ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Diyarbakır'ın 'Gaffar Baba'sı unutulmuyor
Diyarbakır'ın 'Gaffar Baba'sı unutulmuyor
Kovid-19 ile mücadelede tatil uyarısı
Kovid-19 ile mücadelede tatil uyarısı
Karın keyfini kızak kayarak çıkardılar
Karın keyfini kızak kayarak çıkardılar
Aç kalan kurt ilçe merkezine indi
Aç kalan kurt ilçe merkezine indi
Ankara Kalkınma Ajansı robot yarışları düzenleyecek
Ankara Kalkınma Ajansı robot yarışları düzenleyecek

R.Bülend KIRMACI

TÜRK, FİNLANDİYA VE GÜNEY KORE SENTEZİ
2 Aralık 2020 Çarşamba

BAŞARISIZLIK SİSTEMİNDİR

Başarısız öğrenci, etkili olamayan öğretmen, yetersiz veli yoktur; başarısız, etkisiz, yetersiz eğitim sistemi vardır. Eğitim sistemi bir toplum için yaşamsal önemdedir. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız ve gençlerin çağın gereklerine ve ülkemizin gereksinimlerine uygun bir şekilde yetiştirilmeleri bir vatan ve hatta insanlık görevidir. Eğitim sistemimize dair olumlu değerlendirmede bulunmak ise çok zordur. Bizim sistemimiz, ezbere dayalı, yarışmacı ve elemeci sınav düzeniyle örülü, kamucu bir anlayıştan uzak, adeta özel okullara çalışan ve başarıyı rastlantılara bırakan bir düzendir. Mesleki-teknik eğitimde; ara insan gücü yetiştirme açısından ne yazık ki çok yetersiz bir noktadayız. Son yıllarda “bir tabela, bir rektör” anlayışı ile adeta apartman katlarında açılan üniversitelerimiz de “diploma vermekte” ancak meslek verme kıvamından uzak bulunmaktadır.

KÖY OKULLARINI İHMAL ETTİK

Köy okullarını alabildiğine ihmal ettik, yatılı okullarımızı geliştiremedik, dünyaya örnek modelimiz olan Köy Enstitülerini yaşatamadık. Kentlerimizde devlet ve özel okullar arasında donanım, fiziki yapı, araç-gereç açısından ciddi farklar vardır. Dahası içinde bulunduğumuz “uzaktan eğitim” süreci göz önüne alındığında hatırı sayılır sayıda öğretmenimizin ve öğrencimizin tablet, bilgisayar eksikliği ve internet erişim olanakları kısıtlılığından söz edilmektedir. Özcesi oturup bir kez daha düşünerek, kurumsal olarak, ölçme-derecelendirme, sınav-değerlendirme, fiziki alt yapı ve öğretmenlerin sorunları açısından sistemimizi yenilemek, eksiğimizi-gediğimizi gidermek ve gerçek anlamda çağdaş bir eğitim düzenini oluşturmak zorundayız.

EĞİTİM ORDUMUZ VE SİSTEMİN SENTEZİ

Gerçekte eğitim sistemi, etkinliği, verimliliği, işlevselliği, rekabet olanakları sağlaması ve geçerli meslekler sunması açısından bütün dünyanın da üzerinde tartıştığı bir olgudur...

Bu bağlamda hemen her ülke, kendi konumunu ve koşullarını sürekli olarak gözden geçirmekte ve gereken düzeltici müdahalelerle, eğitim sistemini, kurumlarını ve sistemdeki bireylerin olanaklarını yenilemekte ve takviye etmektedir.

Unutmayalım bizim işimiz bir hayli zordur: MEB 2019-2020 istatistiklerine göre okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim kurumlarında 18 milyon 241 bin 881 öğrencimiz bulunuyor. Tam olarak 68 bin 589 “okulumuz” var, ülkemizde örgün eğitimde görev yapan 1.117.686 öğretmenimiz var, gerçek anlamıyla bir eğitim ordusuna sahibiz!.. Bu orduyu çağın bilgi ve eğitimiyle donatmak ve bu orduyla geleceğimizi kazanmak zorundayız. Elbette, Türkiye, eğitim alanında önemli bir deneyime de sahiptir. Gerek bu deneyimi kullanarak gerek dünyada başarı örneklerinden yararlanarak bir sentezi ortaya koymalıyız.

TÜRK, FİNLANDİYA VE GÜNEY KORE SENTEZİ

Örneğin orta-okullara kadar öğrenciyi notla ölçmeyen ancak öğrencinin öz-gerçekleşmesine büyük önem veren bir Finlandiya sistemi ile daha üniversite öncesinde öğrencinin yeteneklerini keşfetmeye dayanan ve ‘az ve öz ders’ ilkesiyle en yüksek verimi alan Güney Kore sistemlerinin ele alınması ve incelenmesi yararlı olabilir. Türk eğitim sisteminin disiplini, Finlandiya’nın öğrenciye inisiyatif tanıyan anlayışı ve Güney Kore’nin yetenek avcısı yaklaşımı bir sentez olarak ortaya konulabilir; en azından ön-modellemeye gönüllü kimi kurumlarda / okullarda uygulanmasına imkan verilebilir.

GELECEĞİN MESLEKLERİ VE EĞİTİM

Öte yandan eğitim “geleceği kurmaksa”, bugünün ve yarının toplumunu doğru okumak gerekir… 2025 yılında dünya genelinde otomasyon nedeniyle 85 milyon insan mevcut işinden olacak veya iş yapma koşulları değişikliğe uğrayacak olup; emekçilerle makinelerin “yeni-ilişkileri” nedeniyle, yeni niteliklere yanıt veren iş gücü gereksinimi doğacaktır. Yapılan araştırmalara göre, geleceğin dünyasında, bilgi-işlem teknoloji hakimiyeti ve analitik düşünme yetisi bireyler açısından çok önemli hale gelecektir. Gıda mühendisliği, yazılım, genetik bilim, lojistik geleceğin meslekleri olarak parlarken, hayatımıza kaçınılmaz olarak robot teknolojisi ve üretim bantlarına daha fazla otomasyon girecektir. Ev-ofis tarzı teknik ve danışmanlık hizmetleri gelişecek, internet üzerinden alım-satım hacmi daha da büyük cirolara konu olacaktır. Yakın geleceğin dünyasında risk altındaki mesleklerse şu şekilde ifade edilmektedir: Ulaştırma, eğitim, inşaat, kamu hizmetleri… Buna karşılık yine yakın gelecekte gelişmesi beklenen ve yukarıda belirttiğim mesleklerin yanı sıra; içerik üretimi, sosyal medya uzmanlığı, kalite kontrol mühendisliği, satış ve iş geliştirme uzmanlığına daha fazla ihtiyaç duyulacağı belirtilmektedir. Tüm bu gelişmelerden sektörler, ülkeler ile kadını-erkeği, genciyle toplam iş gücü etkilenecektir. İşte eğitim sistemimizin tüm bu gelişmeleri okuyacak ve öğrenci lehine yorumlayacak şekilde pozisyon alması esastır.

MATEMATİK, FEN, ENTELEKTÜEL ALANDA BAŞARILAR

Eğitim sistemlerinin başarısını okumada kullanılan OECD PİSA-2018 verilerinin matematik ve fen temelli başarım tablosuna göre, Çin, Singapur, Estonya, Japonya, Güney Kore, Kanada, Finlandiya, Polonya, İrlanda, İngiltere ilk on ülke sıralanmaktadır. (Türkiye’mizde yarım milyona yakın üniversite adayının matematik ve fenden sıfır çektiği acıyla anımsanmalıdır) Dünya’daki gelişmeleri “iyi okuyan” öğrencilere sahip ülkeler arasındaysa; Arnavutluk, Yunanistan, Malta ve Portekiz gibi ülkeler başı çekmektedir. Öte yandan “entelektüel” sorunlara ilgi duymak bakımından yapılan değerlendirmelerde Hırvatistan, İsrail, İskoçya, Slovakya, İspanya gibi ülkelerin öğrencileri dikkat çekmektedir. Tüm bu değerlendirme ölçütleri bir arada harmanlandığında 2019 verileriyle eğitim alanında Dünya’daki ilk beş ülke: Finlandiya, İsveç, Yeni Zelanda, Singapur, Hollanda olarak şekillenmektedir. Evet, matematik ve fen’de, “dünya sorunlarından haberdar olma” ve “genel entelektüel düzey” açısından acaba bizim çocuklarımız ve gençlerimiz neredeler, hangi aşamada, hangi düzeydedirler diye sormadan edemiyor insan…

ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİDİR

Eğitim sisteminin sorunlarının çözümünden önce eğiticilerin yani öğretmenlerin sorunları çözülmelidir. Bu bağlamda geçenlerde kaleme aldığım bir yazımda da belirttiğim gibi; MEB bünyesinde öğretmen yetiştirme işi plana, hizmet içi eğitimi programa bağlanmalıdır. Ortalama öğretmen maaşı milletvekili maaşının en az dörtte biri olarak uygulanmalıdır. Bazı bölgelere ayrı bir önem de verilerek; öğretmenin lojman sorunu çözülmelidir.

Tüm öğretmenlere her ay en az 300 TL teknoloji desteği verilmelidir. (Bilgisayar vb için) Öğretmenlerin raporlu ve izinli oldukları günlerde ücret kesintisi yapılmamalıdır.

Bütün öğretmenler, özel / kamu tüm sağlık kurumlarından % 25 (dörtte bir) indirimli yararlandırılmalıdır.

Ek ders ücretlendirmelerinde standart sağlanmalı, bu konuda yakınmalar giderilmelidir.

Kadrolu / sözleşmeli öğretmenler arasında ayrımlar giderilmelidir.

Eskiden ‘bankaları bile’ olan öğretmenlerin, ihtiyaç kredileri ‘sübvanse’ edilmelidir.

Yurt genelindeki öğretmenevleri tadil edilmeli, tatil imkanları desteklenmelidir.

Öğretmenlerin eş durumu dolayısıyla tayin meseleleri aile bütünlüğü korunarak çözülmelidir.

EĞİTİM İLE İSTİHDAMIN İLİŞKİSİ

Türkiye’miz kalkınma yolunda olan bir ülke. İktisadi-sosyal literatürde kalkınma tanımını içine alan yeni kavram; gelişme-dir! Gelişmemizi sürekliliğe ve süre istikrarına kavuşturmak durumundayız. Gelişmenin, iktisadi, sosyal, kültürel, siyasi boyutuyla bütünsellik içinde ele alınması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram, bir hedef olmasına özen göstermeliyiz.

Genç bir nüfusa sahibiz ve Avrupa’da “nüfus yaşlanırken” ülkemizde her yıl artmaya ve gençleşmeye devam ediyor. Bir hesapça on iki milyona varan işsizlerimiz arasında önemli bir kesiti gençler oluşturuyor. Eğitimli gençlerimizin önemli bir bölümü işsiz… İş yoksa, hayat da yoktur! O nedenle insanlarımıza ve gençlerimize iş sağlamak zorundayız. İş sağlamak meslek vermekle mümkün olur. Meslekleri verecek olan da eğitim sistemidir. Eğitim alanını gençlerimize geçerli meslekleri hakkıyla verecek şekilde düzenlemeliyiz. Her şeyden önce mutlaka bir insan gücü planlaması yapmalıyız. Piyasada ihtiyaç duyulan yeni meslekleri de ele alarak, ihtiyaç duyulan alanları tespit edip, bu alanlarda bilgi, beceri ve deneyim itibariyle ehliyetli, diplomalı gençleri yetiştirmek gerekmektedir. O arada nitelikli ara insan gücünün temini için mesleki-teknik eğitime alabildiğine önem verilmelidir.

EĞİTİM BASAMAKLARI VE ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ

Hayatın bir başka gerçeği kimi mesleklerin parladığını kimi mesleklerin biraz daha geri plana indiğini göstermektedir. Bu gerçeğe uygun olarak yüksek okullarımızın ve üniversitelerimizin programlarını ve bilim dalı disiplinlerini yapılandırmalıyız. İlk-orta-lise düzeyinde ezberci eğitimin yerine öğrencinin yetenek ve ilgisine uygun eğitim alanlarına yönlendirildiği bir düzeni kurmalıyız. En başta da eğitimcilerin eğitimine; öğretmenlerin öğretim programlarına ve pedagojik formasyona önem vermeliyiz. Ortaokullardan üniversiteye geçiş sürecinde, kimi üniversitelerin, ‘istekli öğrenciyi’ her yıl sonundaki notlarını dikkate alarak nihayet kendi sınavlarını yazılı olarak icra ederek okula kabulünü sağlayan bir sistemi de düşünmeliyiz. (Bu nüfus yapısı ve bu olanaklarla elbette merkezi sistem de geçerli olarak kalabilir, ancak, kimi üniversiteler kendi sınavlarıyla süreçte yer alabilirler)  

EĞİTİM İLE HAYATI BULUŞTURMAK

Gelişme/kalkınma köyden başlar anlayışınca, köy okullarına, taşımalı sisteme, yatılı okul olanaklarına büyük önem vermeli, Köy Enstitüleri modelini çağın gereklerine uygun şekilde ele alarak, yeniden değerlendirmeliyiz. Staj, burs, değişim programları olanaklarını artırmalıyız. Endüstri ile eğitimin bağını daha da güçlendirmeliyiz. Teknoparkların, OSB’lerin periferinde mesleki teknik eğitim kurumlarının açılmasına önem vermeliyiz. Sanat ve sporla ilgili ihtisas / branş liseleri kurmalıyız. Bu liselerde (orta öğretim kurumlarında) yarım gün yoğunlaştırılmış standart müfredat, günün diğer yarısında öğrencinin yeteneklerine uygun eğitimler yapılmalıdır. Eğitim alanında tüm programların güzel bir Türkçe ile öğretilmesinin yanı sıra takviye anlamda yabancı lisan öğretilecekse, bunun, İngilizcenin yanı sıra, Rusça, İspanyolca gibi günümüzün ticaret ve sanayi dilleri olarak seçilmesine özen göstermeliyiz. Tüm eğitim kademelerinde bilgi-işlem teknolojisi ve okur-yazarlığının yanı sıra basit düzeyde de olsa programcılığa önem vermeliyiz. Öğrencinin okula ayak bastığından okuldan ayrılana kadar düşüncesini özgürce ifade edebildiği, üniversitelerde yönetime katılabildiği düzenlemeler yapmalıyız, Araştıran-geliştiren öğrencilerin katkısıyla, PİSA dahil tüm göstergelerde ileri gideceğimizi unutmamalıyız.  Eğitimi kamucu bir anlayışla ele almalı, temel ilke olarak herkese parasız sunmalı, devlet ile özel okulların, fiziki donanım açısından tüm eşitsizliklerini aşmalıyız. Son olarak: eğitim alanına yapacağımız her yatırım, güzel geleceğimize yatırımdır!

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
HER ŞEYİN FAZLASI ZARAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
2021’DE TURİZM
Halit Aydıngöz
Halit Aydıngöz
BU YIL KONUT SEKTÖRÜNDE BİZLERİ NELER BEKLİYOR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
ÇOK MU ZOR?
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
KUR’AN SÜRÜ PSİKOLOJİSİNDEN İNSANI KURTARMAYA ÇALIŞIYOR
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
ERKEĞİN ÖZ GÜVENİ
Esra SARI
Esra SARI
BAKAMAYACAĞINIZ HAYVANI, SAHİPLENMEYİN!
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
KARADENİZ’İN KUZEYİNDE YAŞAMIŞ KADİM TÜRK KAVİMLERİ-1
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
GIDADA ZAM ŞAMPİYONLUĞU!
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SALGIN KONUT SATIŞLARINA YARADI
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
İNGİLİZ AKLI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
KAMUCU ANLAYIŞ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSANDAN BAŞKA KİM DOĞAYI HOYRATÇA KULLANIR?
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
YOK-SULLUK
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB'YLE FLÖRTÜN BEDELİ, YİNE YUNANİSTAN'A ÖDÜN MÜ?
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ÇÖZÜM, TEMİZ ENERJİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
YERLİ VE MİLLİ DİN ANLAYIŞI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
YENİ YIL YAZISI
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva