ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA SAĞLIK YAŞAM VİDEOLAR
Marmara Üniversitesi 132 Öğretim Üyesi alacak
Marmara Üniversitesi 132 Öğretim Üyesi alacak
Şırnak Üniversitesi personel alıyor
Şırnak Üniversitesi personel alıyor
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı personel alacak
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı personel alacak
Diş tedavisi vatandaşın kapısında
Diş tedavisi vatandaşın kapısında
Ticaret Bakanlığı 18 Bilişim Personeli alıyor
Ticaret Bakanlığı 18 Bilişim Personeli alıyor

Mustafa YILDIZ

İSLÂM'DA İLK ORTAYA ÇIKAN FARKLI SİYASİ EKOLLER
26 Mayıs 2022 Perşembe

Bilindiği gibi kimlikler gökten yeryüzüne vahiy iner gibi inmezler. Her türden kimlik, tarihsel ve toplumsal bir inşaanın sonucu ortaya çıkarlar.Dini kimliklerin ve mezheplerin çıkışında da bu kurallar devreye girer.Hemen hemen her kimlik, insanların hayata bakışını, kutsal saydıkları aşkın değerleri, nasıl algıladıkları hususunda çevresine belirli bir bakış açısı da sunarlar.

Dini kavramlarla tarif edilen kimlikler inanan insanlara eşyanın varlığı, değerler, gelecek, iktidar, hayatın anlamı, insanın değeri gibi temel konularda da bir bakış açısı sunarlar. Doğal olarak dindar insanlar ile seküler insanlar aldıkları kültür gereği hayata farklı cephelerden baktıkları için, bu kavramları da farklı yorumlamaları normal karşılanmalıdır. Farklı bakış açılarına rağmen hayatın ve tabiatın inkıtaya uğramadan yürüyen yasaları (Sünnetullah) her iki tip insan için de aynı kurallarla işler. 

Bu nedenle ve özellikle de toplumsal hayatla ilgili ihtiyaç duyulan kurumlar ile gerekli toplumsal kurallar ve manevi değerlerin ortaya çıkması da kaçınılmaz olur. İster dindar olsun, isterse seküler olsun her toplum bu sosyal sorunlarını çözmek ve kalıcı bir sistemi oluşturmak için çözümler üretmek zorunda kalır. Bu gerekçelerden ötürü toplumlar zorunlu olarak oluşturulan bu sosyal düzenlemeleri için gerekli olan kurumları sürdürülebilir kılmak için genel bir teori geliştirmek zorunda kalırlar.

Toplumların devamı için adeta zorunlu olan bu kurumlara dinsel paradigmalar ışığında anlamlar yükleyerek çözüm üretmeye çalışan toplumlar bu sosyolojik ihtiyaçlarını teolojik düşünceye göre veya dini kurumların ürettiği çözümlerle sorunlarını çözmeye çalışırlar.Müslüman topluluklar İslâm’ın ilk yıllarında özellikle de peygamberin sağlığında karşılaştıkları dünyevi ve uhrevi temel sorunların neredeyse tamamının çözümlerinin nasıl olsa elçi tarafından çözüleceğini bildikleri için, bu sorunlara dair düşünce bazında herhangi bir şey üretmek, gayret göstermek yani ilave bir çaba sarf etme gereği bile düşünmüyorlardı bile. Mesela; peygamberin zaman zaman sorduğu sorulara bile; ‘’Annem, babam sana feda olsun ya Resülullah. Allah ve Resulü daha iyi bilir.’’ derlerdi. O’nu dinlemek için de sukut ederlerdi.

Ancak peygamberin beklenmedik bir anda vefatıyla birlikte (zira sahabeden bazıları peygamberin öleceğine ihtimal bile vermiyorlardı.) birdenbire ve ilk defa Müslümanlar kendi problemleriyle beklenmedik bir şekilde ve hazırlıksız yakalandılar.

İlk etapta sayıları az olsalarda peygamberin bireysel emeğiyle kendilerine miras bırakılmış olan mevcut hazır potansiyeli korumak ve devamını sağlamak, elde edilen kazanımları en azından korumak adına zorunlu gördükleri bir yönetimi seçmek öncelikli bir görev olarak önlerine çıkmış oldu. Karşılaştıkları bu durum hakkında daha önceden ellerinde açık ve sarih herhangi bir yazılı veya sözlü metin de olmadığı için kendi tespit ettikleri peygambere ait yapılmış bazı davranışları ve Kur’an’dan kendi yorumlarıyla buldukları bazı ayetleri işaret kabül ederek kendilerince bir seçim usulü takip etmeye başladılar. Bu olay Müslümanların peygambersiz çözmek zorunda kaldıkları ilk ciddi bir sorun olarak karşılarına çıkmış oldu.

Ensar (Medineli Müslümanlar) tarafından başlatılan ve ilk akıllarına gelen çözüm usulü olarak, geçmişte de tatbikatına vakıf oldukları ve daha önceleri de zihinlerinde bilinen, var olan ve aşina oldukları, bildik bir yöntem olan ve gücü temsil eden kabileleri bir araya getirmek oldu. Medine’de ağırlıklı hakim konumda olan Evs ve Hazreç kabileleri bu sorunun çözümü için bir araya geldiler. Hazreç kabilesinden Sa’d Bin Ubâde’yi halife tayin etmek istiyorlardı. Beni Sakife’de devam eden bu toplantıyı haber alan muhacirlerden (Mekkeli Müslümanlar) Ebubekir, Ömer ve Ebu Ubeyde’de toplantıya dahil olunca, belkide ilk defa Müslümanlar kendi aralarındaki bir iç sorunun çözümüne dair bireysel fikirlerini beyan etmek ve çözüm üretmek için uzun süren toplantılar yaparak fikirler üretmek zorunda kaldılar. 

Siyer kitaplarında geçen ve tamamı rivayetlerden oluşan bu tarihi bilgiler ışığında görüşülen konular ve alınan kararlar dikkatlice incelendiğinde, geleneğin etkisini ve insan olmanın gereği olan bazı meziyetlerin alınan kararlarda önemli rol oynadıklarına şahit oluyoruz. Mesela; istişare için toplantıya davet edilen kabilelerden, muhacirlerden olan Haşimoğullarından kimse davet edilmedi. 

Seçimin sonucunda halifeye biat etmeyi geciktirenlerin arasında Hz.Fatıma ve Hz.Ali’nin de olması, Haşimilerinde bir beklenti içinde oldukları ve kendilerine bir davetin yapılmaması onlarda bazı kırgınlıkların yaşanmasına kuşkusuz etkisi olduğunu gösterir.

O dönemde insanlar arasında ön plana çıkan ve kişide aranan en gözde meziyetlerin başında; kişinin dindar ve güzel ahlaklı olmasıydı. Bu meziyetleri ile tanınan Hz. Ebubekir, Hz.Ömer’inde toplantıya ağırlığını koymasıyla halife seçilmiştir. 

Rivayetlere göre bu zeminin Mekkelilerin lehine dönmesinde Hz. Ebubekirin şu yorumu da kuşkusuz çok etkisi olmuştur. Hz. Ebubekir Medinelilere hitaben şu konuşmayı yapar; “Allah Kur’an’da Sadıklar ile Sabr edenleri hep övmüştür. Sadıklar sizsiniz (Ensar), çünkü; siz bize kapılarınızı açtınız, verdiğiniz sözde durdunuz, bizimle imkanlarınızı paylaştınız.Ama bizde ilk günden itibaren peygamberle birlikte bütün meşakkatlere ve çekilen sıkıntılara göğüs gererek bu güne kadar sabr ettik. Sabr edenler Sadıklardan üstün sayılmıştır. Dolayısıyla üstün olanlar itaat edilmeye daha layıktır.” diyerek kendilerini (muhacirleri) işaret etmiş ve “Ben hariç Ömer veya Ubeyd’den birini tercih edin’’ diyerek siyasi dehasını göstermiştir.Hz. Ömer’de ferasetini kullanarak atik davranıp Hz. Ebubekir’e biat etmiş ve bir huzursuzluğa mahal vermeden seçimi bir oldu bittiye getirerek sonuçlandırmıştır.

Hz.Ebubekir’in kısa süren (takriben iki yıl) hilafeti, vefatından sonra kendisinin tavsiye etmesi üzerine Hz. Ömer halife seçilir.Hz. Ömer’inde takriben on (10) yıl süren hilafetinden sonrada altı (6) kişilik bir istişare heyetinin yaptığı çalışma sonucu bu defa Hz. Osman halife seçilir. Hz. Osman’ında takriben on bir (11) yıl süren hilafeti sonrasında bazı kabilelerin devreye girmesiyle Hz. Ali halife seçilmiştir.

Buraya kadar bir çırpıda özetlediğimiz ilk dört halife dönemini, Hz. Ali’nin hilafete gelinceye kadarki süreçte meğer düşünce bazında kimi fikir ayrılıkları yaşanmış, hatta sorunlar yumağı büyümüş, Hz.Ali döneminde ise patlama noktasına gelmiştir.

Meğer; ilk halifenin seçiminden sonra bir nevi dışlanan Ensar’da (Medineli Müslümanlar) kırılarak daha sonraları yönetime talip bile olmamışlar daha doğrusu olamamışlar. Ve yönetim erkinden de uzak durmaya başlamışlar.

Yönetim işi tamamen Mekkelilerin kendi aralarında eskiden olduğu gibi yine kabileler arasında geçen sürtüşmeler şeklinde cereyan etmiştir. Seçimleri, bazıları dini bir mesele olarak kabul edip imani bir mesele gibi görürken, bazıları ise seçimi siyasi bir mesele olarak kabul etmişlerdir. Sorun insana dayalı yorumlarla çözülmeye başlayınca bu defa insanda mevcut meziyetler galebe çalmıştır. 

Meseleye siyasi bir sorun bakış açısıyla bakanlar gücü ve çoğunluğu öne sürerken, dini olarak değerlendirenler ise işin boyutunu iman meselesi haline getirmişlerdir. Bu sürtüşmeler kendi aralarındaki düşünce ayrılıklarını birbirlerine dayatarak işi birbirlerini boğazlamaya kadar vardırmışlardır.

İş bu ciddiyete gelince bu tarihlerden sonra bölünmeler artık kaçınılmaz hale gelmiştir. İlk defa Muaviye ve Ali, “Sorunlarını Kur’an’a değil de, Hakem’e havale ettikleri için her ikiside kafir olmuşlardır.” diyen bir grup Müslümanları terk ederek ayrılmıştır. Harici denilen bu grup yine kendi aralarında da Şia (Hz. Ali yandaşları) olarak tekrar bölünmüşler. Yetmemiş Şia mensuplarda Gulat-ı Şia; Hz.Ali’yi aşırı överek Nübüvvet’e hatta ilahlığa kadar vardıranlar, İmamiyye Şiası; Hz. Ali’nin ilk halife olma hakkının gasp edildiğini savunanlar (İran, Irak ve Suriye’de yaşayan Şiiler) ve Zeydiyye; Şii fırkalarının en mutedil olanıdır. Hilafeti Hz. Ali’nin hakkı olduğunu savunurlar ama, diğer üç halifeyide reddetmezler. (Yemen Şiileri) Kendi aralarında bile bu ayırımlara girmişlerdir.

Kısacası; konunun çok geniş bir mevzuu olması, farklı yorumlarında yapılabildiği konuları içermesi hacmi kitaplar alacağı için ön bilgi olarak bu kadarıyla yetinelim..

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Fatmanur ÇOLAK
Fatmanur ÇOLAK
ÇOCUKLAR VE GELECEKLERİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
CARİ AÇIK VE DÖVİZ BEKLENTİSİ
Esra SARI
Esra SARI
VATANDAŞ DIŞARDA YEMEK YEMEYE ÇEKİNİR OLDU!
Murat BALCI
Murat BALCI
İŞSİZ AMA ÜNİVERSİTE MEZUNU!
Nesrin YARIM ÖZOĞLU
Nesrin YARIM ÖZOĞLU
TÜKETİM ÇILGINLIĞINA KAPILANLAR
Sedat SADİOĞLU
Sedat SADİOĞLU
VAZGEÇİLMEZ ELEMAN: 'İNSAN'
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
İZMİT TEHCİRİ YARGILAMALARI-I
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
RESESYON RÜZGARLARI DIŞ TİCARETTE ESİYOR
Aybala Almina MELEK
Aybala Almina MELEK
BİLGİ ÇAĞINDA BİLGİSİZLİK
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
JEOTERMAL SERALARLA MALİYETLER DÜŞÜYOR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
BALKANLARIN UKRAYNA'SI: KOSOVA
Elif AYDIN
Elif AYDIN
KİM İZLİYOR BU TÜRK DİZİLERİNİ?
Nimet KÜLTEKİN
Nimet KÜLTEKİN
MENAPOZDA BESLENME
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Ebru BALIKÇI
Ebru BALIKÇI
EV İŞLERİ DEMANSTAN KORUYORMUŞ
Kadriye CİRİTCİ
Kadriye CİRİTCİ
YAZ GÜNLÜĞÜMDEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
DAMDAN DÜŞENİN DİYECEĞİ BİTMEZ!
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
YOK EDİYORUZ...
Merve ŞAFAK ERGÜN
Merve ŞAFAK ERGÜN
KURBAN BAYRAMI’NDA METABOLİZMAYA DİKKAT!
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
SEÇİM VİRAJINDA EKONOMİ
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
GIDA İSRAFINA DİKKAT
Burak BALCI
Burak BALCI
NÜKLEER SAVAŞI ÖNLEDİ, EMEKLİ EDİLDİ, SESSİZCE ÖLDÜ!
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
HEZEYAN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DİN İLE YOLLARIMIZI YİTİRDİK
Bekir ATACAN
Bekir ATACAN
FRANSA’YA KARŞI ÇOK FRANSIZ MI KALIYORUZ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ZITLIKLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
NOMOFOBİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DAHA MUTLU HİSSETMENİZ İÇİN
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
FERGANA VADİSİ’NDEN TÜRK BİRLİĞİNE
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
ÜLKENİN KALKINMASINDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Sağlık Yasam
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva