ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
ÖSYM'nin 2020 sınav takvimi açıklandı
ÖSYM'nin 2020 sınav takvimi açıklandı
AB'den Hong Kong'ta itidal çağrısı
AB'den Hong Kong'ta itidal çağrısı
İnşaattan düşerek ölen işçinin patronlarına hapis cezası
İnşaattan düşerek ölen işçinin patronlarına hapis cezası
MSB'den KKTC bayrağının yakılmasına kınama
MSB'den KKTC bayrağının yakılmasına kınama
İzmir Karaburun'da sit alanına yapılan inşaat yıkılacak
İzmir Karaburun'da sit alanına yapılan inşaat yıkılacak

R Bülend KIRMACI

ÇAĞIMIZ VE YAZGIMIZ
26 Haziran 2019 Çarşamba

Demokrasi sadece seçimden seçime işlemesi gereken veya beklenen süreç değildir. Demokrasi siyasette, ailede, okulda, iş yerinde ve yaşamın tüm alanlarında geçerli olması gereken bir yaşam biçimdir. Yalnız siyasi partilere değil, sendikalara, sivil toplum örgütlerine, kooperatiflere hatta şirket yönetimlerine bile gereklidir;demokrasi… Kime sorsan da “demokratım” der… Oysa söz söyleme, düşünce açıklama ve bunları örgütlü bir biçimde yapabilmeyi de içeren ve hakça bir disiplin içinde beliren gerçek demokrasi, hayatın pek az alanını kapsamaktadır. Üst sistem itibariyle güçler ayrımına ve basının denetimine açık bir demokrasi ile alt sistemler itibariyle bireyin topluluk içinde kendini ifade edebildiği bir demokrasiden söz ediyoruz elbette ve bir diğeriyle uyumlu işleyen sistemsel bütünlüğüne de katılımcı demokrasi diyoruz ki, ideal olan da budur; bunu arıyoruz

 

Katılımcı demokrasi

Demokratik katılım ile çağdaş uygarlığa yönelmemiz sorunu birbirini tümleyen tek bir olgudur. Oysa bu olguyu, bu hedefi, bu ideali özümsemekte ve yansıtmakta 21. yüzyılda hala yeterince etkin değiliz. Böyle bir yetersizliğin vahim sonuçlarını da siyaset dahil her alanda sıkça gözlemliyoruz. Evet şükür ki hatırı sayılır katılımla ve denetimle seçimler yapılıyor ancak sandık kurulmadan ve sandık kaldırılınca bu toplum acaba gerçek ve katılımcı demokrasiyi ne kadar yaşayabiliyor? Bilginin, medyanın, ekonomik gücün giderek tekellerde toplandığı bir ortamda toplumsal denetimin ve taleplerin yol göstericiliği düzeltici faaliyetlere ne kadar ilham verebiliyor? Bu sorulara verilecek yanıtlar yüz güldürücü değildir. Devasa bilgi kirliliği altında, karabasan gibi bir kuşatmanın cenderesinde seçmen kimliğine bürünse de halk, kendi kaderine en az hükmedendir. Belki de bu yüzden tarihin deftere büyük harflerle yazacağı siyasal, ekonomik, teknolojik ve bilimsel gelişmelerin bir kısmını pasif bir mutsuzlukla izliyoruz. Büyük bir uygarlığın taşıyıcısı olan Türk halkı için bu aynı zamanda kendi yazgısına en az sahip olabilmenin ve bu gerçeklerle yüzleşememenin yarattığı derin bir mutsuzluktur.

 

Güçlü bir toplum

Oysa Türkiye, kültürel birikimiyle, kurtuluş ve kuruluş politik-öyküsünün soyluluğu ile şu çağda çok farklı bir “konumda” olabilirdi. Bunun olabilirliği ise, Türk halkının kendi ülkesinde demokrasiye katılım ve ekonomik paylaşım açısından bugünkünden çok daha iyi bir durumda olmasıyla ilintilidir. Bu, kişi başına 30 bin dolar milli gelir ve ülke olarak 2 trilyon dolar ihracattan önce de varılabilecek bir hedeftir.

Aileden başlayan demokrasi, okulda, iş yerinde geçerli bir katılımcılık ve de partisiyle, sendikasıyla saydam bir yönetim anlayışı için eğitim sistemini ve gelir dağılımı adaletini sağlamak, hayatın sarkacını, saatin işleyişini, tarihin tekerini, insanımızdan, toplumumuzdan ve ulusumuzdan yana döndürmek esas olmalıydı.

Güçlü bir devlet için toplumu güçlendirmenin ve güvenlik kavramı içine sosyal haklarıyla ekonomik güvenliğin yerleştirilmesinin ihtiyacı içindeydik.. Bu ihtiyaç halen de devam etmekte, devlet ve özel kesimdeki tüm aygıtların organizasyonel yenilenmesine çağrı yapmaktadır… Nihayet, katılımcı demokrasi içinde kendi yazgısına olabildiğince sahip olan her halk ve her ulus, insan doğasına yaraşır bir şekilde yaşamak olanağına kavuşur.

Dünya’nın halleri

Kuşkusuz bu alemde yalnız değiliz. Dünya’nın genel geçer işleyişinden nasibimizi almaktayız. “Suçlusu olduğu bütün günahlarıyla” salınan global sömürü, Yeni Dünya Düzeni patentiyle on yıllardır sabrımızı yoklamakta, sınırlarımızı zorlamaktadır. Bu dinamik, Asya’da, Afrika’da, Orta Doğu’da en kirli ve kanlı yüzünü sergilemekte, bir yandan insana ait değerleri vaaz ederken diğer yandan insanoğlunu ezmekte, sömürmekte ve doğasıyla beraber yok etmektedir. Ancak insana ve doğasına aykırı bu dinamik yenilmeye ve önümüzdeki çeyrek yüzyıl içinde teslim olmaya mahkumdur. İşte bu zorlu iç ve dış süreç içinde ülkemizde halkımız -Dünya’nın geri kalan halkları ve uygarlıkları gibi- belki bir seçimi de aşan ve sistemsel işleyişe tekabül eden tercihlerle karşı karşıya kalacaktır. Başarı, çağdaş değişimin eksenini ve ulusal dinamikleri doğru anlamak ve tanımlamak, insanın hiçbir zaman feda edilemez bir “özne” olduğunu unutmadan, gerçekçi vadelerle, planlı hedeflerle, demokrasimizi ve ekonomimizi katılım ve paylaşım yönünde programlamaktan geçecektir.

 

Derinlikler

Manzaranın derinlik boyutunda gördüğüm şudur: Toplumumuz içsel ihmallerin kendisine biçtiği dar kalıpları geçmişle hesaplaşmaktan çok gelecekle yüzleşmek özlemiyle kırmak, daha fazla ertelemek istemediği “kendi yazgısına sahip olma umudunu” özgürce belirlediği kendi yaşam serüveni içinde taşımak istiyor. Barışa, huzura, sükuna, itidale, anlayışa, empatiye dayalı bir dil bu nedenle revaçtadır… Bunların  yanı sıra halkımız, savunmasıyla, yatırımlarıyla, uluslararası ticaret sistemindeki yeriyle Türkiye’mizin daha da yükselmesini murad ediyor. Nihayet tablo şudur: Halkımız yaşam kalitesiyle, katılımcı demokrasiyle, gelişen ve hakça bölüşülen üretim ekonomisiyle, sosyal-kültürel yaşantısıyla “daha iyi koşulları” istiyor; yanı sıra Türkiye’mizin de sanayisiyle, bilimsel gelişmeleriyle, teknolojisiyle  ve caydırıcı savunma gücüyle yerkürede giderek güçlenmesini talep ediyor… Yakın gelecek, bu talepleri okuma ve uygulama ile göz ardı etme, öteleme, erteleme arasında tercilerin geleceği olacaktır.

 

Gençlerle 21. yüzyıla

Türkiye, her koşulda ekonomisini güçlendirmek, demokrasisini geliştirmek, toplumsal yaşamını yenilemek durumunda olmalıdır. Bu amaçla, bu uğurda; sanayileşme, teknoloji ve katma değere önem veren ve o arada gelir dağılımı ile vergi adaletini sağlayan, planlı kalkınma yoluyla rekabet kıvamını yükselten bir Türkiye ve de bireyi özgürleştiren, onu düşünmeye sevk eden bir eğitim sisteminin katkısıyla ve tüm kurum ve kurallarıyla katılımcı bir demokrasi ve nihayet kültürel ürünlerin; gazetenin, kitabın, tiyatronun, sanatın yurdun her köşesinde her yaştan insanımız tarafından tüketildiği, geleneklerimizin güzel yönlerini yaşatan ve çağın modern yaşam tarzı içinde bizi tanımlayan bir toplumsal yaşamın, esas olması gerekir… Çağımızı yakalamak ve yazgımıza sahip çıkmak için en çok güveneceğimiz unsur ise gençlerdir… Gençlerimize ekonomik kültürel ve sosyal anlamda yatırım yaparsak, inanıyorum ki onlar, birbirleriyle dayanışma içinde ve kendilerini en güzel yetiştirme azmiyle, Türkiye’mizi 21. Yüzyılda hak ettiği yere taşıyacaklardır

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ÜZÜM ÜRETİCİSİ HAVA KARGO İSTİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
BİR ÜLKENİN GELİŞMESİ İÇİN AHLAK LAZIM
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
ENGEL OLMA YETER!
Esra SARI
Esra SARI
KÜÇÜK ESNAFI DESTEKLEMEK LAZIM
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GARİP BİR SÖMÜRGE: HONG KONG
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YUNANİSTAN ACABA NEREDEN KAÇIYOR?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
E-PARA DÖNEMİ BAŞLIYOR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
GELECEK VE GENÇLİK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
SAYGI, ÖZLEM VE MİNNETLE
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HALKI CİDDİ ANLAMDA YANILTACAK MARKALAR TESCİL EDİLEMEZLER
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
FALCILIK VE ASTROLOJİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
ISPANAK SUÇSUZ ÜRETİCİ MAĞDUR
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
MERKÜR GEÇİŞİYLE BAŞIMIZ DERTTE
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE HAREKET
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
10 KASIM
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
YÜZ YILLIK ENERJİ KORİDORU PLANI
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
SONSUZLUĞUNDA
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
NEFİSLER YASASI (KUL DÜZELMEDEN, ALLAH DÜZELTMEZ.)
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
İNSAN DÜŞÜNCE İLİŞKİSİ 2
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva