ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








Türkiye'den milli piyade tüfeği hediyesi
Türkiye'den milli piyade tüfeği hediyesi
Rampa ve viraj çilesi tünellerle son bulacak
Rampa ve viraj çilesi tünellerle son bulacak
Kamyonet park halindeki araçların üzerine devrildi
Kamyonet park halindeki araçların üzerine devrildi
Erdoğan'dan Türk diasporasına müjdeler
Erdoğan'dan Türk diasporasına müjdeler
300 milyon liralık yatırım milyonları uçurdu
300 milyon liralık yatırım milyonları uçurdu

R Bülend KIRMACI

İNSANCA BİR YAŞAM
2 Mayıs 2018 Çarşamba

Yurttaş devlet için değil ‘devletler yurttaşlar içindir’ anlayışı geçerlik kazanıyor… Çağımızın kamu yönetimleri, güvenlik ve özgürlükler dengesini gözetmek zorundalar. Esasen toplumsal beklenti de bu yöndedir; güvenliği özgürlüğe ‘ezdirmeyen, özgürlükleri, güvenlik anlayışına feda etmeyen bir yaşam… Arayış, budur! Gelişmenin belli bir aşamasına erişmeden, mesela, yılda 10 bin dolarlık gelir olmadan, demokrasi olmaz varsayımı çürümüştür, bunu çürüten de bizzat zenginliğin geçerli olduğu toplumlarda zımnen tespit edilen demokratik aksaklıklardır. O halde dünya hem daha geçerli bir demokrasi, hem de daha etkili bir ekonominin peşindedir. Demokrasi, bir katılım ve kültür meselesidir. Ekonomi de bir organizasyon ve eğitim işidir. Soyut laflar ettik, somuta geçeceğiz… Bu paragrafta son olarak şu tespiti yapalım: Demokrasi ve ekonomide gerçek bir gelişme isteniyorsa, ortak idealler ve hedefler hayata geçirilmelidir.

Davos bir dünya!
Bu ortak hedefler ve idealler toplumdan topluma başkalıklar gösterse de, evrensel düzelmede temel argümanlar konusunda bir ortak paydayı da içermektedir. Ulusal alanda herkesin tarihi, birikimi, önceliği ayrıdır, evrensel olana bu ayrılıklar katkı sunar, sonuçta; insanlık ailesi, daha iyi bir demokrasi ve daha etkin bir ekonomik işleyiş konusunda birleşir: Ulusal gelişme -küresel dayanışma dediğimiz moment budur. Gerçekten bu yılın Ocak ayında 3000 “dünya lideri” Davos’ta toplandılar… Aradıkları konu, “ortak geleceğimiz” idi. Yanıtlar ve sorular ile masadan kalktılar… Neydi onlar?.. “Ekonomiyi”, büyüme ve eşitlik eksenine oturtma… Çevreyi kirletmeden koruma… Enerjiyi, güvenli ve temiz kullanma… Finansman olanaklarını ortak bir yarar anlayışınca geliştirme… Küresel ticareti, demokratik ve adil bir fayda kıvamında yapılandırma… Ulaşımda “serbestlik” sağlama… 4. Sanayi Devrimini herkesin yararına kavrama… Cinsiyet eşitliğini kalkınmanın arkasına itici güç olarak koymak… Kültür ve sanat alanını tüm insanlığın yararına sunmak…

Porto Alegre başka bir dünya!
Davos, kapitalist dünyanın doruğu… Öte yanda, emeğin hakları, refahın hakça paylaşımı, çalışma saatlerinin insan doğasına uygun olması gibi konularda “bayrak açan” Porto Alegre ruhu da var; onlar da daha sosyal bir dünyanın temsilcisi olarak, ortaklaşa toplantılarla ve bazen “şarkılarla”, daha iyi bir dünyayı aramaktalar… Davos ve Porto Alegre dış dünyadan örnekler; bizim toplumumuzda ve tüm toplumlarda gerek bu yapılanmalardan etkilenen gerekse kendi yapısallıkları içinde yürüyen benzer arayışlar var: Ekonomisiyle, yönetimiyle, herkes, her birey için daha hakça ve daha yaşanılabilir bir dünya aranmaktadır! Bu arayış, bazen akamete uğramakta, bazen çok verimkar sonuçlarla gerçek bir dayanışma iklimine de konu olmaktadır.. Zordur, zahmetlidir, karmaşıktır, çetrefildir! Fakat yine de şu ortak payda -darbelerle, sömürüyle, yoksunlukla- üzeri örtülemeyecek bir kesinlik olarak belirmektedir: Burada, orada, ne durumda olursa olsun: ekonomide büyüme - demokraside gelişme ve toplumsal yaşamda yenileşme insan doğasına mutlak anlamda en yaraşan arayıştır!

Hepimizin bu güzel dünya!
İçinde yaşadığımız dünya, açlığın, yoksulluğun dünyasıdır. O’nu ‘bulduğumuzdan’ daha iyisini bırakmak bir yana, ekonomik ve sosyal göstergeleri ile daha olumsuz hale getirdik. Bugün dört düzine ailenin serveti dünya devletlerinin yarısının toplam hasılasından daha fazla.. Haritalar üzerinden “devletler bölünsün” diye etnik ve mezhepsel kışkırtmalar temelinde “vesayet savaşları” yaşanmakta; atılan bir bombanın maliyeti ile bir fukara coğrafyasında bir fukara kenti bir yıl doyurmak mümkün… “Gelişmiş” ülkelerin çok-uluslu şirketleri gıda terörü olarak vücut bulmuş, zavallı fidanları; gençleri, zehirliyor, öte yanda kartellere bağlı “medya” körpecik zihinleri kirletiyor! Enerji vahaları üzerinden en kanlı, en acımasız savaş otağları kuruluyor; insanlık, bir günde bin kez vuruluyor! O arada, ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı sarmış dört bir yanımızı; Alyan bebekler sahillere vuruyor; vicdanlar uyanmıyor! Oysa! Daha insanca ve hakça bir dünya mümkündür ve bu “güzel dünya” hepimizindir!

“Yeni” ama insancıl bir düzen için…
Bosna’da Somali’de, Ruanda’da insanlığın vicdanı ile “yönetenlerin hesabı” büyük oranda açıldı! Unutmayalım: Kıbrıs Türk Halkı, on yıllardır bir büyük haksızlığa konu ambargonun cenderesinde… Yaşanılan ve yaşatılmakta olan “haksızlıklar” anlatmakla ve saymakla bitmez!.. Yine de elinde fener ile insanlığı arar gibi, daha adil daha Hakça ve insanca olan bir dünyayı arıyoruz; arayacağız… Bu anlamda, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Güvenlik Konseyinin yeniden yapılandırılması kadar, uluslararası alanda hangi kuruluş varsa daha insanca bir dünyanın yapılandırılmasına katkı sağlaması için zorlayacağız. İşimiz; insanlıktır! İnsan ise insanın kurdudur ve fakat yukarıda değindiğim gibi, Porto Alegre’den Davso’a herkes kendi meşrebince bir arayış içindedir ve bu durum yakın ve orta vadede umut versin vermesin, en azından “ortada çözülmesi gereken ciddi sorunlar bulunduğu gerçeğini” dikte etmektedir.

İnsanı doğallaştırmak, doğayı insanileştirmek…
Ne istiyoruz? İnsanca ve Hakça bir yaşam! Buna, kendi toplumumuzu ve tüm toplumları layık görüyoruz… Bu bir ideal, bu bir hedef ise; bu hedefe ve ideale erişmenin yolu, kesintisiz demokrasi ve sömürüsüz ekonomi anlayışından geçmektedir. Öyle ki, içeride koşullarıyla hakkaniyete dayalı bir ekonomik işleyiş ve kurumlarıyla özgürlüklere dayalı bir yönetsel yapı olsun! O arada, ne özgürlükler güvenlik yaklaşımının altında ezilsin, ne de toplumsal güvenlik genel özgürlükler bahane edilerek delik deşik edilsin! İkisi de bir arada, “ikisi de hemen, ikisi de şimdi!”diyebilmek, bu arayışta da çok kararlı, inançlı, dirençli durabilmek asıl beklentidir… Evet bu yolda iç ve dış yönetenler, egemenler, beyler, baronlar, ağalar, marabalar engeldir.. Ancak bu engelleri, ekonomik aklın örgütlenmesi, siyasi duyarlılığın farklı mecralardan aynı hedeflere yönelmesiyle aşabiliriz… İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıldır ve bu çağ; insanın çağı olmak, öyle anılmak gereken bir devrandır. Şimdiye kadar olmadıysa, yapılmadıysa; şimdiden sonra “olmayacak, yapılamayacak” denemez. Yeter ki, demokrasi ve ekonomiyi, insanı doğallaştıran, doğayı insanileştiren bir anlayış gereği ele alalım, eksikleri tamamlayalım, aksaklıkları giderelim, çalışmayanı eleyelim, çalışanı sisteme entegre edelim... Özcesi “bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine” yaşanacak bir dünyayı kendimize ve kardeşlerimize layık görelim.

Yapabiliriz… Yapmalıyız!
Belki tekrar olacak ama bir kararlılığın göstergesi olarak da yazmalıyız: Ekonomide gelişme, demokraside iyileşme için: Üretken yatırımların önü açılmalı, eğitim ile endüstrinin bağı geliştirilmeli, Teknoparklar, Organize Sanayi Bölgeleri yurt genelinde yaygınlaştırılmalı, vergide adalet, ücretlerde hakkaniyet sağlanmalı, tüketici haklarının fiili kullanımı etkinleştirilmeli, öte yandan // siyasi partiler ve seçim yasası başta olmak üzere katılımın önündeki tüm engeller kaldırılmalı, anayasal haklar temelinde yurttaşların söz ve karar noktalarında daha da etkin olabilmelerinin önü açılmalı, bilime, sanata, kültürel ürünlerin tüketimine önem verilemeli, yurt genelinde kütüphaneler açılması desteklenmeli, çocuklarımız ve gençlerimizin her türlü sportif olanaklardan yararlanması için gereken önlemler alınmalı, toplumda, medyasıyla, rol modelleriyle, gelecek kuşaklara doğru dürüst örnek olunmasına özen gösterilmeli, tüm bunlar güzel bir ülke, yaşanılabilir bir dünya özlemiyle ulusal gelişme – küresel dayanışma anlayışınca, belli bir süreye ve süre istikrarına konu olarak ele alınmalı, değerlendirilmeli ve yaşama geçirilmelidir. Yapabiliriz! Yapmalıyız!

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KÜRESEL TİCARET OLMAZSA OLMAZ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TANRI KIYAMETE Mİ ZORLANIYOR?
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
ŞOK!
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
İSTİHDAM HAFTANIZ KUTLU OLSUN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ET İHRAÇ EDECEK HALE GELMEK!
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
SURİYE'YE GENEL BAKIŞ VE TÜRKİYEDE'Kİ SURİYELİLER
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİKAPI'DAN KUDÜS'E TEK YÜREK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SAVAŞ NE İŞE YARAR? KESİNLİKLE HİÇBİR İŞE...
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
RAMAZAN AYININ VAROLUŞSAL ÖNEMİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
RAMAZAN AYI GÜZELDİR...
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
AR-GE
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
KOMŞU ÖNEMLİDİR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
DEVRETMEYE DEVAM...
Esra SARI
Esra SARI
İŞÇİ MUTSUZ, İŞVEREN ŞÜPHELİ!
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
ÜST GEÇİT HAKKIMIZ AMA KULLANIR MIYIZ BİLEMEM!
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Halil YATAR
Halil YATAR
YENİ NESİL NASIL YETİŞİYOR?
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva