ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA SAĞLIK YAŞAM VİDEOLAR
Çocuklara trafik eğitimi
Çocuklara trafik eğitimi
Çiçekçiler Günü kutlandı
Çiçekçiler Günü kutlandı
Mutlu Kafe'ye İspanya'dan 'özel stajyerler' geldi
Mutlu Kafe'ye İspanya'dan 'özel stajyerler' geldi
Pilotluk hayali kuran kişi hevesini uçak maketleriyle gideriyor
Pilotluk hayali kuran kişi hevesini uçak maketleriyle gideriyor
Kekik, Mardinli kadınlara gelir oldu
Kekik, Mardinli kadınlara gelir oldu

R.Bülend KIRMACI

ÇÖKEN AVRUPAYA KARŞILIK “ANADOLU’ VE ANKARA KRİTERLERİ”
26 Ocak 2022 Çarşamba

“Beyin ölümü” gerçekleşmiş denilen Avrupa Birliği, bir zamanlar kimi siyasi çevrelerce adeta “kutsanıyordu”. Ne var ki bu kutsamada bir “sunak” ve aslında bir “kurban” vardı, o da, Türkiye… Ülkemiz bu ham hayalin bedelini Gümrük Birliğine sokularak fazlasıyla ödedi. Zaman geçti, dilimizdeki güzel deyişle “hayırlısı” oldu, Türkiye girmeden, AB, dağılmaya başladı. Bu o kadar öyledir ki; son salgında kimi Avrupa ülkeleri birbirlerinin aşısını çaldılar. Aşı deneylerini Afrika’ya taşıdılar. “Gelişmiş” dünyanın karanlık yüzü geçmişte karşımıza Kıbrıs’ı yutmak isteyen bir planla da çıkmış, orada da, Allah bizi esirgemiş ve Rumlar, Annan Planına hayır diyerek aslında bizim için de çok hayırlı bir iş yapmıştı.

TAM BAĞIMSIZLIK İLKESİ ESASTIR

Şunu belirtmeliyim ki, demokraside olsun, ekonomide olsun yüksek standartlardan yanayım. Ben, ekonomisi gelişen, demokrasisi gitgide iyileşen bir Türkiye’den yanayım. Her şeyin en gelişmiş olanını, çağdaş olanını, Türkiye’miz için diliyor ve istiyorum. Bunu insanımıza fazlasıyla layık görüyorum… Fakat bu kıvama erişmenin tek yolu AB üyeliği olamaz, bunu da, biliyorum. Bizim iki yüz yıllık demokrasi arayışımız ve yetmiş yıllık modern devletin ekonomisini inşa edecek kurumsal tecrübemiz vardır. Önemli olan “ilim neredeyse almak”, kendimiz olarak ve Cumhuriyet’imizin tam bağımsızlık ilkesine sadık kalarak, dünya rekabetinin içinde yer almaktır. Kaldı ki hayatın gerçekleri de bunu dayatıyor. Bugün Avrasya’da ve Asya’da yükselen ekonomiler, daha paylaşımcı bir dünya için umutvar gelişmeleri beraberinde getiriyor. Bu doğrultuda ve İpek Yolu güzergahında yükselen Türk Devletleri Teşkilatının, bizim için, bu aşamada, “Avrupa üyeliğinden” çok daha işlevsel olduğunu düşünüyorum.

MAASTRİCHT + KOPENHAG x 3 SÜTUN

Avrupa Birliğinin (AB) Maastricht ve Kopenhag kriterleri ünlüdür. Birincisi (Maastricht), ekonomi ve maliye ağırlıklı, ikincisi (Kopenhag), hak ve özgürlükler temelli standartlardır. Gerçekte AB, üç temel sütun üzerinde yükselen bir kulüptür. “Kulüptür”, çünkü, zaman içinde genişleme ve derinleşme projeksiyonları, özellikle en yakın aday ülke Türkiye’ye çıkarılan zorluklarla da kaim olmak üzere, Birliği, gerçekte Hıristiyan- Müslüman ayrışmasında sekterleştiren bir veçheye bürünmüştür.

Avrupa Birliği üç sütun üzerine oturmaktadır. Birinci sütun; ekonomik, toplumsal ve çevresel konuları ele almaktadır. İkinci sütun; dış ilişkileri ve askeri konuları değerlendiren ortak dışişleri ve güvenlik politikasına çağrı yapmaktadır. Üçüncü sütun; adalet ve içişleri alanında iş birliğinin tahkim edilmesine dayanmaktadır.

Tüm bu sütunlardan geriye Roma harabeleri mi kalmıştır, işte bu tartışılır!

Birlikten Birleşik Krallık’ın ayrılması ciddi bir kayıp olmakla birlikte, Almanya ve Fransa arasında giderek çetrefilleşen çekişmelerin de zihinsel bir çözülmeyi tahrik ettiği bir vakıadır. Avrupa Birliğinden geriye bir NATO kaldığınan ve NATO’nun da gerçekte Sayın Osman Pamukoğlu’nun tespitiyle bir “ticari örgüt” olduğu gerçeğini hatırlamakla şunlar ifade edilebilir:

1- AB’nin iktisat ağırlıklı birinci sütunu çökmüştür. Gerçekten Maastricht kritelerinde de vaaz edildiği gibi kamu borçlarının GSYH’ya oranının % 60’ı “aşmaması” fiilen delik deşik olmuş bir ölçüttür, günümüzde, bu oran kimi ülkelerde şu şekildedir: Yunanistan %200,  İtalya %155, Portekiz %130, İspanya %121, Fransa %116, Belçika %111…

2- O arada dış ilişkileri ve askeri konuları değerlendiren ortak dışişleri ve güvenlik politikasına çağrı yapan ikinci sütun da, Ukrayna’dan Ortadoğu’ya, AB ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle bir kez daha çatırdamış, gerçekteyse, yakın zamanlarda hayali kurulan “Avrupa Ordusunun” daha doğmadan düşük yapmasıyla çoktan çökmüştür…

3- Geriye kalan ve suçun önlenmesi yönündeki güvenlik ve adalet konularında iş birliğini savunan üçüncü sütun ise: Avrupa kapılarına dayanan göçmenlerin karşılaştıkları ikircikli tutumlar ve insanlık dışı yaklaşımlarla ağır yara almış, bir diğer yanda Birliğin Kopenhag kriterlerine göre de muhalefet ettiği üçüncü dünya diktatörlerinin kimi Avrupa bankalarına “kaçırdıkları servetlere” el konulmaması, daha da ötede, Atlın Hilalden ve diğer yollardan kavis alarak Avrupa başkentleri gençliğini tarumar eden uyuşturucuya karşı etkin savaşılmaması nedeniyle, adeta buhar olmuştur.

Sonuç olarak sütunları çöken, birliği dağılan, bütünlüğü bozulan Avrupa hülyası son demindedir ve Türkiye için yeni rotalar çizmek çok yerindedir.

Türkiye olarak sorunlarımızı çağdaşlık anlayışından kopmadan, bilimden ayrılmadan, Atatürk’ün yolundan sapmadan, el birliğiyle çözmeliyiz. Demokrasimizde iyileştirmeler, ekonomimizde gelişmeler, sosyal-toplumsal yaşamımızda yenileşmeler, ortak geleceğimizin inşası için de çok önemlidir.

“ANADOLU KRİTERLERİ”: ÖZGÜRLÜK VE ÖRGÜTLENME

Bu yolda ve uğurda düşünce özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüş haklarının ve örgütlenmenin önündeki tüm (fiili) engeller kaldırılmalı, siyasi partiler yasası demokratikleştirilmeli, seçim sistemi adil bir çerçeveye oturtulmalı, siyasetin finansmanı ve siyasi adaylıkların finansal saydamlığı sağlanmalı, basında tekelleşmenin önü alınmalı, faaliyet alanı basın dışından olan kuruluşların medya sahipliği en aza indirgenmeli, Anadolu basını özellikle desteklenmeli, sendikal haklar geliştirilmeli, sendika ağalığı ile mücadele edilmelidir. Bunun adına Kopenhag kriterleri demektense Anadolu kriterleri demek daha yakışık almaz mı?

“ANKARA KRİTERLERİ”: HALKÇI EKONOMİ

Öte yandan, tüketici hakları fiilen ve hukuken tam anlamıyla tatbik edilmeli, market fiyatlarında etiket sistemi getirilerek belli ürünlerin belli bir zamanda üzerindeki etiket fiyatıyla satılması mecburi tutulmalıdır. Tüm bunları yaparken uygulamada karşılaşılan yasa-dışı yönelimler en ağır yaptırımlarla karşılanmalıdır… Örneğin, basına da yanıysan bir habere göre daha geçenlerde, “5 büyük zincir market, birbirleriyle rekabet etmek bir yana tedarikçilerle birlikte ortak fiyat belirleme mekanizmaları kurmuşlar, kendileri dışında kalan marketlere ve tedarikçilere de çeşitli mali cezalandırma yöntemleri uygulayarak kartelleşmişlerdir”... Bu duruma yönelik hukukun belirlediği ceza mutlaka tatbik edilmeli ve söz konusu kuruluşlar halka teşhir edilmelidir.

Özcesi, iktisadi önceliğimiz üretici ve halk olmalıdır. Bunun için Avrupa Birliği üyesi olmak herhalde zorunlu değildir! Örneğin, elektrik fiyatlarına fahiş zam uygulamak, ardından, çıkan pahalılık yangınını söndürmek için, zaten yetersiz maaşlara (bu gerekçeyle) ek zam yapmak arayışı / söylemi, kamunun, üreticinin, yurttaşın özel elektrik dağıtım şirketleri karşısında ezilmesidir. Şöyle ki, dağıtım şirketleri kârlarını katlarken, üreticinin, halkın kayıpları için gerçekte gelecek kuşaklara da ait olan Bütçeye yüklenilmiş olur, bu da borçlanmayı kamçılar ve enflasyonla mücadeleyi zaafa uğratır. Bu durumda, hem elektrik “çarpar” hem bütçeye yıldırım düşer! Öte yandan, Sarıkamış şehitleri için içimiz hala nasıl üşüyorsa, Vatan toprağını savunan Mehmetçiklerimiz için yüreğimiz nasıl titriyorsa, bu karakışta yoksul yurttaşlarımız için de işte öylesine üşümeli ve titremeliyiz… Doğal gaz zamları yarıya çekilmeli, faturalar ikiye bölünmeli, belediyeler ellerinden gelen yardımı yapmalıdır. Türkiye’ye de buna dayanışma yaraşır ve bunun böyle olduğunu, olması gerektiğini bize Maastricht kriterleri söylese ne olur söylemese ne olur? Buna, Ankara kriterleri demek daha evladır. Kamucu, halkçı, milliyetçi ekonomiden başka çare yoktur!

SEKTER PİYASACILIK VEYA OTORİTER DEVLETÇİLİK DEĞİL KARMA EKONOMİ

Nihayet, daha önce de belirttiğim gibi; sekter piyasacılık” ile “otoriter devletçilik” arasında “sosyal piyasa ekonomisi” bir zamanlar Kıta Avrupa’sında bir yol kavşağında belirse de bugün Kuzey-Güney çelişkisinden Afrika’nın kronik yoksulluğuna ve bizim bölgeler arası eşitsizliğimiz benzeri sorunların aşılmasında “yetersiz” kalmaktadır… AB’de esasen bu nedenle çökmüş ve çözülme sürecine girmiştir. Gerçekçi “Formül” bizdedir: “Sınıf” ayrımı gözetmeksizin toplumsallığı ve insanlar arasında ayrım yapmaksızın “fırsat eşitliğini” gözeten ‘Atatürk’ün karma-ekonomi modelinin’ tahkimine gereksinim vardır… Gelişeni, gelişmekte olanı hakça ve insancıl dünyaya eriştirecek olan siyasal-ekonominin temel harcı budur! Gelir dağılımını düzeltecek, gelişmenin bütünselliğine önem verecek, üretken yatırımları destekleyecek, sistemin temeline ‘insanı’ koyacak, aile kavramına özen gösterecek bir anlayış, ekonominin de demokrasinin de gelişmesinde en belirgin katkıları sağlayabilir. Dünya yeniden kurulabilir!

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
DOĞAL OLANI KORUYAMADIĞIMIZDA…
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
HAVA DURUMU VE EKONOMİ
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
FİNLANDİYA VE İSVEÇ'İN OLASI NATO ÜYELİĞİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
NİHAYETİNDE BİR DÖRT DUVAR
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
HAYAL OLDU
Esra SARI
Esra SARI
NE OLACAK HALİMİZ?
Murat BALCI
Murat BALCI
MAHKUMUN “KOVİD İZNİ” BİTİYOR
Nesrin YARIM ÖZOĞLU
Nesrin YARIM ÖZOĞLU
SONUNDA AVRUPA BİRİNCİSİYİZ
Nimet KÜLTEKİN
Nimet KÜLTEKİN
MEVSİM GEÇİŞLERİNDE BESLENME
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TÜRKİYE İLE AB ARASINDA YEŞİL KÖPRÜLER
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
ANKARA’NIN SIĞINAĞI !..
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
İTTİHAT VE TERAKKİ ÜYELERİNİN YARGILANMALARI-VI
Kadriye CİRİTCİ
Kadriye CİRİTCİ
BAYRAM GELMİŞ HOŞ GELMİŞ
Merve ŞAFAK ERGÜN
Merve ŞAFAK ERGÜN
'SU İÇSEM YARIYOR!'
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
“İNSAN BİLGİ İLİŞKİSİ”
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
ÜRETİCİNİN ENERJİSİ…
Burak BALCI
Burak BALCI
NÜKLEER SAVAŞI ÖNLEDİ, EMEKLİ EDİLDİ, SESSİZCE ÖLDÜ!
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
HEZEYAN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DİN İLE YOLLARIMIZI YİTİRDİK
Bekir ATACAN
Bekir ATACAN
FRANSA’YA KARŞI ÇOK FRANSIZ MI KALIYORUZ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ZITLIKLAR
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
NOMOFOBİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DAHA MUTLU HİSSETMENİZ İÇİN
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
FERGANA VADİSİ’NDEN TÜRK BİRLİĞİNE
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
ÜLKENİN KALKINMASINDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Sağlık Yasam
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva