ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Türkiye'deki koronavirüs salgınında son durum
Kovid-19'u yenen belediye başkanı görevine döndü
Kovid-19'u yenen belediye başkanı görevine döndü
Evlat nöbeti devam ediyor
Evlat nöbeti devam ediyor
Sakarya'daki patlamaya ilişkin 4 şüpheli adliyede
Sakarya'daki patlamaya ilişkin 4 şüpheli adliyede
'Hafter Fransa için artık yük'
'Hafter Fransa için artık yük'
HABERLER>ÖZEL HABER
24 Şubat 2020 Pazartesi - 07:03

Duygular yemek yemeyi körüklüyor

Dünyada obezitenin temel sorunlardan bir tanesi olduğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Tuba Günebak, yetişkinlerde üzüntü, kızgınlık ve anksiyite gibi duyguların yemek yemeyi körüklediğini dile getirdi.

Duygular yemek yemeyi körüklüyor

ESRA SARI 

Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği ile DYT Mag dergisinin işbirliğinde düzenlenen Gıda Sağlık Beslenme Söyleşilerinde konuşan Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Tuba Günebak, duygusal yemek yemeğe ilişkin bilgiler verdi. 

Günebak,  dünyada obezitenin temel sorunlardan bir tanesi olduğunu söyleyerek, konuşmasına başladı.    

2016 verilerine göre dünyada 600 milyon kişi obez 

Obezitenin her geçen yıl artış gösterdiğini söyleyen Günebak, “2008 yılı araştırmalarına göre dünyada 400 milyon obez var.  2016 verileri obez kişi sayısının 600 milyona yükseldiğini gösteriyor. Bu ciddi bir rakam” dedi. ABD’de yapılmış bir çalışma olduğundan da söz eden Günebak, “2010 popülasyonun 4’te 1’i bir şekilde diyet yapıyor.  Diyet yapan bu kişiler profesyonel destek alıyor da olabilir ya da bir dergide ve sosyal medyadan gördüğü beslenme programını uyguluyor da olabilir” ifadelerine yer verdi.

Duygularımıza yenilip, soluğu yemekte alıyoruz 

Danışanlarının eğitim düzeyleri oldukça yüksek bireyler olduğunu belirten Günebak,  duygusal yemek yeme problemini şu cümlelerle açıkladı: “Beslenme konusunda danışanlarımın hiçbiri cehaletten yemek yemiyor. Hepsi kontrol edemedikleri bir duygunun esiri olup,  besin tüketiyorlar.  Araştırmalara göre hepimizin içinde bir kuyu ya da bir girdap var.  Biz bu girdabı dolduramıyoruz. Bu doldurma çabası içinde bir şeye tutunma çabası içindeyiz. Kimimiz tütün kullanıyor kimimiz ise kontrolsüz şekilde alışverişler yapıyoruz ya da yemek yiyoruz.   İşte bu durum duygusal yeme olarak tanımlanıyor. Duygularımıza kapılıp soluğu besinde alıyorsak, bu duygusal yeme problemidir.”

Stres ile tüketilen besin miktarı arasında doğru orantı var 

Günebak, stres düzeyi ile tüketilen besin miktarı arasında doğru orantı olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Lüzumlu – lüzumsuz sık atıştıran bireylerin, duygular– stresle baş etme düzeyleri daha düşük. Bu yüzden soluğu direkt besinlerde alıyorlar.  Özellikle şeker ve yağlı besinler tercih eden bireyler, stres fizyolojisini bu tepkiyi daha da artırdığı biliniyor.   Bireylerin, karbonhidratlı ve şekerli besinlere eğilmesinin asıl sebebi ise vücudun seratonim düzeyini artırmaya çalışıyor olması. Birey basit şekere ulaşmaya çalışıyor çünkü motivasyona ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.  Basit şeker alımıyla vücuttaki dopamini artırmaya çalışıyor. 

Stres, yemeği körüklüyor 

Stresi ortadan kaldırmak için yemeğe eğilim olduğunu söyleyen Günebak, “Bilinçli yeme durumu açlıktan mı duygulardan mı?’  Burası tam bilinmiyor.  Stres yeme davranışını körüklüyor. Strese bağlı olarak bireylerde kortizon ve grenim düzeylerinde farklılık olduğu saptanmış.  Stres hormonları artığı zaman kişinin otomatik kan şekeri düştüğü için besin tüketmesi gerekiyor. Bu yüzden de şekerli besin arayışı başlıyor. Yemek yemek mutluluk yaratıyor çünkü karbonhidratlı besinle beraber seratomin düzeyi artıyor. Artan seratonim kişide huzur ve dinginlik haline kişiyi ulaştırıyor. Ve kişi besine ulaşmanın mutluluğuyla bir sonraki sefer tekrar aynı mutluluğu ve dinginliği aramaya başlıyor.”

Duygusal besin yiyen bireylerin obez olma ihtimali daha yüksek 

Duygusal yemek yemenin ya da yeme bağımlılığının beyindeki biyo kimyasal süreçlerle madde bağımlılığının aynı olduğunu söyleyen Günebak, “2020 araştırmalarına göre duygusal yemek yeme yetişkin popülasyonda yüzde 20- 45’inden görülüyor. Ve her 10 obezden 6’sı duygusal yiyor.  Duygusal besin yiyen kişilerin obez olma ihtimali normal bireylerden yaklaşık 13 kat daha yüksek. Yani ciddi bir oran gözleniyor”  dedi. 

Mizaç da yeme davranışını tetikler 

2020 yapılan araştırmalara göre duyguların yemek yemeği körüklediğinden de söz eden Günebak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üzüntü, kızgınlık ve anksiyete duyguları yetişkinlerde, ergenlerde ise can sıkıntısı duygusal yemeye neden olduğu biliniyor.  Fazla kilolu yani şişman bireylerde duygusal yemeğe daha yatkın olabiliyorlar.  Bunun yanı sıra mizaç da yeme davranışını etkileyebilir.  2010 yılında yayınlanmış bir çalışmaya göre kızgın ve gergin bireylerin duygusal yemeye diğer bireylere göre daha yatkın olduğunu saptanmıştır,  yani mizaç da yemek yemeyi etkiliyor.”

Depresyon yeme davranışını etkiliyor ama farklı şekillerde 

Günebak, yapılan araştırmalara göre Kuzey Avrupa ülkelerinde refah düzeyi çok yüksek olduğunu ancak ortamın karanlık ve basık olmasından dolayı bireylerin depresyon eğilimlerinin daha yüksek olduğunu da ifade etti.Günebak, depresyon ve yeme bağımlılığı arasındaki ilişkiyi ise şu sözlerle anlattı: “Depresyon, yeme davranışını etkileyebiliyor ama farklı şekillerde etkiliyor.   Depresyonun türü önemli… Tipik ve atik adında depresyon çeşitleri var. Tipik depresyonda iştah baskılanır. Atik depresyonda ise iştah körüklenir.  Dolayısıyla kişinin içine girdiği depresif süreç aslında beslenme davranışını farklı yönde etkiler.  Tipik depresyonda stres altında kişi kol kaybı yaşar.  Açlık duygusu baskılanır ama tipik depresyonda süreç daha farklı. Duygu durumuna bağlı olarak besin tüketimi artış, depresyon, yorgunluk, sıkıntı ve anksiyiteyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Depresyonda kilo ve iştah kaybı gözleniyor.  ‘Moralim bozulduğunda iştahım kapanıyor’ diyenler var ya da ‘Soluğu buzdolabında alıyorum’ diyenler var.”

Beslenme öğrenilmiş bir davranış 

Beslenmenin öğrenilmiş bir davranış olduğunun da altını çizen Günebak, bebeğini hatalı besleyen bir annenin bebeğine sağlıksız beslenme alışkanlığını körüklediğini de ifade etti.

Günebak, bu konuya ilişkin ise şunları aktardı:  “Duygusal yemenin temeli çocukluk dönemine dayandığı söylenebilir. Çocuğun yemek yeme davranışını ebeveyn şekillendiriyor.  Günümüzde toplumumuzda iyi ebeveyn olmak ‘çocuğunu tok tutan anneyle’ eş değer.  Çocuğun toksa ve doymuşsa sen bir iyi ‘ebeveynsin’  mesajı var. Annede sürekli çocuğun besin seçimine müdahale ediyor ya da çocuğu bir besinle ödüllendirmeye çalışıyor. Çocuklara belli besin türlerini özellikle yedirme ya da yemek yedirme baskısı varsa bu çocuk ilerleyen yıllarda duygusal yiyici olabilir.”

Çiğ sebze- meyve tüketin önerisi 

Bireylerin öğünlerinde çiğ sebze  – meyve tüketimini artırması gerektiğine dikkati çeken Günebak, “Daha çok sebze- meyve tüketen insanların daha yaratıcı ve mutlu olduğu saplanmış.  Meyve -sebzelerin içerdiği vitamin- mineraller antioksidan dopamin üretimini tetikler.  Buna bağlı olarak motivasyon artar” diyerek sözlerini tamamladı.  

Obezite hakkında 

Çağın hastalığı olan obezite; genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkması” olarak tanımlanıyor.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlan obezitenin artışı, bunun yanında daha genç ve zayıf bir görünüme sahip olma amacı, günümüzde beslenme ve diyet kavramını ön plana çıkarıyor.

Yanlış beslenme ve hareketsizlik obeziteyi tetikliyor 

Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması, bu nedenle harcanamayan enerjinin vücutta yağ olarak depolanmasıyla ortaya çıktığı ifade edilen obezite, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, safra kesesi hastalıkları, Metabolik sendrom, astım, solunum bozukluğu, aşırı kıllanma, kas-iskelet sistemi problemleri gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor.

Genetik faktörler obeziteye neden olabilir 

Obeziteye neden olabilen faktörler arasında, genetik etkenler, bazı beyin tümörleri, beyinde salgılanan bazı madde ve hormonların düzeyindeki değişmeler, çevresel etkenler, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, bazı ruhsal bozukluklar, bazı fiziksel hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar ve fiziksel aktivitenin azlığı yer alıyor.

Vücut kitle endeksi nasıl hesaplanır?

Vücut ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (metre) karesine bölünerek hesaplanan bu indeksin 18-25 arasından olması normal, 25-30 arası kilolu, 30 üzeri olması ise obez bireyleri tanımlıyor. Bu rakamın 40’ın üzerinde olmasının ise cerrahi müdahale adayı morbid obez (yaşam süresini kısaltan obezite) sınıfına giriyor. Türkiye obez olma yolunda ilerliyor. 

Obezite tedavisi 

Yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren obezite, tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır. Obezitenin tedavisinde; tıbbi beslenme (diyet) tedavisi, egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, ilaç tedavisi, cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi bireye özgü olmalıdır. Kişinin günlük diyeti ve yaşam tarzı düzenlenmeli. Yapılan araştırmalarda organik bir durumun saptanmadığı hastalarda diyet düzenlenmesi ve yaşam tarzının değiştirilmesi ilk aşamayı oluşturuyor. İlaç tedavisi genellikle daha ağır, vücut kitle indeksinin 27’den çok veya tek başına yaşam şekli değişikliklerinin işe yaramadığı hastalarda kullanılan ikinci basamak tedavidir. Ancak ilaçlar, davranış, diyet ve aktiviteyi içeren ayrıntılı bir programın çerçevesinde kullanılmalı. 

Diyet ile zayıflama

Obezite tedavisi için birinci sırada en doğal ve olması gereken yöntem sağlıklı obezite diyeti programları ile zayıflamaktır. Doğru bir diyet programı ile zayıflama kilo vermede en sık tercih edilen ve sağlıklı olan yöntemdir. Obezite diyeti planlarının protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral kaynaklarını yeteri kadar içermeleri hem vücut sağlığı için hem de vücuttaki fazla yağların yakımı için önemlidir.

Cerrahi tedavi

Günümüzde çok yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlamıştır. Bu yöntem obezite tedavisi için çeşitli obezite diyeti planları uygulandıktan ve sonuç alınamadıktan sonra son çare olarak tercih edilmelidir. Olumlu sonuçlarının olabileceği kadar yan etkilerinin de olabileceği ve organlarda çeşitli semptomların oluşabileceği unutulmamalıdır. Gastrik bantlama, bypass, gastrik balon ve mide küçültme bariatrik cerrahi yöntemleri arasındadır ve besinlerin emilimini azaltmaya yönelik uygulanır. Vücut yağlarının alınması için çoğunlukla estetik amaçlı uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemler uygulandıktan sonra beslenme düzeni değişmiyor ise kaybedilen kiloların kısa sürede geri alınma ihtimali yüksektir.

En doğru ve sağlıklı kilo verme yöntemi yanlış beslenme alışkanlıklarının değişmesidir ve uygun obezite diyeti planlarının uygulanmasıdır.

 
Sibirya'da Buzul Çağı'ndan kalma kuşun kalıntısı bulundu
 
Erken yaşta kodlama eğitimi kariyerde başarıyı artırıyor
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Kültürel kimliğin unutulmaması için Türkçe'nin öğretilmesi önemli
Bulgaristan’ın Balkanlarda en fazla Türk nüfusuna sahip olan bir ülke ...
Türkiye en çok siber saldırıya uğrayan 5 ülkeden biri
Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanı Rahmi Aktepe, siber tehdittin ...
Virüslere karşı turşu ve turşu suyu
Ankara’da turşu denince akla gelen ve 53 yıldır en iyi turşucular arasında ...
 
Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz
Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Köksal Toptan, “Kim olursa siyasi ...
Bilim insan ve doğa yararına kullanılmalı
Eczanelerin vatandaşın en kolay ulaşabildiği bir sağlık merkezi olduğunu ...
Otizmliler hayat boyu desteğe ihtiyaç duyuyor
Otizmin gün geçtikçe arttığını söyleyen Otizm Vakfı Pazarlama Müdürü Mehmet ...
 
Amacımız vatandaşa en iyi hizmeti sunmak
Etimesgut Şehit Sait Ertürk Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Osman ACAR, ...
Esnafın Gündemi 8: Kuaförlerde kanser tehlikesi
Esnafın Gündemi haber serimizin sekizincisinde, Ankara Kuaförler, Güzellik ...
Pasajlara rağbet yok
Soysal İş Hanı’nın eski zamanlarda Ankara’nın en uğrak ve gözde iş hanlarından ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Esra SARI
Esra SARI
ANKARA’DAKİ VAKA SAYISI ARTTI
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
Nesrin Yarım ÖZOĞLU
SEFER TASINA TEKRAR MERHABA
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
NATO, FRANSA, TÜRKİYE VE LİBYA
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
GÜNEŞ PANELİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
ESNAFIN DURUMU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
GÖBEKLİTEPE VE NİCELERİ
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
İNEK ŞABAN
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
BİR VAROLUŞ SORUNU OLARAK “HOŞGÖRÜ”
Büşra ÇİNKAYA
Büşra ÇİNKAYA
TURİZM SEKTÖRÜNÜN EN ZOR YILI
Hüseyin ALPASLAN
Hüseyin ALPASLAN
CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA MİLLİ EKONOMİ ÇABALARI
Hatice KARATAŞ
Hatice KARATAŞ
ONLİNE HAYAT
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
TOPARLANMANIN V HALİ
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER-1
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
EMPERYALİZMİN TÜRK KORKUSU
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
PYGMALİON ETKİSİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
KORONA SÜRECİNDE YAPILAN MERKEZİ SINAVLARININ ÇOCUK VE GENÇLERİMİZE YAŞATTIKLARI
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
MUTLULUK İLE İLGİLİ
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
HİKMET ARAYIŞI
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva