ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
'Askıda poşet'le ödev takibi
'Askıda poşet'le ödev takibi
Balık Gölü güzelliğiyle ilgi odağı oldu
Balık Gölü güzelliğiyle ilgi odağı oldu
Bisiklet, ulaşımın yeni gözdesi oldu
Bisiklet, ulaşımın yeni gözdesi oldu
'Bu ülkenin kahramanı bitmez'
'Bu ülkenin kahramanı bitmez'
Hatay'ın 'tuzlu yoğurdu' tescillendi
Hatay'ın 'tuzlu yoğurdu' tescillendi

R.Bülend KIRMACI

ÖZEL OKULA ÇALIŞAN SİSTEM!
16 Eylül 2020 Çarşamba

Devlet bu günler için var! Bugün, 18 milyon 108 bin 860 ilk ve orta okul öğrencisi TV’den veya bilgisayardan “uzaktan” eğitim görmeye çalışıyor. Devlet okullarında okuyan öğrenci ailelerinin bilgisayar erişim giderlerine destek olunmalı, yoksul öğrenciler için bilgisayar temin edilmelidir… “Sosyal devlet” olmak bu zamanda bu desteği gerektirir.

İkinci sözüm özel okulların öğrencileri ve tabii velilerinin yaşamakta olduğu mağduriyetle ilgilidir… Bu kesimin de okul ücretleri, yemek ve servis ödemeleri, içinde bulunan koşullara uygun şekilde ele alınmalı ve velilere alamadıkları hizmet nedeniyle özel okullarca tahsil edilen ücretler ve ödentiler tez elden iade edilmelidir… Yetmez! Madem uzaktan eğitim veriliyor, özel okullar yıllık ücretlerinde belli oranda bir indirim yapmalıdırlar. Ne yazık ki, onca haykırışa karşın bu konuda hakkaniyete uygun bir düzenleme ve düzeltme henüz sağlanamamıştır. Özel okul velileri günlerdir, haftalardır dertlerini anlatmaya, seslerini yetkililere ulaştırmaya çalışıyorlar. Bu haklı talepleri göz önüne alınmalı ve gereği yapılmalıdır, çünkü bu da, “hukuk devleti” olmanın gereğidir.

Her şey 4+4+4 ile başladı

Aslında her şey 4x4x4 diye betimlenen ve eğitimdeki süreçleri ve yapıları tarumar eden düzenlemeyle başladı! 2012 yılıydı sanırım; örneğin Ankara’mızda bazı mahallelerdeki ilkokullar ortaokul, ortaokullar ilkokul oldu; öğretim programı alt üst edildi, pedagogların karşı çıkmasına aldırılmadan bilmem 60 aylık çocuklar okula başlasın denildi… Devlet okullarının daha “sabahçı öğlenci; ikili tedrisatıyla” başa çıkılmadan yaşanılan bu alt üst oluş, bir yandan devlet okulunu hedefleyen velileri o zamanki koşullara göre daha oturmuş bir alt yapısı olduğu düşünülen kimi cemaat veya imam hatip okulları kıskacında bıraktı (imam hatip okullarının nitelikli olanlarını ayrı tutuyorum, ancak imam hatip okulunun özel bir tercih olduğu gerçeğini hatırda bulunduruyorum) bir kısım veliyi ise ister istemez özel okulların kapısına yönlendirdi… Sonuçta niceliği ve niteliği artırılmayan bir “arz”, artan talep baskısıyla karşılandı, birçok veli çocuklarının istikbali için kaldıramayacakları yükün altına girdi. Unutulmasın ki, özel okul velileri sanıldığının aksine 250 bin milyonerimizden değil çoğunlukla orta direkten insanlardır. Yukarıda andığım süreç, özel okul talebini artırmıştır.

Dershane, kurs, “elemeci sınav

Dahası, eğitim alanında geçerli olan karmaşa dershane, kurs takviyesi mecburiyetleriyle devam ediyor, elemeci sınav sistemi bütün karmaşıklığı ile bütün karamsarlığıyla üniversite aşamasına varıncaya kadar kendisini dayatıyor... Nihayet son yıllarda sergilenen çabalar, eskinin tortularından arınmak ve çocuklarımıza ve gençlerimize aydınlık bir gelecek sağlanması için atılan adımlar, bir yere kadar geldi, sonra salgın koşullarının etkisiyle tüm sistem yeni bir sorunlar yumağı ve girdabına girdi. İşte içinde bulunduğumuz durum budur ve bu durumdan ancak sosyal hukuk devleti anlayışıyla ve toplumsal dayanışmayla bir ölçüde sıyrılabiliriz.

1.439.000 öğrenciyi ilgilendiriyor

Bugün tüm ilk ve orta okulların % 8,7’si özel ilk ve orta okullardır. Yaklaşık 12 bin 809 özel okul vardır. Buralarda 1.439.000 öğrenci öğrenim görmektedir. Ne var ki, salgınla beraber bu yılın Mart ayının 11. gününden bu yana yüz yüze eğitim yapılamamaktadır. Normal, olağan eğitimin ne zaman başlayacağı ise -ertelemelerin ve ötelemelerin girdabında- henüz belli değildir… İçinde bulunduğumuz koşullarda tıpkı devlet okullarındaki akranları gibi özel okul öğrencileri de “uzaktan öğretim” görmekte bunun için de EBA tabir edilen televizyon programları benzeri bir işleyişle kendi okullarında kurulan kapalı devre internet yayınlardan yararlanmaktadırlar.

Eğitim, yüz yüze yapılır

Hemen belirtmeliyiz ki, eğitim, öğretim programı ilkeleri ve takvimine uygun olarak yüz yüze uygulanır. Yüz yüze yapılamazsa ilk olanakta o şekilde yapılır ki buna “telafi edici” eğitim” denilir. Kuralları baştan sarih olarak kabul edilen Açık-öğretim dışında kalan, TV veya internet yoluyla veya kitap, kitapçık, test seti verilerek evde “yapılan” ve okul dışında öğrencilerin başlarında fiilen öğretmen olmaksızın ancak okul idaresinin bilgisi ve onayı dahilinde ve elbette müfredata uygun şekilde uygulanan eğitime ise “tamamlayıcı eğitim” denir.  Hukuk otoriterlerine göre özel okullarda “borçlu-alacaklı rabıtası” yani veli-okul sahibi ilişkisi bakımından “tamamlayıcı eğitim” parasal bir ödeme yükümlülüğü doğuramaz. Ancak okul saatleri ve/veya takvimi (örn. yaz ayları, tatil dönemi vb.g) dışında olmakla birlikte yine okulda yüz yüze yapılan, hizmet alıcı (veli/öğrenci) ile hizmet veren (okul sahibi) arasında üzerinde uzlaşılan ve fiilen öğretmenlerin gözetim ve denetiminde yapılan eğitim yani “telafi edici eğitimise parasal yükümlülük doğurabilir...

Uzaktan eğitim ve okul borçları

İşte bu tabloda okulların internet ve bilgisayar teknolojisi yoluyla icra ettikleri eğitim dolayısıyla (her ne kadar velilerle senet sepet tanzim etmiş olsalar da, tüketici hakları otoriteleri açısından) icra edilen hizmet = taahhüt edilen hizmetle uzaktan yakından alakası olmadığı için “ayıplı bir hizmet” sınıfına girmektedir. Tüketici yasasına göre de bu durumda uzaktan eğitimin, veli için bir ödeme yükümlülüğü getirmemekte olduğu hukuk uzmanları tarafından mütalaa edilmektedir

Dahası, üzerinde kesin olarak uzlaşılan yaklaşıma göre böylesi bir uzaktan eğitim, yüz yüze eğitim için yapılan ve aylık veya yıllık hesaplanan, aylık ve/veya yıllık ödemeye konu olan borcun tamamıyla ifasına mecburiyet teşkil etmez, yani, okul sahibi tarafından, veli ile akdettiği sözleşmede belirtilen tutarın tahsilatı talep edilemez… En iyimser yorumla da tümüyle tahsili talep edilemez. İşte bu açılardan da veliler haklı olarak, büyük bir iyi niyetle özel okullardan indirim talep etmektedirler.

Özel okulun giderleri azaldı

Fakat velilerin bu talepleri adeta ısrarla özel okullar sahipleri tarafından göz ardı edilmektedir. Şimdi oturalım ve düşünelim!  Bu salgın sürecinde “okullar kapalıyken”, özel okulların aşağıdaki masrafları, giderleri, harcamaları ve buna dair olaslıklar arttı mı, yoksa alabildiğine azaldı mı?:

-Tadilat,

-Su,

-Elektrik,

-Revir,

-Yemekhane bakımı,

-Temizlik,

-Bahçe,

-(Mart’ta havaların soğuk olduğu yerlerde vardı) Doğalgaz..

Hayır bu kalemlerin hiç birinde özel okulların masrafları artmadı. Tam tersine velilerin çocuklarının şu salgında mecburen “evde oturmasından” dolayı masrafları arttı

Velilerin / ailelerin;

-Elektrik,

-Su,

-Isınma,

-Gıda ve beslenme,

-İnternet bağlantısı, kapasitesi ve hız artırma,

-Bilgisayar alımı,

-(Gereğinde ödevler için) Yazıcı alımı,

-Kaynak takviye kitap (kargodan) gibi masrafları alabildiğine arttı…

O arada, kimi velilerden çocuklarını bir büyüklerinin yanına bırakmak zorunda kalanların da benzer masrafları daha da çeşitlendi.

Özel okullar indirim yapmalıdır

Evet sosyal medyada paylaştığım gibi: “Özel okullar indirim yapmalıdır! Salgında okulların değil, evdeki elektrik, su, ısınma, beslenme, bilgisayar giderleri arttı... Öğretmen maaşında kısa çalışma ödeneğinden yararlanıldı. %8 olan KDV de % 1’e indirildi.. Uzaktan eğitim telafi değil tamamlayıcıdır. Bu koşullarda, özel okullar indirim yapmalıdır!

7 puan düşürülen KDV

Bu doğrultuda ve bu gerçekler ışığında daha geçenlerde yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararına göre içinde bulunulan tablonun asıl mağdurunun veliler olduğundan hareketle ve gayet yerinde bir düzenlemeyle eğitimde %8 olan KDV’nin % 1’e indirilmesi kararlaştırıldı. Bu bile özel okul sahipleri için aslında bir uyarı niteliğindeydi. Buradan doğan “farkın” 1 Eylül 2020 ve 30 Haziran 2021 arasında konu olan okul ödemesinden düşülerek dönem sonuna kadar veliye iadesi esas iken, bu iadeye bile deyim yerindeyse ayak sürüyen ve sulandırmak isteyen özel okul sahipleri olduğu kaydedilmektedir.

Bu son düzenleme sevindirici bir adım olmakla birlikte geçen dönemde Mart 2020’den bu yana “yenilmeyen yemeklerin”, “sağlanmayan servislerin” bedellerinin ve yerine getirilmeyen yüz yüze eğitim dolayısıyla yıllık eğitim ücretlerinin ilgili kısmının velilere iade edilmesine yönelik düzenlemelerin de bir an önce yaşama geçirilmesi tüm velilerin haklı beklentisi olmaya devam etmektedir... Okul yönetimi KDV indirimi dolayısıyla veli lehine mahsuplaşmayı belki dönem sonunda fatura kesmeye erteleyebilir ancak geçen dönemin Mart ayından bu zamana kadar olan taksitleri ve yemek ve servis ödentilerini (ki, bunlara en azından aracılık ettiği için nihai sorumlu ilgili okul yönetimidir) defaten derhal iade etmeli veya veliyle uzlaşarak bir kısmını önümüzdeki süreçte velilerin taksitlerinden düşülmesi için yeniden bir sözleşme seçeneği sunmalıdır.

Ancak her koşulda eğer uzaktan eğitim böyle devam ederse de nihayet eğitimin kurumsal sorumlusu özel okul ile veli arasında yıllık ücretlerin belli bir oranında mutabık kalındığı yeni sözleşmeler düzenlenmelidir. Özcesi, zam değil dayanışma ve zorlukları paylaşma zamanıdır.

Öğretmen maaşını bile devletten karşıladılar

Özel okullar unutmasınlar ki, 2020 de ikinci dönemde öğrenciler yaklaşık 60 iş günü sürede okula gidemediler. Özel okullar ise en büyük gider kalemi olan öğretmen maaşlarında kısa çalışma ödeneğinden yararlandılar. Yani öğretmenlerine ücretlerinin en azından önemli bir kısmını devletten alıp verdiler. Bu karmaşa ortamında bazı öğretmenlerin maaşlarının “işsiz kalmamak için” üçte birinden hatta yarısından bile feragat ettikleri ve buna karşılık (!) kimi özel okul sahiplerinin bir oldu-bitti ile öğretmenleri kadrolarında tutmaya razı oldukları (!) da söylenmektedir.

 Demek ki, içinde bulunulan süreçte en büyük zorluğu öğrenciler yaşamakta, en büyük güçlüklerle veliler karşılaşmakta, en büyük çileyi öğretmenler çekmektedir. Özel okul sahipleri ise sistemin veya sistemsizliğin deyim yerindeyse bütün avantajlarından sonuna kadar yararlanmaktadırlar. Bu yapıların sahiplerinin geçmişte okullarını kurarken devletten türlü çeşitli teşvikler de aldıkları hatırlanırsa, gerçekten sistem şimdiye kadar büyük ölçüde özel okullar sahiplerine çalışmaktadır.

Bazı etkinlikler ek ücrete tabi olmamalıdır

İyi niyetli olanları, hakkaniyete uygun davrananları tenzih ederek belirtmeliyiz; özel okullar şunları unutmasınlar ki, bu süreç geride kaldığında ve hatta günümüzde aşağıdaki olgularda kendilerine çeki düzen vermek ve veliler; öğrenciler lehine düzenlemeler yapmak zorundadırlar:

Bu bağlamda;

*Rehberlik Hizmeti ek ücrete konu olamaz.

*Etüt Hizmeti ek ücrete, ödemeye konu edilemez.

*Okul ücreti indirimine karşı fahiş bedelle kitap satma gibi bir sübvansiyon uygulanamaz.

*”Servis firması” ile veli baş başa bırakılamaz. Onun güvenilirliğinden okul sorumludur.

*Özel okulların şehir dışında “kampta öğrenim turneleri” yapması uygun sayılamaz.

Milli dayanışmaya özel okullar da katılmalı

Evet, Ulusça zor bir süreçten geçiyoruz. Özel olsun devlet olsun tüm okullarımızı gençlerimizi, çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirecek biçimde donatmak ve eğitim sistemimizi çağdaş dünya ile rekabet edebilir bireylerin yetiştirilmesine katkı sunacak şekilde yapılandırmak zorundayız. “Sosyal devlet” olmak eğitimde eşitsizlikleri en az indirmeyi gerektirir. Bu, Anayasal bir görevdir. “Hukuk devleti” ise hizmet alan-hizmet veren tüm yurttaşları arasında daima adaleti gözeten devlettir. Bu da Anayasal bir ödevdir.

Bu ödevin, bu görevin yerine getirilmesi herkesin, sorumluluğudur.

Eğitim sistemimiz tüm Ulusun yararına yapılandırılmış olmak gerekir..

Eğitim sistemimizle insanımıza yapacağımız yatırım en değerli yatırımdır... İçinde bulunulan koşullar doğrultusunda ortaya çıkan güçlükleri dayanışmayla aşmalıyız.

Milli dayanışmayı çağıran bu sorunlu alanlardan biri de özel okul velilerinin yukarıda değinmeye çalıştığım sorunlarıdır; el birliğiyle ve hakkaniyete uygun olarak çözmeliyiz.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Veysel Akcakoca 16 Eylül 2020 Çarşamba  17:05

Tebrik ederim. Sorunları ve çözüm önerilerini çok net bir şekilde ifade etmişsiniz.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
BİRÇOK GENCİN YAŞADIĞI SORUN; MOTİVASYON DÜŞÜKLÜĞÜ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
AŞI ÇALIŞMALARINDA SON AŞAMA, VAKALAR ARTIYOR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
GÜZEL GÜNLERE
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
UZAKTAN EĞİTİM SORUNU
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
NEFESİMİZ ORMANLAR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“HUKUK”, “ DEVLET”, “ SİYASİ REJİM” İLİŞKİLERİ ÜZERİNE KİMİ GÖRÜŞLER
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ V
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
RUSYA İLE TÜRK CUMHURİYETLERİ’NİN ENERJİ ALANINDAKİ İLİŞKİLERİ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TÜKETİMİN DÖRTTE BİRİ İSTANBUL’DA
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
NATO VE AB İÇERİSİNDE TÜRKİYE ÇATLAĞI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
ÖZEL OKULA ÇALIŞAN SİSTEM!
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
SORUNLAR YUMAĞI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SON ÇARE AŞI MI?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
SİYASAL SELEFİLİK
Esra SARI
Esra SARI
KORONA KÜÇÜK ESNAFI VURDU
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ENDİŞE VAR DİKKAT YOK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
EYLÜL
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
NOSTALJİYE YOLCULUK
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva