ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA SAĞLIK YAŞAM VİDEOLAR
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde son durum
Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşında
Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşında
Moskova'da 'kısmi kapanma' başladı
Moskova'da 'kısmi kapanma' başladı
Başkent Millet Bahçesi açıldı
Başkent Millet Bahçesi açıldı
4 terörist etkisiz hale getirildi
4 terörist etkisiz hale getirildi
HABERLER>ÖZEL HABER
10 Aralık 2019 Salı - 07:01

Spor salonlarında denetim yok

Vücut geliştirme antrenörü Rıza Şahin, spor salonlarında denetim yapılmadığını belirterek, “Bir eczane açmak için ecza diploması lazım ancak spor salonları için bir diploma gerekmiyor on günlük eğitimle antrenörlük belgesini alan herkes spor salonu açabiliyor. Bu da kaliteyi çok düşürüyor.” dedi.

Spor salonlarında denetim yok

HATİCE KARATAŞ

Spora olan ilgi son yıllarda büyük oranda arttı. İlginin artmasıyla beraber spor salonları gittikçe artış gösteriyor. Spor salonlarındaki artış avantaj gibi görünse de uzmanlara göre bu durum sağlık anlamında bazı dezavantajlar da doğuruyor. Spor salonlarında bilinçsizce yaptırılan antremanlar insanların bazı sağlık problemleri yaşamasına neden olabiliyor. Bu konuda bilgi veren, Kızılay’da bulunan Rekor Spor Salonu işletmecisi Rıza Şahin, spor salonlarındaki bu artışın denetim eksikliğinden ve çok kısa bir sürede herkese spor salonu açma belgesi verilmesinden kaynaklandığını dile getirerek, “Bir eczane açmak için ecza diploması lazım ancak spor salonları için bir diploma gerekmiyor on günlük antrenörlük belgesini alan herkes spor salonu açabiliyor. Bu da kaliteyi çok düşürüyor.” dedi.

Bu alanda denetim yok

Spor salonlarının son yıllarda artış göstereceğini önceden öngördüklerini belirten Şahin, şöyle konuştu:

 “Şu an ekonomik ortam zorlayıcı, salonlar mantar gibi her yerde çoğaldı. Şu andaki öngörüm belki beş yıl kalmayabilir sektör çok hızlı bir şekilde küçülmeye gidecek. İşi bilenler, layıkıyla yapanlar ayakta kalır. Geri kalanlar da bu sürece dayanamayacak. İşle alakalı olsun olmasın herkes sektöre girdi ve bunların sonucunu da görüyoruz. Bu alanda denetim yok. Bir eczane açmak için ecza diploması lazım ama spor salonları için bir diploma gerekmiyor on günlük eğitimle antrenörlük belgesi alan herkes açabiliyor... Bu da kaliteyi çok düşürüyor. Benim dört yıllık lisansımın hiçbir geçerliliği yok. Kalite düştüğü gibi insanlar bu sayede spora merakla geliyor eğitimsiz bilinçsiz eğitimcilerin elinde netice alamayınca bu sefer spora da küsüyor. Olmuyor yapamıyorum diyor. Veri ve netice alamadığı için sonuç görmediği için motivasyon düşünce spordan kopmalar da başlıyor. Toplum bu yönden çok zayıf.”

Sporun ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında ele alınması lazım

Şahin, sporun bir devlet politikası olduğunun altını çizerek şunları söyledi:  

“Spor devletin beş yıllık kalkınma planları içindedir. Her beş yıllık kalkınma planının sonunda çok güzel bir planlama çıkar. Planlama alanında devlet iyi çalışıyor ama beş yıllık planlama sonucunda hep aynı cümle vardır “Her ne kadar hedefler istenilse de bu hedefe ulaşılamamıştır” deyip yeni beş yıllık kalkınma planı çizilir. Yanılmıyorsam bu güne kadar 12 ya da 13 kalkınma planı yapıldı. Sadece bir tanesinde istenilen hedefe ulaşılmış. Diğerlerinin hepsinde istenilen hedeflere ulaşılmayıp, planlama iptal edilip yeni planlara geçilmiş. Devlet bu yönde uygulamada sahada zayıf olunca bu her yere sirayet ediyor. Normalde bunun ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında çok ciddi bir şekilde ele alınması lazım. 

Yurt dışında çoğu ülkede diploma notunun sınavların önemi kadar aynı ağırlıkta ve oranda bir spor branşı başarısı ve lisansı isteniyor. Yoksa üniversiteye almıyorlar. Spor alanında çok başarılı öğrenciler direkt burslu olarak alınıyor. Bu yönde çok zayıfız.”

Sağlık sorunlarının çok kapsamlı sonuçları var

İnsanların bir rahatsızlık olduğunda ya da egzersiz adı altında spora yönelmeye başladığını söyleyen şahin, bu durumun çok kapsamlı çok farklı sonuçları olduğunu dile getirdi. Şahin, “Mesela sağlıklı bir hayat yönetilemediği için iyi beslenme bilinmediği için şu an sağlık sektöründe milyarlarca TL harcama yapılıyor. Obezitenin sadece kişiye zararı yok. Obezite planlamalarında araç yakıtları, araç başına petrol tüketimi, bu araçların bakımına kadar istatistik hazırlanıyor. Obezitenin zararları ortaya konuluyor. Bu şekilde kapsamlı ve bilimsel açıdan düşünmeyince sınıfta kalıyoruz. İlerleme kaydedemiyoruz. Devlet politikaları umarım hedeflenen ölçülere ya da planlamalara ulaşır. Ulaşmalarıyla da bu konuda daha iyi daha bilinçli daha duyarlı nesiller yetişir. 

Kapalı spor hizmetinde yetişen eleman yok

Türkiye’de kapalı spor alanlarında en yüksek sayıyı spor salonlarının kapsadığını vurgulayan Şahin, spor salonlarının bu alanda lisans eğitimi alan kişilerce işletilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şahin, şunları kaydetti:

“Üniversitelerde eğer kişinin bu alana merakı varsa ya da bu alanda hayatına devam etmek istiyorsa bunu alıyor. Futbol, basketbol, voleybol branşları çok revaçta ve her üniversitede bu alanlarda uzmanlık alabiliyorsunuz ancak vücut geliştirme alanlarında, fitness alanlarında böyle bir uzmanlık bulmak imkânsız. Bu alanda yetişmiş bir üniversite hocası bulup ona başvurup onun bu dersi açıp sizin o dersten uzmanlık almanız gerekiyor. Uzmanlıkta üç dönem bir buçuk yıl sürüyor. Böyle bir üniversite hocası da hemen hemen olmadığı için ortada büyük bir boşluk oluyor. Spor alanında Türkiye’de en çok kapalı spor hizmeti veren sektör bu sektör ama yetişen eleman sıfır. Bu boşluğu da federasyonlar iyi değerlendiriyor. On günlük eğitimlerle bu alanda belge veriyorlar. Son birkaç yılda kulağımıza gelen dedikodular bunun lisans mezunlarına verileceğine dair ama henüz bir netice göremedik.”

Bilinçsizce yaptırılan spor sakatlıklara neden oluyor

 Üniversitelere bu alanların açılıp bu alanlarda eğitim verilerek yetişen öğrencilerin sahaya sürülmesi gerektiğine işaret eden Şahin, “Çünkü on beş günlük bir eğitimde antreman bilgisi, anatomi, fizyoloji adı altında eğitimler veriliyor ama bir lisans mezunu bu eğitimleri bir dönem iki dönem alıyor. Bunlar sayılmıyor ama 15 günlük eğitimler sayılıyor. Bu kişiler spor hocası, eğitmeni ve antrenör olarak geçiyor. Şöyle bir şey var “Yarım doktor candan eder” bunlar çok büyük sakatlıklar getirebilir. “Spor yaptım belim ağrıyor” işte sebebi bu başka bir şey değil. Fizyoloji, anatomi, antreman bilgisi çok iyi olmayan kişiler sahaya sürüldüğü zaman kişinin postür analizi yapmadan kişinin neye ihtiyacı var neye yok, bu kişi neye zorlanır neye zorlanamaz bilmeden, rastgele antreman şekilleriyle uygulamayla yapılarak kötü sonuçlar alınıyor. Bu da hem kişilerin hayatına etki ediyor hayat kalitesini düşürüyor, dönülmeyen sakatlıklara sebep olabiliyor.”

Son yıllarda spor merkezleri sayısındaki artışın popülariteden kaynaklı olduğunu ifade eden Şahin, “Biz bu spora ilk başladığımızda kimse bilmiyordu. Herkes halter ve boks biliyordu. Ben spora başladığımda Ankara’da dört salon vardı. Ve hocalarla da iyi geçinirdik. Biri bizi salona almazsa diğerleri de almazdı. Şimdi çoğaldı ve bilinçsizleşti. İşte bu bir yurt dışı furyası. Bir pazarlama, çok iyi bir ticaret strateji. Pilates çok popülerdir. Bana kalsa belki çok yaşlı, hareket olanağı kısıtlı olan kişilere verilebilir. Biz normal sağlıklı genç bir insana önermiyoruz. Bu bir ağırlığın yerini tutmaz.” ifadelerini kullandı.

Bu alana herkes karışıyor

Şahin bu alanda çok boşluk olduğunun altını çizerek şunları aktardı:

Herkes bu alana karışıyor. Doktorlar, fizyoterapistler bilen bilmeyen herkes karışıyor. Aslında Amerika’da Spor Bilimleri mezunu 696 alanda iş bulabiliyor. Biz de bu 16 alan. Mesela yurt dışında ortopedik bir ameliyat geçirdin doktor fizyoterapiye yönlendiriyor. Fizyoterapistin neyi ne açıdan çalışacağını anlatıyor. Bir Spor Bilimleri mezunu bunu alıyor sahada uygulamasını yapıyor. Bizde bu şekilde değil. Medikal spor olarak sağlık probleminden gelenlerin sayısı çok düşük. Gelenlerin de devam etme oranı düşük. Spor alışkanlığımız olmadığı için bu çok zor bir şey. “

Sağlıklı bir vücut için haftada en az üç gün spor yapılması lazım

Spor salonuna her yaştan kişinin geldiğini söyleyen Şahin, “Yaş oranları hemen hemen eşit dağılıyor. Genel olarak gençler daha hevesli. Yaş aralığı da 18 ila 30 yaş arası. 30 yaş üstü de var ama gençler biraz daha fazla istikrarlı oluyor. Bunun sebebi de görünüş. Herhangi bir sebepten ötürü spora gelmelerine ben seviniyorum ama inşallah daha bilinçli gelirler. Sektör olarak baktığımızda yüzde 80 oranında kilo vermek için geliyorlar. Bilinçli olarak vücut geliştirmek için gelenlerin oranı çok düşük. Sağlıklı bir vücut için kaç gün spor yapacağı kişinin yaşına, cinsine, fizyolojik durumuna göre değişir. Genelleme yaparsak haftada en az üç gün spor yapılması lazım. Bunun için de yine kişinin durumu önemli.”

Spor salonu seçerken bunun iyi araştırılması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Önemli bir elde doğru eğitimi almak önemli. Bunu da nasıl anlayacaklar? Kişinin eğitimi, bu işteki, spor alanındaki öz geçmişi önemli. Buna eskiye nazaran sosyal medyadan daha rahat ulaşılabilir. Ya da gidip birebir sorulması lazım. Böyle bir soruyu şahsım için güzel karşılarım çünkü bu o kişinin bilinçli biri olduğu anlamına gelir.“ dedi.

 
KAGÜK’ün öncelikli amacı: Engellileri sosyal hayata kazandırmak
 
Hedef, daha çok OSTİM’linin KOSGEB’ten yararlanması
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
KAGÜK’ün öncelikli amacı: Engellileri sosyal hayata kazandırmak
Engelliler ile Engelli Çocuk Annelerine Destek Kadın Girişimi Üretim ve ...
Sanat tarihinden izler taşıyan bir sergi: Türk Modernizminin Öncüleri
 “Türk Modernizminin Öncüleri” adlı serginin bir sanat tarihi özeti sunduğunu ...
Koleksiyonerlikten plakçılığa giden yolculuk
Küçük yaşlarda başlayan müzik tutkusunu zamanla koleksiyonerliğe dönüştüren ...
 
Rengi farklı içeriği sağlıklı mor ekmek
İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. İhsan Kara ve ekibinin çalışması ...
Türkiye-Suriye ilişkilerinde ‘Hatay’ merkezde yer almaktadır
Arap Baharının Suriye ve Hatay üzerinden Türkiye’ye etkileri konferansında ...
"Suriye’de her türlü olay Türkiye’yi ilgilendirmektedir"
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı İsmail Cingöz, Ortadoğu’nun ...
 
Kadınlarımızın etkin roller almasını istiyoruz
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde düzenlenen ‘Kadın Hakları ve Siyasette ...
Yavaş, tek projemiz; Ankara ekonomisini ayağa kaldırmak
Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Topluluğu (HEK) üyelerinin düzenlediği ...
Maden kazalarında yüzde 58’lik düşüş...
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 4 Aralık Dünya Madenciler ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Burak BALCI
Burak BALCI
SAVUNMA KALE’DEN BAŞLAR
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
DOLARIN SEYRİ VE ENFLASYON
Nimet KÜLTEKİN
Nimet KÜLTEKİN
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE BESLENME
Murat BALCI
Murat BALCI
SEÇİM KİMSEYE ÇANTADA KEKLİK DEĞİL
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
GENÇLERİN UMUDU
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AFRİKA ZİYARETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
OLSA DERT OLMASA DERT
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
TİKTOK
Esra SARI
Esra SARI
SİZ SAĞLIKLI BESLENİYOR MUSUNUZ?
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
ÇALAR SAAT
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“DİN” İLE “BİLİM” NEDİR?
Bekir ATACAN
Bekir ATACAN
SURİYE İDLİP BAHANE OYUN ŞAHANE
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
DİVÂN-I HARB-İ ÖRFİ’NİN İLK YARGILAMASI: YOZGAT TEHCİRİ DAVASI-II
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
GİDİŞ NEREYE
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
GEREKSİZ MEDENİYET KAVGASI
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
ZEHİRLİ VE İSTİLACI TÜR
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
DÜŞÜNEN, KONUŞAN, DİNLEYEN ve GELECEĞE YÜRÜYEN TÜRKİYE!
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
DAHA MUTLU HİSSETMENİZ İÇİN
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
ORMAN DEYİP GEÇMEYİN!
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
KADINLAR VE ‘ANKA’RA!
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
FERGANA VADİSİ’NDEN TÜRK BİRLİĞİNE
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
ÜLKENİN KALKINMASINDA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
BİSİKLET KÜLTÜRÜ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Sağlık Yasam
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva