ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Diyarbakır'da silahlı kavga: 5 ölü 8 yaralı
Diyarbakır'da silahlı kavga: 5 ölü 8 yaralı
Zam pazarlığında yasal süre doldu
Zam pazarlığında yasal süre doldu
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı
25 yıldır kemençe yapıyor
25 yıldır kemençe yapıyor
Kurban'da kaçan koyun 9 gün sonra bulundu
Kurban'da kaçan koyun 9 gün sonra bulundu

R Bülend KIRMACI

İŞ KAZALARINI ENGELLEMEK
8 Mayıs 2019 Çarşamba

Geçen yazımda emekçilerin sağlıklı ortam ve koşullarda çalışmasının gereğini vurguladım. Bu konun haftasındayız, devam edelim! Demiştim ki; “emekçilerin, ‘iş kazaları’; ‘kayıt-dışılık’; ‘çocuk işçiliği’; ‘yetersiz ücretler’; ‘kadük bir emeklilik’ gibi, aslında tüm toplumu ilgilendiren sorunları bulunmaktadır… Bunları hatırlamak ve somut çözüm yolları aramak hepimizin görevidir.”

Her çalışanın sorumlu olduğu bir işi ama bir de iş yeri vardır. Bu anlamda işçinin, emekçinin sağlığı deyince; hem birey olarak fiziksel, ruhsal tam sağlıklı olma halini hem de çalışılan iş yerinin fiziki, çevre ve ortam güvenliğini kast ediyoruz… Bunların bütününe de işçi sağlığı ve iş güvenliği diyoruz.

İşte bu alanda maalesef sınıfta kalıyoruz. Ve ülkemizde işçi ölümleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları azalmak bir yana giderek artıyor ve de kaygı verici boyutlara ulaşmış bulunuyor.

5 yılda 5 kat Artmış

TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nca 3 Mayıs günü basına ulaştırılan açıklamada bazı önemli tespitler yapılıyor… SGK’nın verilerine göre 2017 yılı iş kazası sayısı 359 bin 653’tür ve 2016 yılına göre yüzde 25,72 oranında artış vardır. 74 bin 871 iş kazasının olduğu 2012’ye göre ise iş kazaları 2017’de yüzde 380 oranında (4,8 kat) artmıştır. Yine SGK verilerine göre iş kazaları sonucunda 2017 yılında 1.633 emekçi yaşamını kaybetmiş, 1.405 ölümün olduğu 2016’ya göre bu oran yüzde 16,2 oranında artmıştır. Öte yandan, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre de 2016 yılında 1.970, 2018 yılında 1.923 emekçi yaşamını kaybetmiştir. (1)

Meslek Hastalıkları

O arada meslek hastalıkları konusunda çeşitli tespitler yapılmaktadır. Meslek örgütlerinin saptaması ise mealen şöyledir: “Türkiye’de meslek hastalıklarının oranı on binde 2 olduğu resmi söylemdir…  Oysa meslek hastalıkları sıklığının binde 4–12 arasında değişmesi ve Türkiye’de zorunlu sigortalı sayıları üzerinden her yıl en az 35 bin yeni meslek hastalığı, tüm çalışanlar söz konusu edilirse de olgu sayısının 100 bin ile 300 bin arasında olduğu söylenebilir.” Bu olumsuzlukların önünün alınabilmesi için en başta 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasası gözden geçirilmelidir.

İş yeri Hekimi ve Mühendisi

Yine geçen Çarşamba günkü yazımızda işçi sağlığı ve iş yeri güvenliği için alınması gereken tedbirleri dile getirmeye çalışmıştım. Bu bağlamda; en az 30 işçi çalıştıranları da kapsama alır şekilde özel ve kamu iş yerlerinde uzman hekim çalıştırılmasının zorunlu olması; 100’den fazla çalışanın olduğu işletmelerde bir İş Güvenliği Mühendisinin de istihdam edilmesi; tüm bunların gerçekleşmesi için ayrı bir fon kurulması; kamu ve özel tüm iş yerlerinde, işçi sağlığı ve işyeri güvenliği dolayısıyla yapılan uygulamaların belirli dönemlerde belli merkezlerde (ilgili Bakanlık-lar dahil) izlenmek ve istatistiki verilerle değerlendirilmek üzere toplanması; iş yerlerini afet, yangın, sabotaj, deprem gibi olumsuzluklarda mümkün olduğunca esirgeyecek erken uyarı sistemlerinin entegre anlayışla geliştirilmelisini; işçi sağlığı ve iş yeri güvenliği konusunda farkındalığı geliştirmek için eğitim-öğretim müfredatının temel eğitimden başlanarak düzenlenmesini; kamu ve özel sektör bütçelerinden İş Sağlığı ve İşyeri Güvenliğini geliştirecek fonların özenle ayrılmasını böylelikle bu konuda  araştırma-geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesini, önermiştim. Tabii Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’ndeki işveren ile hükümet ağırlığının, meslek odaları, akademiler, sendikalar ile dengelenmesi de gerekmektedir.

Sendikalar Kilit

Tüm bu iyileştirici düzenlemelerin gerçekleştirilmesi toplumsal talebin güçlü bir şekilde takip edilmesine bağlıdır. Bunu en başta yapacak olan ise işçinin, emekçinin kendi örgütüdür. Çünkü bir sorunu en iyi onu yaşayanlar bilir, bir sorunun çözümüne en etkili katkıyı yine onu yaşayan insanlar geliştirebilir. İşçinin, emekçinin sesini taşıyacak olan sendikalardır. Sendikalar eğer yerli yerinde bir baskı unsuru olarak siyasete etki edebilirlerse, arzu edilen sonuçlar alınabilir. Fakat ülkemizde sendikal hareket maalesef yeterince güçlü değildir. İşçi Sağlığı ve İş Yeri Güvenliği konusundaki çağdaş adımların atılmasını talep edecek ve takip edecek sendikal yapımızın durumunu aylar önceki yazımızdan hatırlayalım: “Türkiye’deki toplam 13 milyon 38 bin işçiden, 1 milyon 499 bini sendika üyesidir. (2) Bu da işçi örgütlenmesindeki geriye gidişin çok somut bir kanıtıdır… Her 13 kişiden sadece 1’i sendika üyesidir.” İşte bu sendikal nitelik ve niceliklerle işçi sağlığı, iş yeri güvenliği konusundaki iyileştirmelere sendikal desteğin ne kıvamda gerçekleşebileceği sanırım tahmin edilebilir.

Yine de Yapabiliriz!

İçinde bulunduğumuz zor koşullara karşın ülkemizdeki çalışma ortam ve koşullarını en iyi ve çağdaş hale getirmek zorundayız. Bu amaçla aklın, bilimin gereği, deneyimimizin birikimi ve geleneklerimizin alın-terine önem veren güzel yönlerini ele almak değerlendirmek ve yaşama geçirmek zorundayız… Her çalışan, her işçi ve emekçi ve bizim insanlarımız da insanca ve hakça bir çalışma yaşamına layıktır. Bu noktada hiçbir tartışma yoktur inancındayım… Kaldı ki çalışırken güvenli bir ortamda üreten, üretirken kabul-edilebilir bir gelir elde eden ve emekli olduğunda insan onuruna yaraşır bir hayat süren işçi, emekçi, yalnız kendi ailesine değil tüm topluma da, ekonominin bütününe de büyük değer katar. Çünkü tezgahta, tersanede, tarlada, fabrikada bir üretici olan emekçi, hayatın diğer alanlarında da eğitim, sağlık, turizm gibi alanlarda, başka mal ve hizmetlerin tüketicisidir. Emekçisi, işçisi yeterince kazanan bir ülkede çarşı da pazar da verimlidir, canlıdır; artan ve tasarruf edilebilen gelir yeniden ekonomiye dönecektir.

Evet Türkiye’miz hızla ve yeterince üreten, hakça bölüşen, o arada Dünya ile rekabet edebilen bir ekonomik tabloyu oluşturmak zorundadır. Buna katkıyı hep birlikte vereceğimize ve güzel geleceğimizi hep birlikte el ele inşa edeceğimize, bu yapı için önce “yapıcıların” yani üreticilerin, emekçilerin, işçilerin sorunlarının çözüm yoluna konulacağına inancım tamdır.

 

Kaynaklar:

(1): TMMOB Makine Müh. Odası. 3 Mayıs 2019 Basın Bülteni.

 (2): https://www.dunya.com/ekonomi/sendikali-isci-sayisi-aciklandi-haberi-324248

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 1 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAYİDE YAVAŞLAMA
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
BİR BAYRAM SÜRECİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
30. YILINDA BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN 89 GÖÇÜ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KİRAZ, FINDIK, İNCİR, KAYISI ÜRETİMİNDE İLK SIRADAYIZ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ENFLASYON BEKLENTİLERİ ÜZERİNE
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
İNSANA CAN OLMAK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
DOĞAYA MÜDAHALE EDERKEN YOK OLAN BİZLERİZ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İNSANLIĞIN GELECEĞİ
Esra SARI
Esra SARI
SAĞLIKLI BESLENEMEME SORUNSALI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GERİ DÖNÜŞTÜR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İDEAL ROL MODELLER!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
SADE YAŞAMAK- 2
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
7 NEFS, 7 AKIL MERTEBELERİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
Cilt bakımında yapılan hatalar
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEKTE ALACAKLININ HAKLARI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
FAİL İLE FİİLİ ARASINDAKİ DENGE
Halil YATAR
Halil YATAR
YAZ SONUNDA GELDİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva