ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
YKS ek yerleştirme sonuçları açıklandı
YKS ek yerleştirme sonuçları açıklandı
Karadeniz Teknik Üniversitesine 31 akademisyen alınacak
Karadeniz Teknik Üniversitesine 31 akademisyen alınacak
Şırnak'ta 6 PKK'lı terörist teslim oldu
Şırnak'ta 6 PKK'lı terörist teslim oldu
MİT ve Jandarma'dan ortak operasyon: 2 terörist etkisiz hale getirildi
MİT ve Jandarma'dan ortak operasyon: 2 terörist etkisiz hale getirildi
Rusya 'Aramco' saldırılarına objektif soruşturma istiyor
Rusya 'Aramco' saldırılarına objektif soruşturma istiyor

Şira Yıldız ASAN

ÖZEL GÜNLERDE SEVGİ
17 Mayıs 2019 Cuma

Bu yıl anneler günü Ramazan Ayı’na denk geldiği için sanki daha sakin geçti . Lakin sosyal medyada yoğun ve gürültülü bir şekilde kutlandı. Herkes annesiyle beraber paylaşımlar yaptı ya da annesine bir şeyler yazdı. Mesajlaşma platformlarında anneler günü ile ilgili videolar paylaşım rekorları kırdı. Ne de olsa baş tacımız, hayattaki en önemli dayanağımız ve karşılıksız bize her şeyi veren “anamızın” günüydü geçtiğimiz pazar günü. Bundan dolayı bizimde bir annemiz olduğunu ve onu ne kadar çok sevdiğimizi herkes görmeliydi, bilmeliydi, beğenmeliydi hatta yorum yazmalıydı. Tüm bunları yaparken de, bu özel günlerin kişiye sadece mutluluk verdiği izlenimlerini çevreye bir sevinçle yaydık sanki. Çoğu zaman bu özel günler kimileri için mutluluk kaynağı olsa da kimileri içinse hüzün günüdür aslında. Hiç düşündünüz mü bu özel günler neden var veya kim çıkardı diye? Tüm bu özel günlerin içerisinde hiç kuşkusuz ki en önemlisi anneler günüdür.

Bilmeyenler için anneler gününün çıkış hikayesi..
1866 yılında  Amerika’nın Philedelphia eyaletinde Arina Jarvis isimli bir kızın çok sevdiği annesi öldü. Hayatta kimsesi kalmayan Jarvis, annesinin ölümüne bir türlü alışamadı ve yaşama küstü.. Jarvis’in halini gören yaşlı komşusu bir gün Jarvis’e “İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.” dedi. Bu iki cümle Jarvis’i çok etkiledi. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis’in annesine olan sevgisini azaltmadı.

Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti, yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil de severek anmaya başladı. Acıları azaldı, içinde duru bir sevgi oluştu. Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis’in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına : - “Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti; dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.” dedi. Arkadaşları Jarvis’in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi.

Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı, daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı. Ülkemizde ise 1955 yılından beri mayıs ayının ikinci pazar gününde anneler günü kutlanıyor. 

Anne demek benim için: Karşılıksız seven, karşılıksız veren, bizi her halimizle kabul eden, her durumda bizi affeden, her günümüzde yanımızda olan, bize nefes veren, koşullar ne olursa olsun sabırla bizi en iyi şekilde büyütmeye çalışan ve her an bizim iyiliğimiz için dua eden tek kişidir şu hayatta bana göre. Annelerin yerini kimse dolduramaz kuşkusuz. Yüreğinde bir evlat sevgisi barındırabilen bir anneye sahip olmak en büyük şans ve mutluluktur. Bir de merhametli, vicdanlı ve bencil olmayan bir anneye sahipseniz ve de beraber yaş alabiliyorsanız kaymaklı mutluluktur bu. Çünkü her anne, anne olamıyor maalesef. Sadece doğurmakla anne olunmuyor. Hatta doğurmadan çok daha iyi anne olanlar var şu dünyada. Şu hayatta iyi bir anneye sahipseniz hayata 10-0 önden başlıyorsunuz demektir, çünkü bir çocuğu yoğuran ve iyi bir insan haline getiren kişi annedir. Babaları da unutmuyoruz tabi ki fakat annenin yeri her zaman ayrıdır bir çocuk için. 

Bu özel günlerde beni sevinçten çok hüzün kaplar aslında. Sahip olduklarımızdan çok, bunlara sahip olmayanları hatırlatır özel günler bana ve tarif edilemez bir üzüntü duyarım. Yetimhanedeki çocuklar gelir aklıma, huzur evindeki yalnız yaşlılar, annemin annesini 5 yaşındayken kaybedişi, sevdiklerini erken kaybedenler, şu fani hayatta belki de sevgiyi hiç tadamamış olanlar, hiçbir zaman bir aileye sahip olamamış insanlar.. gelir de gelir aklıma.. o yüzdendir ki hiç sevmem bu “adı” konan özel günleri. Kimilerini mutlu ederken, kimilerinin hüzün kaynağı olan bu günlerin adı olmamalı bence. Genellikle bir hatırayı yad etmek ve veya unutulmamasını sağlamak gibi daha ulvi niyetlerle ortaya çıkmış olan bu tarz özel günlerin zamanla amaçlarını aştığını düşünmekteyim.

Özel günler artık daha çok bir gösteriş ve tüketim çılgınlığına dönüşmüş durumda maalesef ki. Özellikle markaların ve pazarlamacıların oyuna girmesiyle yıllar içerisinde giderek değişmeye başladı. Bu özel günler yaklaşırken akıllarda olan en büyük sorunun “ne hediye alsam?” olmasını da markaların bu günleri sahiplenmesinin önemli bir sonucu olarak sayabiliriz. Alıp verilmesi artık bir beklenti haline gelen hediyelerin artık ne kadar önemli olduğunu göz önünde bulundurunca, özel günlerin kendi ekonomilerini yarattığını söyleyebiliriz. Böylelikle de bu kutlamaların veya anmaların asıl amacının dışına çıktığı ve maneviyattan uzaklaşarak maddiyata dönüşmüş olması da kaçınılmaz oldu. 

“Cehennem, insanın yüreğinde sevginin bittiği yerdir.” demiş Dostoyevski. Sevdiğimiz birini hatırlamak veya bunu ona göstermek için illaki adı konmuş özel bir güne ihtiyacımız yok. Önemli olan bu günler dışında da bir araya gelebilmek, birbirini hatırlayıp sayabilmek ve birbirimize özen göstererek sevgimizi ifade edebilmektir. Günlük yaşamda en çok kullanılan sözcüklerden biri de sevgi sözcüğüdür. Sık sık duyar ya da okuruz; “…insanlar sevmeli birbirlerini…”, “…her işin başı sevgi…”, “sevelim birbirimizi, sevgi gibisi yok…”; ikide bir sevmeyi öğütleyen sözler söylenmesi, samimi bir sevgi açlığını mı dile getiriyor acaba? Kim bilir, belki de? Onun için sevmekten vazgeçmeyelim.. Haftaya kadar sevgiyle kalın.. #iyiliktenyanaolalım

Hintli  bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışırken yanına bir akrep gelir. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını akrebe uzatır ama akrep onu sokar. Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar. Yakınlarındaki başka biri ona, sürekli onu sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler. Ama Hintli adam şöyle der; “Sokmak akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?” 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
KÜLTÜR YOZLAŞMASI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
VAROLUŞTA BİR ZORUNLULUK OLARAK “GÜVEN” ÜZERİNE
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
SPOR DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PETROL KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLER?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
PETROLÜN ATEŞİ YÜKSELİYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SANAYİLEŞME BİR YAŞAM SORUNU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANMALIDIR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SANAYİ ÜRETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ÖĞRENME HIZI
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KONUT SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR ?
Esra SARI
Esra SARI
MEDİTASYON YAPMAK STRESİ AZALTIYOR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TELEFONSUZ YAPAMAZ OLDUK
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
BONO ALACAKLISI İSENİZ ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATA DAİR
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İLGİNÇ BİLGİLERE DAİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
CEMİYET İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva