ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA SAĞLIK YAŞAM VİDEOLAR
Fenerbahçe Üniversitesi 9 öğretim üyesi alacak
Fenerbahçe Üniversitesi 9 öğretim üyesi alacak
Karabük Üniversitesi 33 öğretim üyesi alacak
Karabük Üniversitesi 33 öğretim üyesi alacak
Besni Belediyesi Tahsildar alacak
Besni Belediyesi Tahsildar alacak
Çocuklara trafik eğitimi
Çocuklara trafik eğitimi
Çiçekçiler Günü kutlandı
Çiçekçiler Günü kutlandı

Mustafa YILDIZ

İNSAN DİN İLİŞKİSİ (İNSANIN SAKLI ZAAFLARI)
27 Ocak 2022 Perşembe

Rabbimiz kullarına bazı ayetlerinde direkt, kimi zaman da bilinen bir eşya veya bazı canlı varlık üzerinden ‘‘Teşbih’’ (Benzetme) yaparak elçileri vasıtasıyla mesajlar verir. Aşağıdaki verilmiş ayetlerden bilgi hacmimiz ve nasibimiz oranında anladıklarımızı okuyucuyla paylaşmak istedik.

Bakış açımızda doğrularda isabet varsa eğer tamamı Rabbimden, eksik ve yanlış anlaşılma söz konusu olmuşsa şayet bunların da tamamı şahsımdan kaynaklıdır.Bunlar, Kur’andan benim çıkardığım görüşlerimdir demekte asla haddim de değildir. Ancak, hacmim kadar anlayabildiğim ve bu okumalardan nasibim kadarıyla elde ettiğim çıkarımlardır.

     Mesela: ‘‘Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt.Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin (Eşek) sesidir.’’ [Lokman Suresi:19.Ayet], ‘‘Onlara ne oluyor da aslandan kaçan yaban eşekleri gibi öğütten yüz çeviriyorlar.’’ [Müddesir Suresi: 50-51.Ayetler], ‘‘Hem binesiniz diye hem de süs olarak atları, katırları ve eşekler ile Allah bilmeyeceğiniz daha nice (Nakil) vasıtaları yaratır.’’[Nahl Suresi:8.Ayet] 

     Yukarıda verilen ayetlerden Müddesir Suresi 50-51 ayetleri ile, Nahl Suresi 8. ayetlerde ismi geçen eşek ve benzeri binek hayvanlarının insana sundukları fiziksel güçlerinden kaynaklı yaptıkları işlevlerin yanı sıra adı geçen bu hayvanlardan daha fazla ne gibi yararlar sağlanabileceği haberleri de verilmiştir.

     Tespit edebildiğimiz kadarıyla Kur’anda merkep(Eşek) ismi geçen 4 (Dört) ayet tespit edebildik. Bu ayetlerden özellikle Lokman Suresi 19. ayette yüksek sesli olan birçok hayvan bilindiği halde, Rabbimiz çirkin sesli hayvan olarak eşek sesini seslerin en çirkini olarak dile getirmesi, hiç kuşkusuz bizlere bazı mesajlar verirken, önemine binaen eşeğe has bazı meziyetlerinden dolayı da daha fazla çıkarımları tespit etmemize de teşvik ediyor diye de düşünebiliriz. 

     Halbuki, Rabbimiz tarafından yaratılmışların en şereflisi olarak takdim edilen insana; toplumda inatçı, aptal, hiçbir şeye itiraz etmeyen/edemeyen, üstelik yararlı bir hayvan olduğu halde toplum nezdinde adeta olumsuzlukların sembolü olarak bilinen ve sanki yalnız olumsuz hasletleri varmış gibi ön plana çıkarılan bu hayvanın Kur’anda birden fazla yerde geçmesi Rabbimizden insana acaba ne gibi mesajlar veriyor olabilir? Diye merak edilmeli değil mi?

     Merakımızı gidermek ve konuyu da fazla dallandırmadan öncelikle kısaca bu hayvanı yakından tanımayla başlayalım; kendisinden yararlanma özellikleri fark edildiği, yani ehlileştiği günden itibaren günümüze kadar bedeni ile yük taşıyan, bir nevi adeta nakliye görevi yapan, hatta zaman zaman kendi görevi dışında da yedek olarak devreye girebilen, öküzün eksik olduğu yerlerde yerine yedek olarak da görev yapan/yapabilen ve en önemlisi emeğiyle insan yaşamına katkı sağlayabilen hayvanların başında eşek gelir diyebiliriz.

Ancak bu görevleri yapabilen başka hayvanlar da olmasına rağmen, Rabbimizin Kur’anda bu hayvanı ismen birkaç yerde zikretmesinde elbette bir takım hikmetleri vardır. Bu hayvanın bazı özelliklerini bilenler eşek hakkında biraz daha tefekkür ettiklerinde bazı verilen mesajları söz konusu ayetlerden de kolaylıkla anlamaları mümkündür.

Bizce bilinenlerin ötesinde daha ileri boyutlarda bize bazı soyut emsal davranış ve kıyaslamalar yapmayı da teşvik eden yanlarına da dikkat çekilmek istenmiştir.Mesela; Şu üç (3) haslet sadece eşeğe mahsustur.

     a) Bu hayvana ne kadar yük yüklerseniz yükleyin sesi çıkmaz.Yüklenen ağırlığın altında yürüyemez ve çökme konumuna gelebilir, ama yine de hayvanın gıkı çıkmaz, itiraz da etmez/edemez de.

     b) İstediğiniz kadar kırbaçlayın, dövün, hakaret edin, işkence edin yine de sesi çıkmaz. Zira son derece inatçıdır. Keçi için bu tabir çokça kullanılır ama, hiçbir hayvan eşek kadar inatçı olmaz/olamaz da.

     c) Hayvanı yokuşa (rampaya) doğru sürerseniz o sürekli dik yukarı çıkmaz. Belli açılarla sanki kendisine ezberletilmiş gibi zikzaklar çizerek belli açılarla yokuşu tırmanır. 1980 öncesi tırmanılarak çıkılan yolların hemen hemen tamamı eşeğin yokuşa sürülerek çizdiği açılardan elde edilen ölçülerden yararlanılarak yapılmış yollardır. Bu nedenle Karayollarında ‘‘Etütçülerin Piri eşektir.’’ sözü çok yaygındır.Şimdi ise modern aletlerle ölçümler yapılıyor tabi. Bu bir Allah vergisidir.Başka bir hayvanda bu meziyeti bulamazsınız.

     Bütün bu özelliklerden daha fazlasına sahip olmasının yanı sıra, şu hasletler de sadece ona hastır.Mesela, karnı acıktığı zaman ve nefsi(şehveti) uyandığı zaman kulakları tırmalarcasına anırmaya başlar, huzursuzluk çıkarır. Bu da sadece bu hayvana has bir meziyettir.

Yani; midesi söz konusu olduğunda ya da yemi kesildiğinde veya şehveti söz konusu olduğunda artık kimse onu durduramaz, zaten onu zapt etmekte oldukça zorlaşır.Bu ihtiyaçlarını karşılayana kadar huzursuzluk çıkarır ve kimseyi de dinlemez olur.

     Rabbimiz bu meziyetleri üzerinde taşıyan ve aynı tavırlar sergileyen insanlara acaba bir mesaj veriyor olabilir mi? Sadece kendi hayvani ihtiyaçlarını karşılama söz konusu olunca homurdanma denilebilir ki: ‘‘Kendi için feryat eden bir profil tarifi yapılıyor bunda ne var?’’ diye bir savunma yapılabilir.

Ancak inanan insanlar için ‘‘Sizin en hayırlınız insanlara faydası olandır.’’ tavsiyesine uzak bir davranış biçimi olduğu da unutulmamalıdır.İstisnalar olabilir ancak, şu da unutulmamalıdır ki, bugün insanların çoğunluğunun takındığı tutum ve davranışlarda bencilliğin (Nihilizm) ön planda olduğu ve bunun da genel bir kabul gördüğünü söylersek çok da abartmış olmayız sanırım.

     Bir yazarın tabiriyle: ‘‘İtlerin tarihi yazılsaydı, kuşkusuz kemik ön planda olurdu. Ama söz konusu insan olunca gönül isterdi ki; fazilet, erdem, irfan, adalet, barış, bölüşüm ön plana çıksın.’’ İnsana da yakışan zaten budur. ‘‘Şüphesiz biz insanı en güzel surette yaratmışızdır. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik’’ [Tin Suresi:4-5.Ayetler] diyen Rabbimiz, demek ki insanın aşkın değerleri ile ulvi değerleri uğruna yaptığı fedakarlıklarla diğer mahluklardan ayrılarak şeref ve onur sahibi olarak paye alabiliyor.

Aksi durumlarda, yani fıtratında taşıdığı hayvani hasletlerini ön plana çıkardığı zamanda ise kendi talebiyle başka makamlara layık olmayı da hak edeceği de haber veriliyor.

     Mesela; son yüzyıllarda Avrupa’da özelde de İngiltere’de insanlar; bazen hava ve deniz yollarına yapılan zamlardan dolayı alanlara çıkarlar, Yunanistan halkı hemen hemen Avrupa’da en yüksek maaşı almalarına rağmen, üstelik iflas ettikleri de halk tarafından bilindiği halde(Yunanistan’da adaların satışı bile gündeme geldi) vatandaşlarından maaş zamlarını bir yıl ertelemeleri istendiği zaman yer yerinden oynadı ve halk sokağa çıktı.

Bir de bu salgın hastalıktan dolayı bazı kısıtlayıcı önlemler söz konusu olunca halk sokağa döküldü. Halbuki, sömürdükleri Afrika’da halk açlıktan ve yeterli beslenmemekten dolayı ölen çocuklar için, sınırlarda kendilerine sığınmak için bekleyenleri bazen bizzat devletlerin kendileri tarafından ölüme terk edildikleri için maalesef herhangi bir çırpınışa şahit olamadık.

     Bizim ülkemizde de; 2000’li yıllarda başörtüsünün gündemde olduğu dönemlerde yapılan bir araştırmada; başörtüsü sorunu vatandaşın öncelikli talepleri arasında 10’uncu sıralarda yer alıyordu.

İlk sıralarda ise işsizlik, maaşların düşük olması, hayat pahalılığı vb. vardı. Kısaca ekonomi ilk sıralarda yer alıyordu. Demek ki insan nereli olursa olsun, nerde yaşarsa yaşasın boğazından kesersen, özgürlüğünü kısarsan bağırmaya başlıyor. Ama değerleri uğruna fedai can yapanları maalesef göremiyoruz. 

     Bizde de durum çokta farklı değil. Mesela; güya halkın %99’u Müslüman olan ve üstelik kendini muhafazakar olarak takdim eden bir iktidar döneminde diyanetin kurslarında din eğitimi almak için veliden dilekçe ile izin istenmesi acı değil mi? 

Neden %1 den tercih yapma istenmiyor da %99 güya Müslüman halk tercih yapar? Halen inançlara hakaret etmenin prim yaptığı bir dönemde bu Müslüman ülkede ne zaman ciddi bir halk tepkisi ortaya konuldu. Bir tepkinin gösterilmemesi sizce de manidar değil midir.? Acaba farklı bir iktidar döneminde böyle bir uygulamalar yapılabilir miydi?

     Keza, sivil toplum örgütlerinin Afrika’daki yoksullara eti dağıtılmak üzere develeri elle yakalama talepleri olmasına rağmen, Avustralya devleti; ‘‘Fazla su içerek kuraklığa sebep oldukları gerekçesiyle’’ bazısını Helikopterlerden açılan ateş sonucu ve bazısı da yer yer çıkarılan ateşlerle yakılmak suretiyle yaklaşık 5 (Beş) bin deve itlaf edildi.

Maalesef hiçbir İslam ülkesinden uluslararası boyutta ne bir tepki, ne de bir kınama sesi bile çıkmadı.Bunlar Allah’ın yarattığı mahluklar değil miydi? Kul hakları var da, hayvan hakkı yok muydu? Başta Suriye olmak üzere, diğer İslam ülkelerinden Avrupa’ya kaçanların (Hicret demiyorum. Çünkü Hicret değerler üzerinden ve Allah rızası için yapılır.) 

Davaları midelerini doyurmak ve yasakların olmadığı özgürce bir hayatı yaşamaları değil mi? Kendi ülkelerinde örgütlenip biraz gayret ve fazilet göstererek Allah’ın yardımını bekleyemezler miydi? Demek ki açlıkla terbiye edilsek çoğumuz kaybedenlerden oluruz herhalde.

     Listeyi uzatmak mümkündür. Ancak kitap hacminde olur ki gerekte yoktur maksat anlaşıldı zannediyorum. Zaten okuyan da pek kalmadı.Galiba kullandığımız malzeme çokta güvenilir malzeme çıkmadı.Ümitsiz misin! Elbette hayır.

     Ama, işte o zaman da ‘‘Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı sabit kılar.’’[Muhammed Suresi:7] Ayeti devreye girer ki ona da dikkat edilirse şayet; Rabbimiz ilk adımı kullarından beklediğini de görmemiz gerekir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
DOĞAL OLANI KORUYAMADIĞIMIZDA…
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
HAVA DURUMU VE EKONOMİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
FİNLANDİYA VE İSVEÇ'İN OLASI NATO ÜYELİĞİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
NİHAYETİNDE BİR DÖRT DUVAR
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
HAYAL OLDU
Esra SARI
Esra SARI
NE OLACAK HALİMİZ?
Murat BALCI
Murat BALCI
MAHKUMUN “KOVİD İZNİ” BİTİYOR
Nesrin YARIM ÖZOĞLU
Nesrin YARIM ÖZOĞLU
SONUNDA AVRUPA BİRİNCİSİYİZ
Nimet KÜLTEKİN
Nimet KÜLTEKİN
MEVSİM GEÇİŞLERİNDE BESLENME
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TÜRKİYE İLE AB ARASINDA YEŞİL KÖPRÜLER
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
ANKARA’NIN SIĞINAĞI !..
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
İTTİHAT VE TERAKKİ ÜYELERİNİN YARGILANMALARI-VI
Kadriye CİRİTCİ
Kadriye CİRİTCİ
BAYRAM GELMİŞ HOŞ GELMİŞ
Merve ŞAFAK ERGÜN
Merve ŞAFAK ERGÜN
'SU İÇSEM YARIYOR!'
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
“İNSAN BİLGİ İLİŞKİSİ”
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
ÜRETİCİNİN ENERJİSİ…
Burak BALCI
Burak BALCI
NÜKLEER SAVAŞI ÖNLEDİ, EMEKLİ EDİLDİ, SESSİZCE ÖLDÜ!
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
HEZEYAN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DİN İLE YOLLARIMIZI YİTİRDİK
Bekir ATACAN
Bekir ATACAN
FRANSA’YA KARŞI ÇOK FRANSIZ MI KALIYORUZ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ZITLIKLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
NOMOFOBİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DAHA MUTLU HİSSETMENİZ İÇİN
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
FERGANA VADİSİ’NDEN TÜRK BİRLİĞİNE
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
ÜLKENİN KALKINMASINDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Sağlık Yasam
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva