik eğitim hizmetleri, dışarıdan satın alma yoluyla ticarileştirilmiştir. İş güvenliği mühendisliği ile teknisyenlik, “iş güvenliği uzmanlığı” altında bir tutulmuştur. Özel öğretim kurumlarına yetki tanınmasıyla mühendislik meslek örgütlerinin fonksiyonu dışlanmıştır.” Bu şu demektir, ya uygulamamak üzere yönetmelik çıkarılmıştır ya da tüm iyi niyete karşın çıkarılan yönetmelikler uygulamaya konulamamıştır… Sonuç olarak, bir teşbihle, “doktor hasta, ben hasta” durumu geçerlidir şeklinde bir yorum yapılabilir…


“İş kazasında” Avrupa birincisiyiz!
Türkiye’de tarımda, kayıt-dışı olarak ve maalesef çocuk yaşta çalıştırılanlar bir yana (ki, ne yazık ki o kesimlerde de çok dramatik haber ve bilgiler basınımıza da yansımaktadır) sadece zorunlu sigorta kapsamında çalışmakta olan işçiler arasında iş kazaları ve ölümlerde sürekli hale gelen artışlar yaşanmaktadır. Öyle ki; 2016 yılı iş kazası sayısı 286 bin 68’dir ve 2015’e göre yüzde 11,8 oranında artmıştır. 74 bin 871 iş kazasının olduğu 2012’ye göre ise iş kazaları 2016’da yüzde 382 oranında artmıştır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre ise, 2015’te 1.730, sonraki 2016 yılında 1.970 emekçi yaşamını kaybetmiştir… Bu, ağır bir dramdır! Ve ne yazık ki; Eurostat istatistikleri ile SGK istatistikleri birleştirildiğinde Türkiye’nin, “iş kazası” sonucu ölümlerde Avrupa’da birinci sırada olduğu görülmektedir. Bu da hem ağır hem de katmerli bir utanç tablosudur! Üzeri “kapalı” olan bir başka tozlu tablo meslek hastalıklarıdır ve dünya verileri temelinde yapılacak bir “kestirmeyle” tüm işçi ölümlerinin en az yüzde birinin bu nedenden kaynaklandığı öngörülebilir. Bu hüzünlü, bu çağdışı tablolar, sağlıklı, güvenli üretim koşullarıyla değişmelidir!

Güvensiz ve Sağlıksız Ortamın maliyeti yüz milyarlar!
İş kazaları açısından önde gelen sektörler; inşaat, metal sanayi, gıda imalatı, taşımacılıktır. İş kazalarının vefat gibi dramatik sonuçlarının yanı sıra kalıcı sakatlık ve hastalık gibi bireyi ve ailesini tarumar eden sonuçları vardır. Fakat iş kazaları ve meslek hastalıkları açısından “kaybeden” yalnız olayın mağdurları değil, tüm bir toplum ve bütün bir ekonomidir… Bilinmektedir ki; iş kazaları ve meslek hastalıkları, gelişmekte olan ülkelerin gayri safi yurt içi hâsılalarının yüzde 4’ü tutarında ekonomik kayba yol açmaktadır. Buna göre ülkemizin iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyetinin 2016’da 103 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Bir kişiye istihdam sağlamanın ne denli bir yatırım gerektirdiği göz önüne alınırsa, iş yeri güvenliği ve işçinin / üretenin sağlığını gözeten önlemlerle gerçekte yalnız çalışanların değil tüm bir toplumun ve ülkenin orta ve uzun vadede kazançlı çıkacağı esastır.

Bizim çalışanımız da iyi koşullara layıktır!
Türkiye’mizde yıllardır, kimi yabancı (ve “gelişmiş”) ülkelerde insan sağlığına, işçi haklarına özen gösterilmesi durumu gıpta ile anlatılır dururdu… Elbette bu alanda da kimi kazanımlar oldu ancak henüz yeterli bir noktada, güvenli bir kıvamda değiliz!.. Buna karşılık, o “örnek olarak gösterilen ülkelerden” daha geride bulunmayı daha fazla kabul edemeyiz. Bu konularda çıkarılacak yasa ve düzenlenecek mevzuat için; sendikası, meslek odası, üniversitesi, işveren kesimleriyle danışma ve dayanışma halinde, en çağdaş düzenlemelerin yapılması, mevcudun gözden geçirilmesi ve yeni ihtiyaçların karşılanması toplumsal bir görev, siyasal bir ödevdir. Evet, fabrikadan atölyelere, tersanelerden mandıralara, üretimin “fiziki koşullarının”, üretenin, sağlığını, gıdasını, soluduğu havayı gözetir şekilde düzenlenmesi ve ihtiyaç halinde, ilk yardımdan sağlık ünitesi bağlantısına, çalışanın esenliğinin tam anlamıyla güvenceye alınması, hepimizin ortak özlemi, dileği, beklentisi, umudu ve isteği olmalıdır …

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Ahmet Saltık 13 Mayıs 2018 Pazar  17:12

Değerli Kırmacı, İK + MH'nın 2016 maliyeti 103 Bn $ ve de GSYİH'nın %4'ü dendiğinde tutarsızlık oluşuyor. Bu hesapla 2016'da yaklaşık 2,6 Tr. $ GSYİH gerekir; 1/3'üne zor eriştik.. İş kazalarında 80 binlerden 280 binlere çıkış da reel değil. Tanım ve kayda alma ile ilgili değişiklik sonucu o sıçrama oldu. Benim sitede Meslek Hastalıkları dosyamızda güncel verilere erişebilirsiniz. Ayrıca sorun mevzuat sorunu da sayılmayabilir. 6331 uygulansa yeter.. Sorun ekonomo-politik. Küresel sistem belirleyici. Geçen hafta ILO hk. 3 yazı koydum.. Bakılması uygun olur.. Dostlukla.. 13.05.2018 Dr. Ahmet SALTIK AÜTF Halk Sağlığı AbD Mülkiyeliler Birliği Üyesi

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
YERLİ ÜRETİM LOGOSU
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
GÜVEN İÇİN ADALETE İHTİYAÇ VAR
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
BÜTÜN MESELE ANLAMAK İSTEMEK!
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
İKİ GARİP ÖZELLEŞTİRME HİKAYESİ
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
HAKİKATİ MAZİDE ARAMAK
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MODERN KÖLELİK SİSTEMİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YENİ AKIMLAR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
YENİDEN MERHABA!
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
MİSAFİRLİKTEN VATANDAŞLIĞA SURİYELİLER
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
GELİRİN YAKLAŞIK YARISI KİRA VE GIDAYA
Halil YATAR
Halil YATAR
HER ŞEYE ZAM
Esra SARI
Esra SARI
EKONOMİK PROBLEMLER HAYATIMIZI STRESE SOKUYOR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİDEN "MİSAK-I İKTİSAT"
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva