ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA SAĞLIK YAŞAM VİDEOLAR
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşında
Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşında
Moskova'da 'kısmi kapanma' başladı
Moskova'da 'kısmi kapanma' başladı
Başkent Millet Bahçesi açıldı
Başkent Millet Bahçesi açıldı
4 terörist etkisiz hale getirildi
4 terörist etkisiz hale getirildi

Mustafa YILDIZ

İNSAN DİN İLİŞKİSİ XIII (İBADETLERİ KOLAY VE ANLAŞILIR KILMA)
9 Eylül 2021 Perşembe

İnanan birinin bir fiili ibadet olarak gönül rahatlığı ile yerine getirmesi, kişinin öncelikle yaptığı/yapacağı ibadete inanması (iman), Allah rızası için yapması (ihlâs), yaptığı ibadet hakkında bilgi sahibi olması (ilim) ve o ibadetin kişinin gücü (sağlığı) dahilinde olması gerekir. Yani; bir ibadetin ibadet olması bu şartların birlikte yerine getirilmesiyle (şuur) ancak manevi bir boyut kazanır.

İnsan tabiatı gereği hep kolay olanı tercih eder. Bu nedenle inananlar tarafından yapılması istenen ibadetler adeta kişinin gönül rahatlığı ve kolayca işleyebileceği şekilde tasarlanıp dizayn edilmişlerdir. Bundan dolayıdır ki, yapılacak ibadet ve taat’ler istismar edilmemek kaydıyla, herkes tarafından anlaşılır, kolay ve sade olmaları esas alınmıştır. Zaten anlaşılmayan, yapılması zor, muğlak, kişiyi kalben mutmain etmeyen/edemeyen, hayatın gerçekleri ile örtüşmeyen, ispatlanmış bilimsel verilere aykırı, uydurulmuş, insan ürünü olan her türlü ibadet bilinçli ve şuurlu inananlar tarafından kabul de görmezler. Ayrıca kişide duygu, huzur ve bir anlam dünyası oluşturmadan yapılan ibadetler zamanla ya savsaklanır ya sürekli ertelenir ya da hiçbir şekilde gündeme dahi getirilmezler. Hatta zamanla üstleri örtülür, yokmuş gibi davranılır. Bunların başında da “Zekat” ve “Faiz”i sayabiliriz.

İnsanımızın kahir ekseriyetini yakından ilgilendiren, Kur’an’ın 30’dan fazla yerinde tekrarlanan hem de birçok ayette ısrarla namazla birlikte zikredilen “Zekat”ın, günümüzde çokta net bir şekilde anlatıldığı ve anlaşıldığı kanaatinde değilim. Günümüzde bu konuyu gündem yapmanın mahsurları da olabilir, kabul ederiz. Ama Zekatını vermek isteyen bireyinde zekatını verirken kalben de rahat etmesi, mutmain olması için doyurucu bazı bilgilere de sahip olması gerekir.

Zekat: ‘‘Arıtma, fazlalaşma’’ anlamında anlaşıldığı gibi, ‘‘Arınma, temizlenme’’ anlamlarında da anlaşılmaktadır. Bu tanımlara ek olarak, fakihler tarafından halkın anlayacağı şekildeki yaptıkları tanım da şöyledir. Zekat: “Kişinin sahip olduğu maddi imkanlardan ihtiyaç fazlasının nisap miktarını bulması ve üzerinden bir yıl geçmesi durumunda; malını temizlemek, artmasını önlemek adına Allah’ın emri gereği ödemesi gereken miktar.” olarak tarif etmişlerdir. Aşağı-yukarı insanımız tarafından zekat denince anlaşılan da budur. Söz konusu edilen sorun, bu farklı anlaşılmalar neticesinde pratik hayatta ortaya çıkan farklı uygulamalardan kaynaklı sorunlardır.

Zekatın farziyetinde zaten bir sorunda yoktur. Çünkü, Kur’an ile sabittir. Sorun; Peygamber döneminden itibaren uygulanan, tatbikatı bugün bile halen aynı minval üzere devam ettirilmeye çalışılan ve günümüze kadarda herhangi bir güncellemesi yapılmayan ya da yapılamaması nedeniyle bazı sıkıntıların günümüzde de halen yaşanıyor olmasıdır. Mesela; Zekatın verileceği sekiz sınıfın öncelik sıralamaları nasıl belirleniyor? Siyaset kurumunun vatandaşından rızasız bir şekilde topladığı vergiler nasıl isimlendirilecek? gibi konuların ciddi bir çalışma gerektirdiği halde fazlaca konu edilmediği gibi. 

Bu ve benzeri sorunlar faiz konusunda da yaşanmaktadır. Mesela; faizle ilgili uygulama biçimi şöyle bir seyir izledi. Kriterleri ilk zamanlarda altın ve gümüş iken, zamanla ticari eşyaların kalemi çeşitlendikçe, tanımı ve kapsam alanı da genişletilerek, “Cinsleri aynı olup, tartılabilen, ölçülebilen, sayılabilen her türlü eşyanın artması veya eksilmesi“ şeklinde tanımlanarak, çerçevesi oldukça geniş tutulmuştur. Kısmende olsa zaman zaman güncellenmeye ihtiyaç duyulmuştur. Bugün yapılan bu güncelleme ve tanımlamalara rağmen bazı hususlarda yine de yetersiz ve kifayetsiz kalınan yönleri olduğu görülmektedir.

Adaletin en temel öncelik olması hasebiyle bazı sosyal boyutlu olan ibadetler (Zekat, Kurban, Faiz. Hac v.s.gibi) kişinin konumu ile birebir ilişkili olan, kişinin içinde bulunduğu şartlar, ekonomik durumu belirleyici faktörler olduğundan, bazı durumlarda kişinin inisiyatif kullanması için şahsın durumuna göre dizayn edilmesi adına kişiye hareket etme imkanı da verilmiştir. Mesela; “Allah’ı çokça zikredin” ayeti de inananlar için yerine getirilmesi gereken bir emirdir. Ancak; sayısı ve miktarı belirtilmemiştir. Demek ki, burası kişinin serbest hareket etme/edebilme alanıdır. Kişinin bilgisi, biyolojik fiziki gücü ve zikirden anladığı bilinçle yapması gereken bir ibadettir. Bu nedenle sayı, zaman ve miktar verilmemiştir. Keza; “Mallarınızla infak edin” denilirken de, herhangi bir miktar belirtilmemiş, kişinin inisiyatifine ve takvasına bırakılmıştır. Yani bu gibi ibadetlerde sınır; ‘’Gönüllülük esası’’ ve “gücünüzün yettiği miktar” dır. Rakam belirlemekte kişinin gücüne, göstereceği sabra, şuura ve takvasına bırakılmıştır.

Halbuki; Zekat ve faizde inisiyatif insana bırakılmamış, sınır ve miktar belirtilmiştir. Sosyal kurumlar olmaları hasebiyle belli orandaki gelir düzeyine sahip insanların, adil bir şekilde yapacakları fedakarlıklar ile bu kurumların hayatiyetlerinin sağlanması zorunlu olduğundan, yapılan yorum ve tanımlamalar büyük önem taşımıştır. Bu nedenledir ki, peygamberimizin vefatından sonra bir takım kabileler, “Biz zekâtımızı Peygamberin çağrısı üzerine O’na verdik. O (a.s.) olmadığına göre zekatımızı vereceğimiz başka yerler var” diyerek, zekatı merkezi idareye vermemeleri üzerine, halife Hz.Ebubekir arkadaşlarından bazılarının ısrarlı itirazlarına rağmen onlarla savaşmıştır. “Namazla ile zekatın arasını açma”yı savaş nedeni saymıştır. Bu da zekat konusunun ne denli önemli bir ibadet olduğu, daha ilk yıllarda bile ihtilaf nedeni olabildiğini göstermiştir.

Ülkemizde zekatın pratik uygulaması genellikle “Şafii” ve “Hanefi” içtihatlarına göre yapılır. Genelde de tatbikat şöyledir.

80.18 gr. Altın, 561 gr. Gümüşten 1/40 (Şafii’lerde takı için kullanılan ziynet eşyasından zekat verilmez)

Doğal suyla sulanan toprak mahsullerinden 1/10 (653 kğ.) Suya ücret ödeniyorsa 1/20, Deve’den 5’ten 9’a kadar olandan, 1 adet koyun, 10’dan 14’e kadar 2 adet koyun, 15’ten 19’a kadar 3 adet koyun, 25’ten 35’e kadar olandan 4 adet koyun, 36’dan 45’e kadar 1 adet 3 yaşındaki deve, 46’dan 60’a kadar 1 adet 4 yaşındaki deve, 61’den 75’e kadar 1 adet 5 yaşındaki deve, 91’den 120’ye kadar 2 adet 5 yaşında deve. Buraya kadar hemen hemen bütün fakihlerin ittifakı var. 120’den sonra mezhepler arasında farklı uygulamalar başlar.[*]

Büyükbaş hayvandan: 30’dan 40’a kadar olandan 2 yaşında 1 adet buzağı, 402’dan 60’a kadar 3 yaşında buzağı, 60’dan sonra her 30 adete 1 adet  2 yaşında dana verilir.[*]

Küçükbaş hayvandan ise; 40’dan  120’ye kadar 1 adet. Koyun 121’den  200’e kadar 2 adet koyun, 200’den 399’a kadar 3 adet, 400’den 500’e kadardan da 4 adet koyun zekat olarak verilir.[*]

Kira gelirleri brüt üzeriden verilirse 1/20, net gelir üzerinden verilirse 1/10 olarak verilir.[*}

Yukarıda belirtilenlere ek olarak, 1952 yılında Şam’da yapılan zekatla ilgili toplantıda ‘‘tahvil ve hisse senedi gibi şeylerin de zekata tabi olması gerekir’’ denilmiştir. Ancak topluma teferruatlı bilgi sunulmamıştır. 1965’te Kahire’de bu minval üzere yapılan toplantıda da; ‘‘Ticaret için alınıp satılan tahvil ve senetlerden % 2,5, parasını değerlendirmek için işlem yaptıranlardan %10 zekat olarak alınmalı’’ şeklinde kararlar alınmıştır. 1984 yılında Kuveyt’te yapılan I. Zekat Kongresinde ise ‘‘Hisse senetlerinin toplandığı şirket, gelirinden zekat veriyorsa hisse sahibinin zekat vermesi gerekmez’’ görüşü benimsenmiştir. ‘‘Hisse sahibi ticaret için işlem yapıyorsa % 2,5, şirketin yalnız kazancına ortak olmuşsa, diğer gelirleri ile beraber zekatını verir’’ diye görüşler ileri sürülmüştür.

Şubat 1988 de Cidde’de 4. Dönem yapılan toplantıda ise; ‘‘Şirketin bulunduğu ülkede şirketin zekat vermesi yasa gereği ise veya şirketin tüzüğünde zekat vermek şirkete aitse üye zekat vermez’’, ‘‘Bunların hiçbiri yoksa, şirket üyelerin zekat miktarını üyeye bildirmesi gerekir’’ denilmiştir.[1]

Yukarıda sayılan kalemlerin dışında kalan, ancak maddi değerleri bir hayli yüksek olan atlardan Peygamberimizin; “Sizi atlardan ve kölelerin zekatından muaf kıldım” hadisi adeta kalkan yapılarak hiçbir İslam bilgini bu hususa değinmemiştir. Oysa bu gün bazı atlar fiyat olarak binlerce dolar ederken, kapıların önünde binlerce dolara alınan lüks arabalardan ve asli ihtiyaç sayılan milyarlarca dolar tutan evlerden asli ihtiyaçlar diye zekattan muaf sayılarak bahse konu bile edilmemişlerdir. Acaba asli ihtiyaçlar denilen şeylerde bir sınır yok mudur? Halbuki maslahat gereği bazı uygulamaların yapıldığı da bilinmektedir.

Ayrıca günümüzde yukarıda sayılan kalemler arasında maddi değerler bakımından büyük farklar oluştuğundan istismar edilmeye müsait hale gelmişlerdir. Hz. Ömer zamanında gümüşün, altın karşısında değer kazanması üzerine, Hz. Ömer nasıl müdahalede bulunmuş ise, (devalüasyon yaparak) bu günde her kalem zekata tabi eşyalardan zekât verilirken, maddi karşılıkları, yapılan fedakarlıklar birbirine yakın olmaları ve makul seviyede tutulmaları esas olandır. Maalesef paraları başkaları tarafından değerlendirilen Müslümanlar tabii olarak bu dengeyi de koruyamamışlar, koruyamazlar da. İşte bu nedenlerle; hala 653 kğ. buğdayı olandan ısrarla zekatını ver! derseniz, insanları bu ibadetlerden zamanla soğutmuş olursunuz.

Net olmayan ve kafa karışıklığına neden olan bu durumlar faizle ilgili konularda da vardır. Halkın anlayacağı, uygulanabilir, gönül rahatlığı ile amel edilen/edilecek faiz tanımlamalarına da ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle, her hususta olduğu gibi, artık dini konularda da uzun ömürlü kararlar alabilmek için, bir kişinin vereceği kararlardan ziyade, branşlarında uzmanlaşmış bir ekibin ortaklaşa verecekleri dini bir hükmün daha doğru, daha tutarlı olacağı kanaatindeyiz. Mesela; para ile ilgili hususlarda ekonominin işleyişini bilen, iktisadi sistemde dönen çarkların inceliklerine vakıf, dünya para seyir hareketlerini takipte mahir ve içinde ilahiyat eğitimi almış uzman bir ekibin ortaklaşa yapacakları bir çalışma ile, daha sağlıklı ve doğruya daha yakın bilgilere ulaşma imkanı olabilir. Böyle bir çalışmada hiç kuşkusuz toplumun ekseriyeti tarafından daha fazla onay alır/alabilir.

-------------------------------------------

Mustafa YILDIZ/ANKARA

[*] Zekat Wikipedia sayfası,

[1] Diyanet İlmi Dergi Cilt:53 Sayı:1 Ocak-Şubat-Mart 2017

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Burak BALCI
Burak BALCI
SAVUNMA KALE’DEN BAŞLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
DOLARIN SEYRİ VE ENFLASYON
Nimet KÜLTEKİN
Nimet KÜLTEKİN
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE BESLENME
Murat BALCI
Murat BALCI
SEÇİM KİMSEYE ÇANTADA KEKLİK DEĞİL
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
GENÇLERİN UMUDU
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AFRİKA ZİYARETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
OLSA DERT OLMASA DERT
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
TİKTOK
Esra SARI
Esra SARI
SİZ SAĞLIKLI BESLENİYOR MUSUNUZ?
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
ÇALAR SAAT
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“DİN” İLE “BİLİM” NEDİR?
Bekir ATACAN
Bekir ATACAN
SURİYE İDLİP BAHANE OYUN ŞAHANE
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
DİVÂN-I HARB-İ ÖRFİ’NİN İLK YARGILAMASI: YOZGAT TEHCİRİ DAVASI-II
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
GİDİŞ NEREYE
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEREKSİZ MEDENİYET KAVGASI
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
ZEHİRLİ VE İSTİLACI TÜR
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
DÜŞÜNEN, KONUŞAN, DİNLEYEN ve GELECEĞE YÜRÜYEN TÜRKİYE!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DAHA MUTLU HİSSETMENİZ İÇİN
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ORMAN DEYİP GEÇMEYİN!
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
KADINLAR VE ‘ANKA’RA!
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
FERGANA VADİSİ’NDEN TÜRK BİRLİĞİNE
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
ÜLKENİN KALKINMASINDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Sağlık Yasam
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva