ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
'Askıda poşet'le ödev takibi
'Askıda poşet'le ödev takibi
Balık Gölü güzelliğiyle ilgi odağı oldu
Balık Gölü güzelliğiyle ilgi odağı oldu
Bisiklet, ulaşımın yeni gözdesi oldu
Bisiklet, ulaşımın yeni gözdesi oldu
'Bu ülkenin kahramanı bitmez'
'Bu ülkenin kahramanı bitmez'
Hatay'ın 'tuzlu yoğurdu' tescillendi
Hatay'ın 'tuzlu yoğurdu' tescillendi

Mustafa YILDIZ

DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
5 Aralık 2019 Perşembe

Düşünen insan fikir dünyasında birikmiş bilgi birikimini insanlık yararına kullanıma arz ederken, tercih ettiği/edeceği yol/yolların uğrayacağı güzergahların mutlaka mayın döşeli yerlerden de geçeceğini bilmeli ve her türlü eleştiri ve sözlü tenkitlere peşinen hazırlıklı olmalıdır.

Tabii olarak yapıcı eleştiri, katkı sağlayan fikirler, tamamlayan uyarı ve ikazlar kişinin düşünce bazında doğruya en yakın yerde durmasına yardımcı olur. Zira öğretileni doğru anlamanın, öğretmede de hatayı sıfıra çekmenin bir yolu da eleştiriye açık olma ve deneme-yanılma metodunu kullanmada önemli yer tutar.

Fikrini ifşa ve izhar etmeyi, duygu ve düşüncesini kamuoyu ile paylaşmayı gerekli gören kişi, kendini de okuyucu nezdinde yoruma ve tartışmaya arz etmiş olur. Ancak okuyucuya tanınan bu fırsat, karşıdakini tahkir etme, hakir görme, hakaret etme hakkı vermez, vermemelidir. Denge korunmalı ve muhafaza edilmelidir. Zaten hepimizin aynı şeyleri düşünmesi insan tabiatının kabul edeceği şey de değildir. Şayet aynı şeyler düşünüyorsak eğer, ya kimse düşünmüyor ya da düşündüğümüzü zannediyoruz demektir.

Düşünme, tefekkür etme aynı zamanda doğruyu, güzeli arayıştır.Her türlü bireysel düşünsel arayış, “Sapma ve yanlışa düşme” riski ile birlikte yürüdüğünden, olası hata yapma ve yanlışa düşmelerin yaşanması doğaldır. Önemli olan kişinin niyeti ve kastının halis olmasıdır.Onun içindir ki “Zıt fikirleri dinleme kişinin hata yapma riskini en aza indirir” derler. Bu da unutulmamalıdır.

Düşünce insanı, “Doğru”ya ulaşma gayesi ile görüşünü serdederken kimi zaman eksikte kalabilir, yanılıyor da olabilir.İnsan “Kemal” (Noksansız) sıfatına haiz değil ki. Arşimet’in de “Sıvıların kaldırma kuvveti”ni bin iki yüz (1.200) küsür denemeden sonra bulduğu rivayet edilir. Yani, yeni şeyler söylemenin veya var olana katkı sağlamanın böylesi riskler taşıdığını görüyor olmamız gerekir.

“Kızıl Şal görmüş İspanyol boğası” gibi her düşünceye tepki göstermek, her düşüneni resmi çizgilerin dışına itmek, dışlamak bilmediklerimizi bilenlerin, görmediklerimizi görenlerin de olabileceği gerçeğinden haraketle, bu tavır bizleri bu imkanlardan yararlanmaktan mahrum etmiş olur. Özellikle tanzimattan sonra başlayan batı hayranlığı ile “Hazır elbise” giyme merakımız beyinlerimizde öyle derin yaralar açtı ki, kullandığımız kelime ve kavramları bile farklı anlar olduk.Yoksa tartışmaların olması gayet doğal karşılanmalı, ancak kelimelere yüklenen anlamlar farklı anlaşıldığından, tartışmalarımız hep kısır kalmaya mahkum kalmaktadır.Evvela kelimelerin anlamı üzerinde toplumun konsensüs sağlaması gerekir.

İki satırlık mesajı bile yazmakdan aciz insanımızı biliyoruz. Buna karşın emeğini ortaya koyarak, düşünce mutfağında hazırladığı görüşlerini, yoğunlaşmış duygularını bizlerle paylaşma alicenaplığı gösteren birini, samimi olduğu sürece ve art niyet taşımadıktan sonra paylaşımları için ona teşekkür etmeli, onu teşvik ve takdir etmekte asli görevimiz olmalıdır.

Öncelikli görevleri “Maziyi tasviye”, “İthal olanıda takviye” etme olanların yetiştirdikleri insan modeli; ilk kuşaklar, “Önceleri bir biz vardık bir de küffar” duygusuyla üç kıtada at koşturan ecdatla öğünürlerken, zamanla “Avrupalı olmak”, “Batılı olmak” ayrıcalık sayılarak hayranlık uyandırır oldu. Asyalı olmak ise adeta “Cüzzam”lı.

İhtiyarlamış batıdan hala medet bekleyen aydınlarımız, istikbalin teminatı olan milyarlarca gence sahip Ortadoğu ve Asya’nın bu zenginliğini neden görmez?, bu potansiyelden nasıl faydalanabiliriz diye kafa yormaz?, anlamak mümkün değil.Galiba daha zamana ihtiyaç var.Halbuki toplum yararına düşünce üretmek inanmış, mükellef olmuş herkesin asli görevi olmalıdır. Zira birliğin, düşünen insanlar arasında sağlanma ihtimali daha yüksektir.

Aslında düşünce adamı düşüncesinde tamamen özgür olmalı, hiç kimseden emir almamalıdır. Hatta topluma sunacak fikri olana, konuşacak sözü olan herkese serbestçe ve korkmadan fikrini dışarıya aktarma ortamı sağlanmalıdır.Yoksa “Hikmet”in asaletine sığınarak elini kolunu bağlayıp oturmak ta doğru bir yaklaşım olmadığı gibi, bir nevi düşünceye ihanet etmiş olur. Kimin malını kimden saklıyoruz ki?, zira “Saklı olan bilgi, bilgi değil” ki...

Eli kalem tutana da yakışan; “Telaş etmeden, kimseye öfkelenmeden, kışkırtıcı ve tahrikkar olmadan okuyucuya okumayı sevdirmek ve kişiyi düşünmeye sevk etmek” olmalıdır.

Fikir dünyamızı “Zapturapt” altına alanlar, algılarımızı kontrol altına almada kendini “Otorite” görenlerin Buz Pateni Pisti gibi nereye savruldukları belli değil, kah gülünç oluyorlar, kah izleyene “Kim bunlar?” dedirtiyorlar.

Ayrıca düşünen insana bağırma, çığlık atma yakışmaz. Şuurlu insan olmak bağırmak ve slogan atmak da değildir. Bu zamanda bağırmak, çağırmak yabani insan işi sayılır oldu. Oysa medeni insan; karşıdakini dinlemeyi bilmeli, gerekeni/gereğini konuşmalı, kişiyi düşünce bazında ikna ve ihya etmeye çalışmalıdır.

O zaman bırakalım herkes okusun, herkes konuşsun, kim ne biliyorsa bildiklerini dışa aktarsın, yazsın, rahat olalım. Kitap okuyandan, düşünenden, yazandan korkmamak gerek. Korkulacaksa şayet kitap okumayan, “Kitabını okumayan” ve düşünmeyen/düşünemeyenden korkmak lazım.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
BİRÇOK GENCİN YAŞADIĞI SORUN; MOTİVASYON DÜŞÜKLÜĞÜ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
AŞI ÇALIŞMALARINDA SON AŞAMA, VAKALAR ARTIYOR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
GÜZEL GÜNLERE
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
UZAKTAN EĞİTİM SORUNU
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
NEFESİMİZ ORMANLAR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“HUKUK”, “ DEVLET”, “ SİYASİ REJİM” İLİŞKİLERİ ÜZERİNE KİMİ GÖRÜŞLER
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DİN İLİŞKİSİ V
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
RUSYA İLE TÜRK CUMHURİYETLERİ’NİN ENERJİ ALANINDAKİ İLİŞKİLERİ
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TÜKETİMİN DÖRTTE BİRİ İSTANBUL’DA
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
NATO VE AB İÇERİSİNDE TÜRKİYE ÇATLAĞI
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
ÖZEL OKULA ÇALIŞAN SİSTEM!
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
SORUNLAR YUMAĞI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SON ÇARE AŞI MI?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
SİYASAL SELEFİLİK
Esra SARI
Esra SARI
KORONA KÜÇÜK ESNAFI VURDU
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ENDİŞE VAR DİKKAT YOK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
EYLÜL
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
NOSTALJİYE YOLCULUK
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva