ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








Türkiye'den milli piyade tüfeği hediyesi
Türkiye'den milli piyade tüfeği hediyesi
Rampa ve viraj çilesi tünellerle son bulacak
Rampa ve viraj çilesi tünellerle son bulacak
Kamyonet park halindeki araçların üzerine devrildi
Kamyonet park halindeki araçların üzerine devrildi
Erdoğan'dan Türk diasporasına müjdeler
Erdoğan'dan Türk diasporasına müjdeler
300 milyon liralık yatırım milyonları uçurdu
300 milyon liralık yatırım milyonları uçurdu

R Bülend KIRMACI

ANA-LAR YURDUNDA ANNELER GÜNÜ
12 Mayıs 2018 Cumartesi

Yaşadığımız coğrafyanın adı bile güzel: “Ana’dolu”. En değerli varlıklarımızdan olan anne sözcüğünü taşıyan Dünyada belki de tek coğrafya; Anadolu! Her yıl olduğu gibi bu yıl mayıs ayının ikinci pazar günü de “Anneler Günü”nü… Hayata getiren, emek veren, tüm yaşamını yavrusuna adayan, fedakar, cefakar annelerimizin ellerinden öpüyor, haklarının ödenemez olduğu bilinciyle, anneler gününü kutluyorum… Gerçekte dünyaya çocuk getirsin getirmesin bilimsel olarak olgun yaşını ikmal etmiş tüm kadınlar iç güdüsel olarak bir anne adayıdır! O nedenle ben, bu anneler gününde tüm kadınlarımızı da kutluyor onlara derin saygı ve içten sevgilerimi sunuyorum. Kadınlar, hele ki anneler, fedakarlığın, özenin, duyarlılığın, insani olan tüm hasletlerin eşsiz birer örneğidirler. Eski Türk tarihinde Hakan ile birlikte divanlarda söz söyleme hakkı olan Hatunlardan Cumhuriyet döneminde siyaset dahil her türlü haklarına kavuşan kadınlarımıza, “Cennet Anaların ayakları altındadır” diyen anlayışımızdan M.Ö. 250 yılından itibaren şenliklerini kadınlara adayan Roma’lılara ve 1914’den itibaren ABD’nde başlayan Anneler Günü kutlamasına, kadınların, annelerin değerini kavrayan kadim ve güncel tüm uygarlıklarda annelerin yeri, değeri, önemi, biriciktir, eşsizdir ve Onlar baş tacımızdır.

Üreten, emek veren, can veren kadınlarımız…
Bu Anneler gününde hayattaki tüm annelerimizi sevgiyle, saygıyla selamlarken, aramızda olmayan ve ebediyete intikal etmiş bulunan tüm anneleri de minnetle, rahmetle yad ediyoruz. Öte yandan ülkemizde öyle annelerimiz var ki, kuşkusuz onlar, biraz daha özeni, biraz daha ilgiyi hak ediyorlar… Bu annelerin başında, genç yaşında ve ömrünün baharında canlarını vatana adayan Şehitlerimizin, anneleri geliyor. Evet, birer evlat ‘birer kahraman’ yetiştiren şehitlerimizin annelerinin ellerinden öpüyorum. O anneler, Türkiye’miz için evlatlarını yitirdiler, hepsi onurlu, her biri vakar durdular; tahmini ve tarifi zor acılarını kalplerine gömerek ve zamanın geri gelmeyeceğini de bilerek aramızda yaşamaktadırlar. Burada bir not düşmek istiyorum: Şehitlerimizin annelerine devletimiz her türlü yardımı yapmalı, toplumuz gereken her desteği vermelidir… O arada evlatlarını teröre kurban veren annelerin acısını anımsıyor ve bir daha hiçbir annenin yüreği yanmasın diye dua ediyorum… Yine bu Anneler Günü’nde, varlıklarını saygıyla selamlamamız gereken bir kesim daha vardır, ki onlar, birer anne veya anne adayı olarak hayatın her alanında üreten, kah bir torna başında kah bir bankanın yönetiminde veya üniversitelerde topluma emek veren, alın teri döken, kadınlarımızdır... Ve tabii en başta da öğretmenlerimiz! Kadın öğretmenlerimiz “iki kere annedir”; çünkü hem biyolojik olarak kendi çocuklarına hem de sosyal ve psikolojik olarak öğrencilerinin tümüne annelik yaparlar… Onların da anneler gününü en büyük sevgi ve en içten saygılarımızla kutluyoruz…

Şiddet ve sömürünün en büyük mağduru kadınlarımız 
Herhangi bir toplumda ve bizim toplumumuzda insanın insana yönelik şiddeti en çok ve en çabuk olarak anneleri yaralar ve üzer. Kadınlar, anneler, hayat verenler oldukları için savaşa; emzirdikleri için sömürüye, evlatlarına eşit davrandıkları için her türlü ayrımcılığa doğal bir refleksle karşı duranlardır. Eğer toplumu anne yüreği ve kadın eliyle inşa etseydik, inanın ne bu kadar sömürü, ne bu kertede çatışma ve savaş olurdu, belki de daha hakça ve barış içinde bir dünya kendiliğinden kurulurdu! Bu öngörüden hareketle diyebiliriz ki, toplumumuzda yaşanılan ve de yaşanılmakta olan kadınlarımıza (ve çocuklarımıza) yönelik her türlü şiddet, taciz, tecavüz ve cinayet olgusunda en çok ağlayanlar da tüm kadınlarımız ve bütün annelerimizdir… 2017 yılı verilerine göre ülkemizde, 409 kadın cinayeti, 387 çocuk istismarı vakası kaydedilmiş olup, 332 kadınımıza şiddet uygulanmıştır. Geçen yıl İstanbul’da 57, İzmir’de 32, Antalya’da 25, Şanlıurfa’da 12, Kayseri’de 11 kadın / anne / anne adayı “kendi hayatlarına ilişkin karar aldıkları” ya da “boşanmak” istedikleri için (!) cinayete kurban gitmiştir. Toplumun bu anlamdaki kriminal istatistikleri 15-18 yaş grubuna doğru kaymakta, öte yandan sosyal-patolojik boyutuyla, kimi yurtlarda kız çocukları da dahil çocuklara taciz hatta tecavüz vakaları, en adi, en affedilmez olaylar olarak basına da yansımaktadır. İşte, bu tablo anneleri / kadınlarımızı derinden yaralamakta ve tüm toplumu da utandırmaktadır.

Anaların dayanışması
Acılar, ağıtlar, göz yaşları, gerçekte tüm coğrafyalarda benzerdir. Kadınların / annelerin yanan yüreklerinin yanmaması için dışsal dünyadan, erkeklerin de katkısı önemlidir ancak bir kadını en iyi bir kadın anlar, bir anneyi en iyi bir anne algılar. Gerek ülkemizde gerek Dünya’da görülen ve kadına şiddet, topluma baskı, ülkelere açlık, sefalet, savaş ve sömürü biçimlerini alan tüm bu genel olumsuzlukların üstesinden gelinmesinde kadın ve annelerin dayanışması oldukça önemlidir. Gerçekten Türkiye’mizde ve yerkürede bu bilinç giderek yükselmekte ve kadınlar, demokratik örgütlenmelerde, daha insanca ve Hakça bir dünya kurulması için kendi ülkelerinde dayanışmakta küresel alandaysa yardımlaşmaktalar. Bütün bu çabalara destek olunmalı, deyim yerindeyse, “Dünyamıza daha çok kadın eli değmelidir”. Hele o el emek veren bir annenin eliyse, işte orada insanların huzur, güven, barış, birlik içinde yaşaması, omuz omuza üretmesi, yüksünmeden bölüşmesi, toplumda sorumluluk sahibi bireylerin yetişmesi çok daha olanaklı ve olasıdır… Unutmayalım, günümüz toplumları insan doğasının örselenmesi ve doğal çevrenin yıkımı pahasına ve verili eşitsizlik koşullarında bunalımlar, buhranlar üretiyor; sahip olduğunun efendisi, hırslarının kölesi olan bireylerin acımasız rekabet koşullarında birbirini çelmelediği bir anaforun içinde debeleniyor… Bu tablodan sıyrılmanın ve “mutluluğun resmini yapmanın” yolu, “doğanın en güzel ressamları” olan anneleri / kadınları, onların, insancıl, hakkaniyete dayalı yaradılışlarını, yaşamın merkezine koymaktır. Çünkü “can veren can almaz”; “emek veren sömürmez”; “emziren ezdirmez”; “evlatlarına eşit davranan” insanoğlunu ayırmaz!

Türkiye’nin tüm anneleri ve “Devlet Ana”
Evet bu “Anneler Günü”nde; Mayıs’ın bu ikinci pazar günü vesilesiyle; yeryüzünde ve ülkemizde yaşayan tüm annelerin, “Anneler Günü”nü içtenlikle kutluyorum. Bugün yaşayan anaların varlığını, dün yaşamış anaların var-olmuşluğunu ve yarın analığı yaşayacak herkesi saygıyla anıyorum. Şehitlerimizin annelerinin ellerinden öpüyor, hayata emek veren annelerimizin önünde saygıyla eğiliyorum… Analara en büyük değeri ve önemi verdiğimiz bu toprakların kültürünü var eden: Nene Hatunları, Satı Kadınları, Sabiha Gökçenleri rahmetle yad ediyorum. Yaşamını örnek birer anne olarak idame eden ve bilim, sanat, siyaset, basın, spor alanlarında mesleğini başarılarıyla icra eden, tüm kadınlarımızı bir kez daha saygıyla selamlıyorum… Anneliğin ne büyük bir özveri ve ne büyük bir sevgi demek olduğu gerçekliğiyle, “yarının annelerini”; “ana olmanın değerini idrak edenleri”; bu günden kutlamak istiyorum… O arada kara talihin, ana sevgisini, şefkatini doyasıya yaşamaya izin vermediği bütün yetim ve öksüz çocukların da, “Devlet Baba” gibi “Devlet Ana” kavramı ve kavrayışınca sevgiyle kucaklanmasını, toplumumuzun ve “sosyal devlet” anlayışımızın onları bağrına basmasını, bu büyük eksikliklerini biraz olsun gidermesini içtenlikle diliyorum… Ana-dolu!.. Anneler gününüz kutlu ve mutlu olsun, Türkiye’min ve Dünya’nın tüm anneleri!

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
KÜRESEL TİCARET OLMAZSA OLMAZ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TANRI KIYAMETE Mİ ZORLANIYOR?
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
ŞOK!
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
İSTİHDAM HAFTANIZ KUTLU OLSUN
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ET İHRAÇ EDECEK HALE GELMEK!
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
SURİYE'YE GENEL BAKIŞ VE TÜRKİYEDE'Kİ SURİYELİLER
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİKAPI'DAN KUDÜS'E TEK YÜREK
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
SAVAŞ NE İŞE YARAR? KESİNLİKLE HİÇBİR İŞE...
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
RAMAZAN AYININ VAROLUŞSAL ÖNEMİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
RAMAZAN AYI GÜZELDİR...
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
AR-GE
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
KOMŞU ÖNEMLİDİR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
DEVRETMEYE DEVAM...
Esra SARI
Esra SARI
İŞÇİ MUTSUZ, İŞVEREN ŞÜPHELİ!
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
ÜST GEÇİT HAKKIMIZ AMA KULLANIR MIYIZ BİLEMEM!
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Halil YATAR
Halil YATAR
YENİ NESİL NASIL YETİŞİYOR?
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva